Yükleniyor...
Güler Pınarbaşı

Güler Pınarbaşı

info@ucuncugoz.org

Gerçekten Sevgili,

10 Ocak 2011 Pazartesi Saat 20:51

(Eski yazılarımı sandıktan çıkartıyorum bir bir… Bu yazının yazım tarihi eski ama içi her zamana dair bilgilerle dolu. Sevgi dolu farkındalıklar dileğiyle)

İstanbul, 15. Aralık 2009 salı,


Gerçekten Sevgili, 

Bana yardım edersen sevinirim. Bir yerde okumuş, not almışım. Ama dün sabaha kadar dilime, kafam takıldı bu soru; \"Ya oldugun sey sandigindan cok fazla ise!\"... Uzun bir kış gecesinde uyutmadı bu düşünce vallahi!... 

Dün Amerikali Astrolog Gahl Sasson İstanbul\'a gelmiş, gittim. 2005 yılında 3. Göz dergisi için kendisiyle röportaj yapmıştık. Hem \"hoş geldin\" diyeyim, hem bir adet dergi hediye edeyim, hem de 2010 hakkında yeniden röportaj yapayım istedim. Dergimiz 3. Göz\' ü 2010\'da çıkartma hedefi koyduk. Biraz yılan hikayesi gibi oldu ama n\'apalım? Geç olsun, güç olmasın! Kolay iş değil, kendi yağınızla dergi çıkartmak, hele ki bu zamanda!... 

Şimdi size dün akşamdan biraz bilgi taşımak istiyorum. Güzel bir paylaşımdı. Gelemeyenler, duyamayanlar, hatta daha farkındalığın \'F\'sinden haberdar olmayanlar için özellikle. 

 

Konu; İSİMLERİN GÜCÜ idi. 

Bizi oluşturan, tanımlayan her şey bir titreşim. Gahl; \"Siz, isminize kendiniz karar verdiniz\" diyor. \"Annenize, fısıldadınız. Çünkü annenizle bağlantıdaydınız, dolayısıyla aynı rüya içindeydiniz. Babanızla da!...\"

Ne yalan söyleyeyim, ilk oğlumun doğumundan sonra ailedeki isim koyma gecesinin benim için krize dönüştüğünü düşününce içime tam oturmadı bu bilgi. Anadolu da her evin evlenen ilk oğlu, ya da tek oğlu, sanki Allah\'ın emri sayılarak babasının ya da anasının adını koymak zorunda çocuğuna. Adına saygı, gelenek ne denirse densin bence çok yanlış bir uygulama... Hala da uygulanıyor ne yazık ki! Örneğin, ölmüş birinin ismi verilmişse size; olası veya olacak travmalarınız için şimdiden geçmiş olsun diyordum! Meğerse bunun da bir anlamı varmış. Elimizde değil, bebek kendisi seçiyormuş. Neden? Çünkü isminizle yaşamda bağlantı kuruyorsunuz, bu yüzden isim gerçekten çok önemli. Dolayısıyla ismimiz sadece kim olduğumuzu değil, nereden geldiğimizi de söylüyor. 

Eğer mümkünse ismimizin nereden geldiğini araştırmamızı öneren Gahl, hayatımızda sürekli duyduğumuz bu tınının içindeki hikayeyi bulmamıza dikkat çekiyor. \"Belki çözülmemiş bir şey var. Yeniden okuduğunuz bir kitap; isminizin içinde Tanrı\'nın sizin adınızla yazdığı, yazacağı bir hikaye var\"... diyerek hem de.. 

Güzel yaşam örnekleriyle sunduğu bilgilerde kalemime takılan v sizinle paylaşmak istediğim bilgiler şunlar oldu:  

Doğduğumuzdan öldüğümüz zamana kadar taşıdığımız isim bir çok geleneklerde de önemli. Tanrı\'nın isimleri neden çok önemli? Bir de isimleriyle zor zaman geçiren insanlar kendilerini sevmiyorlarmış, ismini gururla taşıyanların ise hayatı daha kolay geçiyormuş. 

Hemen kendi ismime odaklandım: \'Güler\'. Ben de uzun süre sevemedim. Sürekli gülmek zorundaymışım hissi verirdi bana. Dışarının beklentisi de bu oldu her zaman. \"Niye hep gülmüyorsun?\" derlerdi. Bir de inadım ki sormayın, iyice asılırdı güzel yüzüm! Ya \"bir izin verseniz\" derdim içimden; \"belki ben şimdi içimdeki duyguyu tam hissetmek istiyordum, sahte gülmek istemiyordum!\" Ehh bu uyumsuzlukla biraz zor yaşadığım zamanlar oldu tabii ki... 

\"İsmimi değiştirmeyi de düşündürmüştü bu durum...\" diye düşünürken; Gahl, \"Aman ha, isminizi değiştirmeden önce iyi düşünün, illa değiştirecekseniz önce test edin\" dedi, çünkü isminizi değiştirdiğinizde kaderinizi de değiştiriyorsunuz... Tını, titreşim meselesi. İsminizin sorumluluğunu ele alın. Soyadınız türünü belirliyor. Kabile ismi gibi. Kadınlar evlendiğinde soyadını değiştirir ya, başka kabileye gidiyor ve böylece o kabilenin karmasını da yükleniyor! 

İsimlerin gücünü anladığınızda kendi gücünüzü elinize almış oluyorsunuz. Merak etmeyen insanlarda bu güç işlemiyor. Aynen verdiği şu örnekte olduğu gibi: \"Bankada paranız var ama hangi şubede olduğunu bilmiyorsunuz. Bankada paranızın olması sizi zengin yapmıyor. Gidip almalısınız!\" 

İnternette seçtiğiniz isimler de önemli: Sizi tanımlıyor. Site adresiniz, mail adresiniz, çocuğunuza koyduğunuz isim, evde yaşadığınız hayvanınıza koyduğunuz isim, şirketinizin ismi, hatta Gahl çalıştığınız şirketin ismi ile kendi isminiz arasındaki bağa da bakmanızı öneriyor. 

Hemen baktım: Geçmişte çalıştığım firma isimlerini taradım. JollyTour, Tourismo, Gıda Sanayii, (kendi yayıncılık şirketim 1. Kreasyon, 2. Sektörbank), Universal, Barajans, (2. Şirketim yine yayıncılık: Bölgesel Haber), IDG, PRNet, (farkettim de amma çok çeşitli yerlerde çalışmışım :)... 

Sonra; Üçüncügöz İletişim, Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri. 

Burada kaldım. Çünkü şimdi ilk işimin adına bakın Kreasyon!  O zamanlar pek moda idi yabancı isim koymak, meğer biz de modayı takip edermişiz. Yaratıcılığın İngilizcesi cazip gelmiş... 

Akşam Gahl\'e sordum: \"Güler Pınarbaşı ile şu an uğraştığım işlerin başlığı olan isim 3. Göz arasındaki bağı nasıl farkedebilirim?\"... 3. Göz\'ün su elementi olduğunu, ruhsal yoğunluğundan dolayı Pınarbaşı ile yakından ilgisi olduğunu  söyledi. Hatta logomuza çeşme gibi bir şeyler ekletmemizi de önerdi :) Eğer isimlerin gücünü taşıyamıyorsak işimizin adını değiştirmemizi önerdi.

( Ardından yeni iş partnerimiz olan NeoZEN\'i düşündüm... İşimiz var anlayacağınız, üzerinde çalışacağımız çok ismimiz var. – o zaman işbirliğimiz vardı.)

Kısaca Sevgili Gahl, oturduğumuz apartmanın adından tutun da sokak isimlerine kadar dikkatimizi yoğunlaştırarak bir farkındalık yolculuğu yaptırttı. Hatta isimlerimizle çalışırken ünlü isimdaşlarımızı da araştırmamızı önerdi. Akşam eve gelip Google\'a hemen \'Güler Sabancı\' yazdım. Genelde çalışmalarını takip ederim bu başarılı iş kadınımızın ama bu sefer başka bir gözle okudum. Ve farkettiklerim inanılmazdı. İçimde titreşenler güzeldi. İyice netleşsin paylaşacağım.  

Diğer isimler üzerine de konuştuk. Buraya taşımak istediğim isim Dilek: Dilek isimli bir bayan, herkese yardım ettiğini ama kendisine yardımcı olamadığını iletirken Gahl: \"İsminle doğru yaşamaya başlarsan başkalarına da yardım edersin\" dedi. Altını çizdiği mantık şuydu: \"İnsanlara yardım ederken kendine edemiyorsan ilahi enerjiden değil, kendinden veriyorsun ve böylece onlara karma yüklüyorsun; bu da kaliteli bir yardım değil! \'Dilek Ağacı\' olabilirsin ama hatırla, ağaç güneşten enerji alıyor, kökünden sulanıyor!\"...doğruydu valla.

Bana göre çok anlamlı hatırlatmalarla dolu güzel bir akşamdı. Dikkatimi çekti, dikkatinizi çekeyim dedim. 

 

Hayatınız kolaylıkla, keyifle, neşeyle, huzurla geçsin... 

Bir acı kahvemizin 40 yıl hatırından yararlanmak isterseniz, bekliyoruz. İster ofisimize gelin, ister çalışmalarımızı incelemek için internet sayfamıza J

 -- 

NOT: Gahl Sasson ile 2005 sayımızda \'Bir Dilek Tut\" kitabı ve \'Yaşam Ağacı\' felsefesi içeriği hakkında röportaj yapmıştık. Şimdi 2010 yılına dair röportajımızı 3. Göz dergisinin 2010’nun son ayında YENİDEN çıkan dergilerini temin etmek için www.ucuncugoz.org sayfasını ziyaret ediniz.

-- 
içimdeki öz, içinizdeki öz\'ü selamlar... 

Bu yazı toplam (488) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?