Yükleniyor...
Aktan Uslu

Aktan Uslu

aktanuslu@gmail.com

Çayırova’ya komünizm

28 Mayıs 2010 Cuma Saat 07:45

Artık şehir efsanesi mi, başka bir şey mi bilinmez ama nedense kimsenin isminin veremediği bir Vali bir gün durup dururken, “Bu ülkeye bir gün komünizm gelecekse onu da biz getiririz” demiş. Sayın Vali inceden şöyle demiş aslında: “Bize ve egemenimize (ABD) rağmen hala bir şey gelecekse bize rağmen gelemez. Bu ülkeye ne tür bir idare biçimi gelirse gelsin, biz getiririz. O esnada da asıl yöneten biz oluruz.”

 

Değerli meslek büyüğüm, DHA Kocaeli Bölge Şefi Mustafa Bağdiken’in şahsımla ilgili şöyle bir eleştirisi var. Şahsım bir haber ile ilgilendiğinde kimi zaman haberin içinde yer alıyor şeklinde. Kesinlikle doğru bir tespit. Huyum kurusun, öyleyim. Damarıma basılan, halka hak verdiğim konularda haberin içinde yer alırım. Örneğin at/domuz eti vakasında haberin içinde yer almasaydım o süreçte kapatılan üç işyerinin ismini açıklamamak için bu kentin seçilmiş belediye başkanı Adnan Köşker şu veya bu gerekçelerle direnirken, yazmazdım. Her zaman şunu savunmuşumdur: “Bu ülkenin elbette yasaları, kuralları vardır ancak her ülkede iki yasa vardır. Yazılı olmayanı, halkın yasasıdır. Ve aslolan, halkın ne dediğidir. Gebzeli, Çayırovalı halkın abartmıyorum yüzde 99’u ‘Açıklanmalı o firmalar’ derken yazılı yasanın bilmem kaçıncı maddesine bakıpta, ‘Yazmam, suç’ demek olmaz.”

 

Bir okur olarak, “Taktın Ziyaettin Akbaş’a” deme hakkına sahipsiniz ve ola ki öyle bir şey derseniz az bile demiş olursunuz. Takma konusunu aştım. Kendi adıma, şahsım adına sildim. Önceki akşam Tahsin Tarhan İlköğretim Okulu’nun etkinliği için KBB Çayırova Kültür Salonu’na girerken belediyenin kapısında aracına binmek üzereydi. İlk defa o kadar yakın mesafede görmezden geldim, selam vermedim, hatır sormadım. Ancak üzerine basarak ifade ederim. Bu tavrım tamamen bireysel. Çalıştığım kurumu bağlamaz. Ola ki söyleyecek bir şeyleri ve basın önüne çıkmaya cesareti, yüzü olur da basın toplantısı düzenlerse, kurumumu temsilen giderim de. Ama ötesi yok. 1994’ten bu yana sadece Gebze bölgesinde değil örneğin kuruluş sürecinde Bizim Kocaeli’de de çalıştım. Orada bir süre Kandıra muhabirliği de yaptım. Kaba hesapla  50’ye yakın belediye başkanını hayli yakından tanıdım, tanıştım. Gözlemledim. İkinci bir Ziyaettin Akbaş görmedim sevgili okur. Görev yaptığı kenti bu kadar geren, siyasi anlamda genel başkanını ve üstelik genel başkanı şahsında Başbakan’ı tanımayan, halka rağmen halkı yönetmeye çalışan, belediye meclisine rağmen tek başına kararlar alan, partisinin ilçe teşkilatı ile bu kadar tezat düşüp köprüleri yıkan kıran ikinci bir örneği yok. Neticede naçizane bir halk olarak, halkı bu kadar dışlayıp yok sayan zihniyetteki bir kişiyi, Çayırova için ne kadar büyük bir talihsizlik ve seçmen ölçeğinde hayatının yanlışıdır ki hasbelkader bir “belediye başkanı”nı tanımam.

Ancak Çayırovalı seçmende de sorgulanacak bir şeyler var. Onu başka bir yoruma saklıyorum.

Ve sevgili okur, Fatih Caddesi üzerinde Fatih Sultan Mehmet pankartının indirilmesini ilişkin yine içinde yer aldığım bir haberde, o pankartın inmemesi için farklı görüşmelerim de oldu. Halk, yurttaş olarak oldu. Yetersiz kaldı. Pankartın indiriliş saatine atfen yarım saat kala, “Ziyaettin Akbaş bu inattan Başbakan araya girse caymaz. Cumhurbaşkanı’na da kaale almaz. Caysa, caysa ABD’den Fettullah Gülen ararsa cayar” tespitinde bulundum ama çok geçti. Eyüp Ayar üzerinden Gülen’e telefonla ulaşayım diye hesaplarken pankartın SEDAŞ araçları ve elemanlarınca indirildiği ihbarını edindim.

Ve sevgili okur. Manav tezgahından karpuz, patates alırken gösterdiği hassasiyeti belediye başkanı seçerken göstermediğine dair kanaat edindiğim Çayırovalı seçmen herhalde bu dönem gereken dersi alır. Önümüzdeki yerel seçimde oy vereceği adayı, “Nereli”, “İktidar partili mi, muhalefet partili mi”, “Bana ne menfaati var” gibi kıstaslarını değil de “Ne şekilde, nasıl aday gösterildi”, “Arkasındaki isim/isimler kim”, “Varsa şayet, ideolojisi ne”, “İçinde yer aldığı partinin varsa ideolojisi, davası ne” gibi kıstasları ön planda tutar.

Çünkü şekil çok net ki Gülen cemaati destekli Eyüp Ayar önümüzdeki seçim yine kesin aday. Ayar bir de ola ki seçilirse önümüzdeki yerel seçim Ziyaettin Akbaş da yine Çayırova Belediye Başkanlığı’na aday.

Ve Çayırovalı seçmen sandığa bu sefer o tepkiyle gidip, “Bunların hakkında ancak komünistler gelir” deyip TKP adayına mührü basarsa, Çayırova’ya yerel idare anlamında komünizm gelir.

Çayırova’ya komünizm gelecekse, onu da Ziyaettin Akbaş getirtir. Ha gayret Akbaş. Halka ve meclise rağmen kenti birkaç kez daha “yönet”, yönettiğini zannet. Bir zamanlar komünizmle mücadele derneklerine de liderlik yapan Fettullah Gülen’e, Eyüp Ayar’a, sana inat Çayırova’ya komünizm geliyor mu, gelmiyor mu…

Bu yazı toplam (1010) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?