Yükleniyor...
Bedriye Yıldızeli

Bedriye Yıldızeli

bedriyeyildizeli@gmail.com

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu...

24 Ocak 2011 Pazartesi Saat 22:51

Geçen hafta Galatasaray stadı, karıştı. Bu karışıklık günlerce konuşuldu, konuşuluyor. Stadyum biriken protestosunu tepkiye dönüştürdü. Birde yaşanan çürümenin boyutlarını ortaya kondu. Halka hakaret eden Toki Başkanı ve Başbakan stadı terk etti. Arkadan Galatasaray Başkanı Adnan Polat’ ta Başbakanının yolundan gitti. Yani o da stadı terk etti.

Sebep; Başbakan’ a tepki gösterilmiş.

Gösterilemez mi? İnsanlar yanlış bulduklarını söyleyemez mi? Her zaman hakareti kabul etmek zorundalar mı?

Bu bir çürümüşlüğün ifadesidir. Sultanlık düzeninden çıksa çıksa çürüme çıkar. Başbakan ve yardımcılarının Galatasaray taraftarlarıyla yaşadıkları muhteşem gece ve sonrasından yaşanılanlar, çürümüşlüğü ortaya koymuyor mu? Sultan ve yardakçıları sınırları zorlamış bu sefer bir futbol takımının taraftarları üzerinde güçlerini test etmişlerdir. Devlet görevlilerinin, devlet kaynaklarıyla inşaat projeleri yapmasıyla Padişahın hazineden vakfettikleri ile kendi adına imaret yapmasını karıştırmışlardır.

Çürüme yalnızca Başbakanla, partisi ile ve emrindeki bürokratlarla sınırlı değildir.

Adam bize saha verdi, ıslıklarsanız geri alır. O zaman ne yapacaksınız? Sorusunu soran Galatasaraylı gazeteci çürümenin has örneğidir.

Başbakandan fazlasıyla Hak ettiği protesto için özür dileyen kulüp başkanı çürümenin numunesidir.

Tüm bunlara soğukkanlılık ve sağduyu ile yaklaşacağım derken, her kafasından ayrı bir ses çıkan ana muhalefet partisinin durumunu genel çürüme tablosundan ayırmamız mümkün değildir.

Çürütüyorlar, yalnızca yandaşlarını değil; muhalefetlerini de çürütüyorlar.

Bir yandan AKP şeriat getiriyor, diğer yandan da şeriata karşı koyamayan iki muhalefet partisi.

Oysaki günün en büyük ve tek görevi AKP’yi düşürmektir. Bunun yolu da seçim sandığından bizim çıkmamızdır diyen öbür yandan AKP ile koalisyon kurarız, gerektiğinde açıklamaları yapan CHP, bu tutumuyla çürümenin ilacı ne yazık ki olamıyor.

Son günlerde sol söylemleri ile öne çıkmaya çalışan CHP, bu söylemlerin altını bu güne kadar doldurabilmiş değil.

Kuşkusuz en önemli söylemlerinden birisi taşeronluk sistemine ilişkindir.

CHP taşeronluğu kaldıracağını ve herkesin kadrolu çalışacağını yüksek sesle söylemektedir. Biz sosyalistler, solcular sol söylemlerden elbette rahatsız olmaz mutlu oluruz ama gereği yapılırsa. Örneğin İzmir’ de tüm belediyelerde CHP iktidardır, taşeronluğu bu belediyelerde kaldırmış mıdır? Daha geçen haftalarda bu konuyla ilgili işçilerin eylem yaptığını hatırlıyorum.  Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu…

Bu yazı toplam (621) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?