Yükleniyor...
Aktan Uslu

Aktan Uslu

aktanuslu@gmail.com

Bu anlayış Topluma ATA'yı Sevdiremez ama Soğutur

24 Mayıs 2010 Pazartesi Saat 20:51

18 Mayıs Salı günü akşamı Atatürkçü Düşünce Derneği – ADD Gebze Şubesi öncülünde; Gebze Ülkü Ocakları, Eğitim-İş Gebze Temsilciliği gibi sivil yapılanmaların da desteklediği fener alayını bizzat yerinde takip ettim. Konuyla ilgili olarak yazdığım haberi Çağdaşkent’e de gönderdim ama 20 Mayıs Perşembe günkü gazeteye bakma fırsatım olmadı. Bizim Kocaeli, Kocaeli Haberci, Kocaeli Demokrat ile buraların siteleri kaynak gösterilerek yerelimizde Gebze Gazetesi ve birkaç yaygın haber sitesi dahil yayılan haberin emekçisi benim. Cumartesi günü sabah 10.00’da bir yerde de konuya ilişkin basın toplantısı olmuş galiba. Olup olmadığından emin değilim ama olsaydı da, çağrılmadığım için gitmedim. ADD Yönetim Kurulu üyesi Engin Dursun, Gebze Gazetesi’ndeki haberin okur bölümüne şu yorumda bulunmuş:

 

**

 

Kortej içinde bulunan gruplar arasında bir tartışma olmamıştır. Slogan düellosu yaşanmamıştır. Belirlenen sloganlar dışında, ‘Türkeş’in askerleriyiz’ vb. sloganlar atılmamıştır.”

“ADD tarafından ülkü ocaklarına herhangi bir uyarı yapılmamıştır.”

Olabilecek sataşmalara karşı alanın darlığı göz önüne alınarak Ülkü Ocakları kendi isteğiyle alandan ayrılmıştır. Yapılan davranış olgunluk göstergesinden başka bir şey değildir.”

“Mustafa Cerit, İşçi Partisi İlçe Başkanı değildir.”

 

 

“Lütfen bu haberin yanlışlarını düzeltiniz. Habercilik, gerçeği yansıttığında haberciliktir. Gerçeğe dayanmayan haber, haber değil başka bir şeydir. Ülkemizin birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğu bugünlerde Gebze bu bütünlüğü sağlamayı başarıp, gerektiğinde tek yürek olmayı başaracaktır. Bu haber tarzı birlik ve beraberliğe destek olacak değil darbe vuracak bir haberdir. Gerçeği yansıtmıyor olmaması ise başlı başına düşündürücüdür.

Habere gerekli düzeltmeleri yapmanızın, haberciliğe yakışır bir hareket olacağına inanıyorum.”

 

**

Konu naçizane şahsımı birebir ilgilendirmektedir çünkü dediğim gibi haber bana ait ve ben haberi yerinde görerek yaptım. Önce yanıt haklarımı kullanacağım.

Kortej içinde bulunan gruplar arasında sözlü tartışma olmuştur. Slogan düellosu yaşanmıştır. “Belirlenen sloganlar dışında” diye bir tanımlama asılsızdır. Şayet Engin Dursun yalanlamazsa saatten ötürü 20 Mayıs’a sarkan haberi 19 Mayıs’ta yazarken derneği arayıp genç bir arkadaşla görüştüm. Başkan Nilgün Aydın’ı cepten aradım, yanıt da vermedi, geri de dönmedi çünkü. Telefonla görüştüğüm genç arkadaşa, “Aktif destek veren sivil toplum yapılanmaları ile atılacak sloganlar konusunda ortaklık sağlandı mı” dedim. “Hayır” dedi. Sohbet esnasında benzer tür sokak hareketlerinde tecrübelerime binaen olması gerekeni anlattım. Genç arkadaş bu konudaki eksiklerine anlatım şeklim üzerinden hak verdi.

ADD tarafından bir şekilde ama yönetici ama üye bazında Ülkü Ocakları’na sözlü uyarı gitmiş, atılan sloganlardan rahatsızlık dile getirilmiştir.

Haberimi yalanlayarak bir nevi hakaret eden, emeğime saygısızlık gösteren Engin Dursun, ‘Olabilecek sataşmalara karşı alanın darlığı göz önüne alınarak Ülkü Ocakları kendi isteğiyle alandan ayrılmıştır’ derken kendiyle çelişmiştir. ‘Olabilecek sataşmalar…’ da etken ve kasıt nedir? Siz önce ADD üyesi gençlere sonra oraya davet ettiğiniz Ülkü Ocakları üyesi şahsında bu ülkenin gençlerine güvenmiyor musunuz? Şekil o ki güvenmiyorsunuz, o zaman ADD’de işiniz ne? Güveniyorsanız, bu ön yargı ne. O yürüyüşte dünyaya bakış açıları farklı iki grup gayet olgun bir sözlü diyalog ve tartışma yaşamıştır. O tartışmaya zemini ortak slogan için çağrı yapıp olumlu yanıt aldığı oluşumları atılacak sloganları ortak belirlemek için bir daha çağırmayan şube yönetimi yaratmıştır. Şimdi kendi eksiğini görmeyen, görmezden veya anlamazdan gelen Engin Dursun niye gazetelere, şahsımda gazetecilere çamur atmaktadır. Ben dünya duruşu olarak Kemalist değilim. Asla olmadım ve olmayacağım. Ancak Ulu Önder’i söylemleri, hayat pratiği üzerinden sorgulayan biri olarak “Kemalistim. Atatürkçüyüm” diyenin pratiğine baktığımda ne kadar da o kadar olduğunu sorgulama hakkına naçizane sahibim.

Mustafa Cerit’i anons aracının içinde gördüm ve “Sayın Başkan…” diyerek selamlaştım. Hal hatır sordum. Gebze’den yaklaşık 1.5 yıldır kopuk olduğum için dikkatimden kaçan bir ayrıntı olabilir. Ancak düzeltmeyi, Mustafa Cerit’in kendisi veya İşçi Partisi Gebze İlçe Örgütü arayıp yaparsa, yaparım.  Şimdi gelelim Engin Dursun’un açıklamasındaki diğer tezatlara:

Engin Dursun internet sitelerindeki haberlerin okur bölümüne şahsı adına yorum yapabilir ama ADD Gebze Yönetimi adına asla yapamaz. ADD Gebze Şubesi kurumsalında sivil toplum yöneticiliği ciddiyet ve katılımcılık ister. Sivil toplum ve siyasi partilerin yönetimlerinde başkan dahi tek başına karar veremez. Yönetimine danışmadan, yönetime ve üyeye rağmen harekete geçemez.

Dikkatli okurun gözünden kaçmamıştır. Engin Dursun iki cümlesinde Gebze Ülkü Ocakları ve Mustafa Cerit’e rağmen konuşmaktadır. O iki ayrıntının muhatabı, yanıt hakkı sahibi Gebze Ülkü Ocakları’dır. İşçi Partisi Gebze İlçe Örgütü veya Mustafa Cerit’tir.

Daha bence Atatürkçülüğün ve dernekçiliğin ne olduğunu bilmeden ADD Gebze Şube yönetiminde yer alan Engin Dursun ve benzerleri bu ülkede Atatürk’ü sevdiremez hatta seveni de soğutur. Bu kadar dikta bir bakış açısı, hele ki ADD’ye asla yakışmamaktadır. Ben ADD’yi bir dönem çok sevdim, Ertuğrul Kazancı’nın genel başkanlık yaptığı dönem. Engin Dursun’u tanımam ama herhalde emekli asker falan, oysa ki ADD bir sivil toplum örgütü. Bir de o haberle ilçedeki birlik bütünlüğü bozduğuma dair sataşma var. Kendisine o lafı da aynen iade eder, “Önce aynaya bak” derim

Bu yazı toplam (790) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?