Yükleniyor...
Tuğba Tekeli

Tuğba Tekeli

tugbatekeli@gmail.com

Gezenti ruhumla yerleşik hayat

26 Kasım 2014 Çarşamba Saat 19:44

Bu gerçekten zor bir şey, sizi temin ederim. Bir insan önce nasıl bir ruha sahip olduğunu iyi idrak etmeli. Ben günbegün tanıdım kendimi. Meğer önceleri hiçbir fikrim yokmuş. Tanıdıkça sevmediğim çok yönüm oldu ama belli durumlarda karşılaşmaktansa, ciddi ciddi tanışmak daha iyiymiş bunu anladım. Anlamam zaman aldı, çünkü ben meğer hiç de bildiğim ben gibi değilmişim.

Bazen başka birinin hayatını yaşıyor gibi hissediyorum. Bu memnun olmadığımdan değil, sadece bir hissiyat. Çoğunlukla geçmişte farklı bir hayat deneyimlediğime inanıyorum. Neden zamanında tiyatro yapmadım diye kendime kızıyorum. Sanki tiyatro deneyimim olsa farklılaşırdı duygularım, böyle hissediyorum son günlerde elimde olmadan. Okuyup da unuttuğum tüm kitaplar için suçluluk duyuyorum bir de.

Ruhum bazen öyle elde tutulması zor bir hal alıyor ki bunu tarif edemem, bir kuş gibi gerçekten. Hem yerinde sabit, hem de bir anda kanatlanıp uçuverecekmiş gibi, yüreciği her daim pır pır eden, yaralandığında ya da kızdığında kendini oraya buraya vurup, acıtabilen rengârenk bir kuş.

Yollara düşmeyi, keşfetmeyi, öğrenmeyi seviyorum. Ama yolculukların sonunda dönülebilen bir evin olması bence her şeyden başka bir anlam ifade ediyor. O anki huzur çoğu zaman hissedilen huzurdan farklı oluyor. İşte tüm o rahatlama hali geçip yaşamak rutine döndüğünde ben yeniden gitmek istiyorum başka yeni keşfedilecek yerlere, yeni hikâyeler dinlemek istiyorum tanımadığım ağızlardan.

Bakmayın, öyle çılgınlıklarım pek kalmadı artık, duruldum. Duruldukça harekete geçen başka şeyler var içimde. Hayat hep inişli çıkılı ya, içimdeki yollar da öyle. Belki yaşım ilerledikçe kaçırdığım detayları fark ediyorum, pişmanlıklarımı hatırlıyorum yahut yapamayacağım şeylerin tasası düştü içime, okuyamayacağım kitaplar, yürüyemeyeceğim yollar. Bir de korku peyda oldu, oturdu kaldı, ıslak çamur gibi yapıştı. Aslında biliyorum çoğu kilometreler yüzünden; gurbet gerçekte insanın içinde çünkü, sayılarla ifade edilemeyen bir yerde. Ben ruhumla yerleşik hayata geçemedim henüz, o ayrı bir düzende seyrediyor göğü, bense şimdiki halimle çimenlere sermişim döşeğimi bakmaktayım kendime. Ben bakıyorum ve baktıkça ilerliyor saatler. Görebildiklerimi tutup kendime yerleştirebilmem için harekete geçme zamanı artık. Yoksa düşlemek bilmediğin bir yolda ilerlemekten ibaret olan heyecanlı bir şey gibi, ama eve dönebilmek demek düşleri gerçekleştirmek!

 

 

Bu yazı toplam (346) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?