Yükleniyor...
Tuğba Tekeli

Tuğba Tekeli

tugbatekeli@gmail.com

Entropi

14 Aralık 2014 Pazar Saat 20:32

Seçmediğin sürece her şey mümkündür ifadesiyle yola çıkan tuhaf bir film izledim. Tuhaf olduğu kadar yaratıcı, sorgulatıcı, merak uyandıran ve heyecanlı da aslına bakarsanız. Klişe bilim kurgu filmleri gibi asla değil. Aslında türüne bilim kurgu demek de bence yanlış olur. Paralel evrenler, başka yaşamlar üzerinde durduğu bir gerçek ama bunları dışında, içinde barındırdığı daha pek çok öğe var.

Entropi kelimesini ilk kez bu filmde duydum. Entropi yasa ile ilişkilendirilmiş daha çok. Bu yasada dünya üzerindeki her sistemin aslında bozulma yönünde ilerlediğini anlatıyor bize. Yani tek yönlü bir çöküşe doğru giden hayatlarımız var. Aynı yaşlanıp ölmek gibi. Bu durumumuz hiçbir zaman yaş aldıkça gençliğe geri dönmek olarak evrilmiyor. Filmde de anlatıldığı gibi sigaramızdan üflediğimiz duman hiçbir zaman sigaranın içine geri girmiyor yahut bir elma durdukça çürüyor, çay durdukça ısınmıyor, soğuyor; yukarıdan bırakılan bir cisim yere düşüyor gibi. Fiziğin en temel yasası olarak da görülebiliyor entropi yasası aynı zamanda.

Her şeyin yıprandığını, öldüğünü, böylelikle evrendeki düzensizliğin arttığını anlatıyor bize. 19. Yüzyılın ikinci yarısında ortaya atılmış bu kuram. Tek yönlü süreçler daima sonun habercisidir denilmiş. Aynı yaşlanma süreci gibi. Bunun üzerinden kurgulanmış güzel bir filmdi Mr. Nobody (Bay Hiç kimse).

Temelde bir yol ayrımında olan çekirdek ailenin tek çocuğunun annesiyle mi gitmesi yoksa babasıyla mı kalmasını seçmeye çalışmasıyla sürece dâhil oluyor. Bu yüzden seçmediğin sürece her şey mümkündür söylemi hayatımızın içinde nasıl başka evrenler yaratıyor onu izliyoruz. En kötü karar bile kararsızlıktan iyidir felsefesinin dikte edildiği bir yaşamda ilerlerken, seçmediklerimin mümkün olması fikri ile karşılaşınca bocaladım doğrusu.  Hoşuma gittiğini de itiraf etmeliyim çünkü asla böyle olsaydı nasıl olurdu diye sorgulamak zorunda kalmayacaktır insan.

Filmde bir de unutturma melekleri vardı, dünyaya gelirken dudağımızın üzerine o minik çukuru koyarak her şeyi unutup öylece başlamamızı sağlayan melekler. Nemo, yani filmimizin ana karakteri, o meleklerin gözden kaçırdığı boncuk gözlü, masum ve hayatın mıh gibi tam da ortasında duran yalnız bir çocuk, oyuncu ise Jared Leto.

Son zamanlarda televizyonda izlediğim nadir güzel filmlerden biriydi. Soğuk kış günlerinde, etrafta da onca kötü şey olurken farklı evrenlere yolculuk yapmak, olasılıklar üzerine düşünmek ve iki buçuk saatliğine de olsa bulunduğumuz noktadan uzaklaşmak bana kalırsa oldukça cazip bir fikir.

Bu yazı toplam (471) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?