Yükleniyor...
Ezgi Theriault

Ezgi Theriault

ezgitheriault@gmail.com

Kadın Krallığı 1

01 Şubat 2011 Salı Saat 00:28

BÖLÜM 1

Türkiye’de kadın olmak hayata gözünüzü açtığınız andan itibaren, size biçilen onlarca sıfatla kuşanmak ve o sıfatların getirdiği sorumluluklarla yaşamayı öğrenmektir. Politik olmaktır kadın olmak. Hem çok güçlü olmak, hem de güçsüz görünebilmektir. Hep bir erkeğin gölgesinde olmaktır. Bu erkek, küçük yaşlarda baba, abi, amca olabileceği gibi, ileri ki yaşlarda koca ve belki de oğula dönüşür.

Doğumunuzla birlikte ilk göreviniz, hayatınızda ki mevcut olan bu gölgeyi mutlu etmektir. Aslında bu görev, staj gibidir. Sizi asıl yaşam amacınız olan evlilik ve çocuk senaryosunda ki “eş” i mutlu etmeye hazırlar. İşte bu stajda öğrenirsiniz politik olmayı. Çünkü sizinle ilgili tüm kararlar, mutluluğunuz ve mutsuzluğunuz bir erkeğin iki dudağı arasındadır. Tüm izinler ve kararlar baba tarafından verilir. İyi bir şey yaptığınızda, bunu; sizin elinizden içeceği bir kahve ile kutlar babanız. Kötü bir şey yaptığınızda da yine kendi elinizle bir kahve veya sevdiği bir yemeği yaparsınız affetmesi için. Baba veya gençliğinizde ki erkek figürü; o eve gelmeden önce evde olunması gereken, annenizin size bir şey yaptırmak istediğinde şikâyet etmekle tehdit ettiği, kendi küçük krallığında, herkesin sürekli ona hizmet ve hürmet ettiği kişidir.

Masalın diğer yüzünde, bu krallıkta ki korunacak, sevilecek ve şımartılacak prenses sizsinizdir. Sizden çok fazla bir şey beklenmez. Olduğunuz gibi olmanız ve krallığınızın sınırlarını terk etmemeniz yeterlidir. Okula devam etmek istemezseniz kimse sizi ayıplamaz. Kariyer yaparsanız da, mesleğinize sadece istediğiniz sürece devam edeceğiniz bir hobi olarak bakılır. Dış dünyanın başarı ve başarısızlık kavramları acıtamaz sizi. Zengin olmak ya da belirli bir miktarda para kazanmak zorunda değilsinizdir. Çok önemli şeyler başarmış hatta profesör bile olsanız, bir an gelir; aile içinde veya eş dost arasında, tüm başarınız ve cemiyette ki yeriniz; yaptığınız pilavın kıvamına bağlanır.

Türkiye’de kadın olarak sizden önemle istenen,  iyi yemek yapmanız ve bir an önce, vaktini geçirmeden evlenmenizdir. Eğer evlenmemişseniz; herkes hem diken üstünde, hem de gözleri üstünüzdedir. Çünkü evlenmediğiniz takdirde, kendi krallığınızın dışına çıkma riski vardır. Bu risk başka krallıkları ürkütür. Ayrıca “anne olunca anlarsın”‘lı cümleler de altı çizilenlerin, gelecekte; tarafınızdan anlaşılamayacağından korkar toplum. Yani anne olamayacağınızdan…

Evlendiğinizde ise, yeni bir krallıkta, yeni politikalara yelken açarsınız. Her zaman, aile-eş, çocuk-baba, komşu-eş taraflarının basın sözcüsüsünüzdür. Kolun kırılıp, yenin içinde kaldığı tüm sırlara göğüs gerecek, gerektiğinde hudutları kahramanca müdafaa edecek, aile birliğini, her zaman aynı saatte ve aynı sofrada toplayacak kişisinizdir. Çocuğunuzun yaramazlığının hesabını verip, başarılarında da eşinizin onunla övünmesini izleyecek olan ve aynı zamanda çalışan babanın yetersiz ilgisi yüzünden hayal kırıklığına uğradıklarında, kendi sevginizle onun açığını kapatıp, kahraman babanın olduğu hikâyelerle çocuklarınızı uyutacak olansınızdır.

Bir süre sonra “kadın” olarak hayattaki kariyeriniz, size gizli bir güç ve zevk vermeye başlar. Çünkü artık, erkeğin ağzından çıkan kararlarda “gizli özne” sizsinizdir. Onun tüm zaaflarını bilen, her istediğinizi çeşitli yollarla ama mutlaka elde edensinizdir. Genç kızlığınızda, edilgenliğinden dolayı üzüldüğünüz annenizin, aslında ne kadar güçlü ve her şeye ne kadar hâkim olduğunu anlamaya başlarsınız. O kadar güzel bir duygudur ki yönetmek; küçücük bir krallık bile olsa, hep orada, en tepede olmayı istersiniz. Sizin hükümdarlığınız; oğlunuzun bir kadınla evlenmesiyle biter. Eğer bitmezse, bu seferde oğlunuzun evliliği biter.

Kitabı, kuralı, dersi yoktur kadın olmanın. Ama her kadın içgüdüsel olarak öğrenir yönetim stratejilerinin inceliklerini. Hiçbir zaman unutmaz, atlamaz. Günlük hayatta, onlarca şeyi aynı anda yapmak zorunda olması, ona pratik bir zekâ ve dâhice planlama yeteneği kazandırır. Bu yüzden genel olarak güçlü olmasına rağmen, bence Türk kadını daha da güçlüdür, özellikle dünyanın benim yaşadığım tarafında ki kadınına göre…

…devam edecek…

Bu yazı toplam (753) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?