Yükleniyor...
Kemal Uyar

Kemal Uyar

kemaluyar1907@hotmail.com

Herkesin bir hikâyesi vardır

09 Ocak 2011 Pazar Saat 21:04

Çantasını fırlatarak girdi, Antalya’nın bir köşesinde unutulmuş köydeki iki odalı mütevazı evlerine; bir taraftan da diğer eliyle siyah önlüğünün büyük beyaz düğmelerini çözerken… Nasıl söyleyecekti babasına, ne diyecekti? 1983 yılının Ekim ayıydı ve Öğretmen:

 “Baban okula gelsin demedim mi, söylemedin mi babana?” Diye ses tonunu yükselttiğinde; kalbi hızla çarpmaya başlamış, son birkaç gün içinde yaptığı yaramazlıkların tümü bir film şeridi gibi geçmişti gözünün önünden. Dersle ilgili olamazdı… Öğretmeninin sorup da cevap alamadığı bir tane bile soru olmamıştı o güne kadar.

 

İlkokula gidiyordu ama mecburiyetten. İki yıl sonra okul bitince bağ, bahçe, sera işlerine bakacaktı babası gibi; hatta onun da babası gibi…

Kimse okumaya karşı değildi, kimse cahillikten yana değildi ama okumak imkân işiydi. Yaşayanlar okurdu, imkânı olanlar okurdu. Onlarınki yaşam savaşıydı kiralık tarlalarda… Okumaya ne maddi imkânları yeterdi, ne de umutlarına doğan güneş…

Okul önlüğünü değiştirip, tarlaya koştu babasına yardım etmeye. Aklı öğretmenin sözlerindeydi. Bir yolunu bulup söylemek lazımdı kızdırmadan. Babası: “Sen git ödevini yap” Dediğinde, dudaklarından döküldü öğretmeninin söyledikleri. “Kiminle kavga ettin?” oldu ilk soru. Fazla kızmamıştı. “Sanırım, bugün fena değildi halde domatesin kilosu” Diye geçirdi içinden.

Anayasayı bir kez delmekle bir şey olmayacağını iddia eden Cumhurbaşkanımızın vefat ettiği yıl, üniversiteyi kazanmıştı ama hiç sevinemedi. Kayıt için para lazımdı.  Kıyafet, yolculuk, kitaplar hepsi para demekti… Borç para istediklerinde: “Başıma memur mu olacakmış, ne okulu?” Demişti rahmetli dedesi. Onca yıl sefalet içinde yaşamışlar, kilometrelerce yol yürüyerek ortaokula gitmiş, ama dedesinin bu lafı kadar yüreğinde yara açamamıştı hiçbir zorluk…

O çocuk bendim. Dedeme inat memur oldum. Bir kamu kurumunda şube müdürü olarak devletimize ve milletimize onurla hizmet etmekteyim. O gün, babama söylemeseydim ilkokul öğretmenimin çağırdığını, babam öğrenmeseydi o öğretmenimin 25 yıldır görüşmediği ilkokul arkadaşı olduğunu, öğretmenim demeseydi babama bu çocuğu okutmazsa hakkını helal etmeyeceğini; belki de bugün Antalya’nın bir köşesinde unutulmuş o köyde domates yetiştiriyordum.

Herkesin bir hikâyesi vardır bu da benim ki…

Kalemim yettiğince her hafta burada, sizinle yaşamı paylaşmaya çalışacağım. Bazen yaşanan bazen de yaşanamayan yaşamları…

Bu yazı toplam (1474) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?