Yükleniyor...
Cuneyt Turesin

Cuneyt Turesin

cuneytturesin54@hotmail.com

Pencere Kenarı

20 Mayıs 2010 Perşembe Saat 10:01

      Kaynağı bilinmeyen bir yazı okudum. Bakabilmenin, görebilmenin, anı yaşayabilmenin mutluluğunu hissettim. Bu yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum. Umarım sizlerde okuduğunuz zaman hayatımızdaki gizemi, bizlere verilen en büyük mucizeyi, nefes almanın, hissetmenin büyüsünü bulursunuz…
     İleri derecede hasta iki adam aynı hastane odasında kalmaktaydı. Adamlardan birinin her öğleden sonra 1 saatliğine ciğerlerindeki suyun süzülmesi için oturmasına izin veriliyordu. Bu hastanın yatağı odadaki tek pencerenin önündeydi.  Diğer hasta ise hep sırt üstü yatmak zorundaydı.
     Bu iki hasta saatlerce birbirleriyle konuşur, eşlerini, ailelerini, askerlik anılarını, tatilde gittikleri yerleri birbirlerine anlatırlardı.
Pencerenin yanındaki hasta öğleden sonra oturulmasına izin verildiği saatte diğer hastaya pencereden gördüklerini anlatırmış. Diğer hasta hep bir sonraki günü beklermiş. Dışarıdaki renkli ve hareketli dünyayı dinlemek, gözlerini kapatıp hayal edebilmek için sabırsızlanırmış…
   Pencere kenarındaki hasta dışarıda gördüğü tüm güzellikleri diğer hastayla paylaşır, ona anlatırmış. Ördeklerin ve kuğuların yüzdüğü, çocukların maket botlarını yüzdürdüğü çok güzel bir gölden bahsedermiş. Genç aşıkların, gökkuşağı renklerindeki çiçeklerin arasında el ele, diz dize dolaşmalarını anlatırmış. Bütün ufak detayları atlamadan dinlermiş diğer adam. Gözlerini kapatır ve o güzellikleri zihninde yaşatırmış. Yerinden kalkamayan hasta, her gün öğleden sonraları pencereden değişik manzaraları dinlemek için sabırsızlanır, o anları iple çekermiş.
   Günler haftalar geçmiş, bir sabah hemşire odaya girdiğinde cam kenarındaki hastanın cansız bedeniyle karşılaşmış. Adam uykusunda huzur içinde ölmüş…
Yerinden hiç kalkamayan hasta bir süre geçtikten sonra cam kenarına geçmek istediğini söylemiş. Hemşire onun yatağını cam kenarına geçirmiş. Hastanın rahat olduğuna emin olduktan sonra onu yalnız bırakmış.
Hasta adam yavaşça, duyduğu acıya aldırmadan bir dirseğine yaslanarak dışarıdaki dünyaya bakmak üzere yatağından doğrulmuş. Sonunda, en sonunda arkadaşının anlattığı güzellikleri kendi gözleriyle göreceği için çok heyecanlıymış. Pencereden dışarıya bakabilmek için son bir gayretle yavaşça dönmüş. Pencere, boş bir duvara bakıyormuş…
       Adam hemşireye, vefat eden oda arkadaşının pencerenin dışında görünen harika şeylerden bahsetmesine sebep olan şeyin ne olabileceğini sorduğunda, hemşire ölen adamın kör olduğunu söylemiş ve sanırım seni cesaretlendirmek istedi demiş…
      Diğer insanları mutlu etmek çok büyük mutluluk getirir. Kendi durumun ne olursa olsun paylaşılan her şey güzeldir.  Bu gün bize hediyedir.  Bu günü yaşamak mutlu etmese bile, üzgün ve mutsuz olsak bile,  bizden daha kötü durumdaki birine mutlaka bir faydamız dokunur. Yeter ki kararımızı verelim.  Görebildiğimiz güzelliklerin farkına varabilecek miyiz?  Bunu ihtiyacı olan biriyle paylaşabilecek miyiz? Bu günü yaşamak, bu günü hissetmek, bu günden keyif almak, bu günü unutulmaz kılmak sadece bizim elimizde. Bakmak, görmek, fark etmek arasındaki o ince çizgiyi görebilen açık gönül gözlerimiz için binlerce kez şükürler olsun. Hayatımızdaki bu günler hediyedir. Yeter ki değerini bilelim…

Bu yazı toplam (612) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?