Yükleniyor...
Güler Pınarbaşı

Güler Pınarbaşı

info@ucuncugoz.org

Merhaba Sevgili,

27 Aralık 2010 Pazartesi Saat 09:48

Kısaca kendimi tanıtmam, tanıyorsan hatırlatmam gerekirse; ben bir sufiyim (yolcu).

Uzun zamandır bu hayatın bir yolcusu, farkındalığa dair bilgilerin takipçisiyim; öğrenim açısından yapmasam da diplomalı ebeyim; araştırmacıyım, yazarım, satırlarımla çizerim, eğilirim, eğitirim; hem öğren-İ-ci hem de öğreticiyim bu zamanda. (Ebeyim ama çok severek uyguladığım doğum sistemi \'ruhsal doğum\'dur)

Geçtiğimiz yıllarda bir süre Marmaris\'te Dr. Hakan Bey\'le tanıştık. Orada farkettim daha net, doğum zaten doğalken doğal doğuma dikkat çekmenin neden gerektiğini. İstanbul\'da sezaryen kolaylığına alışmış bir doğum doktoruna bu anlayıştan, çabalardan bahsettiğimde \'Doğum zaten doğaldır ki, ne anlamsız bu çalışmalar\'’ Demişti.

Aradan yıllar geçti. 2000 yılında ilk kez çıkarttığımız ve uzun zamandır ara verdiğimiz 3. GÖZ dergisi yeniden basıldı. 2005\'te ara vermiştik ve her yıl yeniden hazırlanma, yayınlanma çabamız olmuştu. Doğal değildi demek ki, her isteğimiz \"Bu zaman doğru zaman değil\" engeline takıldı. Her yıl bağrındım, \"çıktık, çıkıyoruz, şimdi!\" Diye, olmadı...

2010 yılının Şubat başından beri yine içim kımıl kımıl oldu. Sonunda yine gebe kalmıştım niyetime… Tam tamına 9 ay geçti, enteresan bir süreçti. Ve nihayet sessiz sedasız Kasım ayında yeniden yayın hayatına doğduk. Ana temamızın konusu da DOĞUM oldu. 3. GÖZ\'ün YENİDEN DOĞUMU. Sperm ve yumurtanın aşkından başlayıp, bedensel doğumdan, zihinsel doğuma, ruhsal doğumdan, fikirsel doğumlara, dişil enerjinin doğuşundan yeniçağın doğuşuna, anlayışın doğuşuna dek doğumu her yönüyle anlattık dilimiz döndüğünce. (http://www.ucuncugoz.org/dergi/51/ucuncugoz_aralik_sayisi_cikti linkinden bakabilirsiniz?)

Biz bu \'okumaz millet\' diye adı çıkmış ülkemizde basın adına değişim- dönüşüm yaratmayı ve insanlarımızın üçüncü gözünü yeniden açmayı görev edinmiştik, hem de \'İş\'...

Bir doktorun üçüncü gözünün açılması doğanın ne kadar kendiliğinden olmasını hatırlamasını sağlayacak ve bir gebenin daha 8. haftasında tasaya düşmesini engelleyecekti. Bir annenin üçüncü gözü açılınca bedeninin yaşadığı deneyimlerin acı, korku değil kendi doğallığında bir değişim, dönüşüm süreci olduğunu anlayacaktı. Bir doğum destekçisi, refakatçisi ise yaydığı enerjiyle doğuma nasıl gerçekten destek olabileceğini görerek yardımcı olacaktı...

Son zamanları izlediğinizde fark ettiyseniz doğa kendini yenilemeyi insanoğlunun elinden aldı; seller, depremler gibi insan algısına felaketler gibi görünen şeyler aslında Dünya\'nın kendini yeniden doğurma çabası bize göre. Buna şahit olan bazı canlar korkuyor, bazıları ise saygı duyuyor; biz de saygı duyanlardanız... Ne kadar bilgili olursak o kadar bu doğal doğumda beden için her şey düşünülmüş organizmanın kendiliğinden doğurabileceğini göreceğiz. Bu mucize değil, harika bir tasarım öyle değil mi?

Doğuma dair öğrenim sürecimde doğum mucizesinin anlatılığı dersimizin her bilgisini, her zerresiyle hatırlıyorum. Ve bu bilgileri kişinin ruhsal doğumunda kullanıyorum. Aynı dar tünel, tünelin sonundaki ışık, hayatta yaşadığımız aynı kasılmalar ve gevşemelerle gelişen doğum kanalındaki inişli çıkışlı maceralı seyahat... Zaman gelince de coşkuyla doğum... Sonlu bir hayat ve yeniye doğum;

 aynı, aynı, aynı... Ben hem doğdum, hem fiziksel gebeleri doğurttum, hem kendi bebelerimi, hem de kendimi yeniden doğurdum!

Bu deneyimlerin hepsi gerçekten kaçırılmayacak kadar özel ve kutsal... Dilerim bugüne kadar bir şekilde yaşamışsınızdır, dilerim bir tanesini önümüzdeki zaman dilimlerinde yaşayasınız.

İçimdeki öz, içinizdeki öz\'ü selamlar...

Bu yazı toplam (874) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?