Yükleniyor...
Tuğba Tekeli

Tuğba Tekeli

tugbatekeli@gmail.com

Kumdan hayaller

11 Kasım 2016 Cuma Saat 12:57

Aylar sürdü kendime gelebilmem. Hoş; yani öyle eski toprak da sayılmayız ya ondan biraz bu hallerimiz. Dağılıveriyoruz anında ufak değişikliklerde, zorlu alışkanlıkların akışında ve rutin bozulduğunda.

Özlenmiş miyimdir onu bile bilemiyorum. Ne de olsa herkes artık kendiyle, kendinden doğmuş ve bünyeyle birleşmiş egolarıyla yaşamaya öyle kaptırmış ki. Dünya dönüyor ama umurumuz da mı?

Bir takım mutlu olma amacıyla devam eden insanlar var, kırılgan olanlar, fazla düşünenler, okuyanlar, anlamaya gayret edenler ve meraklılar. Var olmasına varlar ama işte görünmez olmayı tercih ediyorlar çoğu zaman. Diğerleri de görmezden gelmeyi!

Çok uzun yollar kat etmedik belki ama çok uzun anlardan geçtik buralara gelirken. Nakış yapar gibi işledik anılarımızı beynimize, o tozlu yolları, turuncu gökyüzünü, hüzün bakışlı insanları, zarif bedenleri ve olanaksızlıkları. Oysa buralar öyle mi. Sanki cennet, çeşit çeşit her şey karşımızda duruyor, beni al, beni yap, beni tut, beni taşı, beni götür, beni hayatına kat diyor her an. Dürtülüyoruz devamlı görünmez ögeler tarafından. İçselleşiyor tabi bir müddet sonra. Oysa bu cennet kumdan kaleler gibi hoop bir anda dağılıveriyor. Bir rüzgârla allak bullak oluyor. Yeniden yapması da kolay ama her dağılış ve yeni başlangıç ömrümüzden ömür götürüyor.

Çok kişi var kaçan, yeni diyarlara yelken açan umut açan. Ama ben ve benim gibiler öyle kolay gidemiyor, kolay kalamıyor da. Gitsende yanında götürdükten sonra orada da adam olamıyor insan, kalıyor durmuş saat gibi. Bu yüzden hazır gelmişken dağılmayı da göze alıyor oluyor insan. Bir kuram yaratmak kadar zor yeni bir yaşantı yaratmak; içine sığmıyorsunuz bazen, bazen sımsıkı geliyor bazense olabildiğince xl. Kitapları, anılarla yoğurmak, yazmak, dinlemek, durmak da iyi gelmez oluyor kimi zaman. İşte öyle böyle diye diye yaşlarımızı iteliyoruz öte diyarlara doğru.

Demem o ki hayallerimiz kumdan kaleler gibi şimdilerde, hayatlarımız gibi. Yine de iyi kalpli insanlar umutlu ve mutlu olmaya çalışıyorlar. Evlerine ekmek getirmeye çalışmak gibi çalışıyorlar hatta canla başla, umut etmek için gülümseyebilmek için, nedenler için!

Sonumuz hayrolsun! Olmuyorsa da tez elden bir uzaylı istilası talep ediyoruz, o zaman akıllanırız belki…

 

Bu yazı toplam (933) defa okunmuştur

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?