Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

Bir onların elleri kaldı sadece kirlenmemiş olan!

10 Haziran 2014 Salı Saat 18:28

Sevgili okurlar Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi kızı Ülkü Adatepe ile Ege vapurunda 1930 yılında salıncakta beraberce sallanırken, ne türlü hayallere daldıklarının hikâyesini anlatmaya çalışacağım. Haydi, hep beraber 1930’lu yıllarındaki Ege Vapuruna konuk olalım. Ege vapurunun seferde olduğu 1930 yılının 28 Kasım günü, içindeki çocuğun sesini dinleyen adam, Ülkü ile beraber vapurda kurulmuş olan salıncakta sallanırlar. Salıncağın salınımları,Adam’ı çocukluğunun bir döneminin geçtiği köye götürür.  Adam 16yoksul çocukla birlikte sünnet edildiği günü hayallerine taşır. Karagöz oyunu oynanır koçlar kesilir.Adam’ın sünnetçi karşısındaki acı dolu haykırışlarında sadece annesi vardır yanında çünkü babası ölmüştür o yıllarda. Sünnet töreninin ardından hokkabazın gösterilerine başlamasıyla neşelerine kavuşur çocuklar yeniden. Bir gün dışarıda taşlardan yaptıkları oyuncak evinde kız kardeşi ile oynarken, çevredeki otlar tutuşur, alevler arasından zorlukla dışarı çıkarır kız kardeşini... Oyunlarında bir prenses gibi sakınır kardeşini. Dallardan bir kulübe yapmak için yeniden kolları sıvar. Üç basamaklı bir merdiveni olan kulübe tamamlandığında kız kardeşini içine oturtur ve koşarak uzaklaşır... Geri döndüğünde bir karpuz vardır ellerinde. Karpuzu dilimler ve kardeşine uzatır. Sonra, kulübenin duvarına yaslanır ve gülümseyerek kız kardeşinin karpuzu iştahla yemesini seyreder mavi gözleriyle. Salıncaktaki adam, martı çığlıklarıyla kendine gelir... Yolcuların bir kısmı ekmek atmaktadır deniz kuşlarına. Onun da güvercinleri vardı çocukluğunda. Kümes bile yapmıştır onlara. Mustafa Kemal’dir salıncakta oturan yolcunun adı. Kulübeler yaptığı yer de, babasının ölümünün ardından annesi Zübeyde Hanım’ın isteği üzerine gitmek zorunda kaldığı, dayısı Hüseyin Efendi’nin Langaza’daki çiftliğidir. Mustafa Kemal’in, büyük bir göl kenarında olan Langaza’daki günleri, onun hayat ve okuldan uzaklaştığı bir dönem olarak görülse de, burada oynadığı oyunlar gelecekteki başarısının bir habercisidir aslında! Sonuç olarak sevgili kitapkurtları, bir Atatürk heykeli düşünüyorum Anadolu’nun tüm parklarında! Bir ağaç dalına asılı salıncakta oturmuş, gülümseyen Atatürk heykelini. Tıpkı, 28 Kasım 1930’da, Ege vapurunun güvertesinde çekilen fotoğrafındaki gibi... Salıncaktaki Atatürk’ü sallamak için ağacın ve dolayısıyla heykelin bulunduğu alana yalnızca çocuklar girebilmeli. Çocukların salladığı gülümseyenAtatürk heykeli… Çocuklar dedim, çünkü bir onların elleri kaldı sadece kirlenmemiş olan! Saygılarımla

 

Bu yazı toplam (742) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?