Yükleniyor...
Turgut Güngör

Turgut Güngör

gungor-turgut@hotmail.com

Bir birimizi anlamak

14 Şubat 2011 Pazartesi Saat 22:31

Kimin söylemiş olduğuna bir yorum yapma yerine, deyişi analiz etmek doğruya varımı kolaylaştırır. Neyi ne kadar bilirseniz bilin, anlatma ya da öğretme yetiniz ne kadar üstün olursa olsun, neyi niçin söylerseniz söyleyin;
bütün bunlar karşıdakinin söylediklerinizi ne kadar dinlediği, ne kadarını anlamak isteği, ya da anlayabildiği kadardır. Bu nedenle yaşamın neresinde olursak olalım, konu ne olursa olsun, anlamak istemeyen kimse ya da kimseler için çaba göstermek ve bu uğurda helak olmanın da anlamı yoktur zannederim.

Çünkü zamanımızda düşündüğünüzü, söylemek istediğinizi, söylediğinizi sandığınız sözlerin; karşınızdakinin duymak istediği, duyduğu, anlamak istediği, anladığını sandığı arasında aşılması gerçekten imkânsız farklılıklar vardır.

Ön yargı vardır; kendi doğrularına körü körüne inanmışlık vardır; kişisel kazanım isteğinizin yoğunluğu ve önceliği vardır; bencillik vardır; erk sahibi olma yarışı vardır. Hatta amiyane tabiriyle parsayı toplayabilme yarışı vardır. Yoksa Partinin genel başkanı Kocaeli nin Darıca ilçecine gelecek, on beş gün önce çok Sayın Hurşit Güneş marifetiyle atadığı il başkanı yanında yok, Hikmet Erenkaya yok... Herhalde unuttunuz Hikmet Bey Bu ilin CHP’li milletvekili.
Bu nedenle insanların ne konuştuğu değil, ne anladığı önemlidir. Yani Günümüzün insanlarının birçoğunun anlayabileceği zeminde, mekânda ve dilde konuşmak gereklidir. Elbette bazıları da umursamazlığı meziyet zannedip kâle bile almam diyebilir.
Hani meşhur bir büyümüzün söylediği gibi söze “kendim için bir isteğim varsa namert olayım” ile başlayabilirseniz. İnanmasalar bile bir takım küçük çıkar çevreleri sizi anlamış gibi davranırlar. Bir takım vatandaşın duymak istediği gibi konuşmanıza “ İsmet Paşa asker kaçağıdır” diye de başlayabilirsiniz ya da “Biz yaradan dan ötürü yaratılana hizmet için siyaset yapıyoruz” da diyebilirsiniz. Nasıl olsa kalabalığın büyüsüne kapılanlar sizi dinlemek yerine etrafına bakıp sizi alkışlarlar.
Hiç kuşkusuz bu ağdalı sözleri hiç kekelemeden kullananlar; dinleyenlerin hepsini olmasa bile bir kısmını, özellikle kendisi bir şey anlamayıp yanındakilere ne dedi ya diye soranları etkiler. Ama onlarda kimmiş deme şansınız da yok. Onlarda oy kullanıyorlar.
Üstelik bu sevgili vatandaşlar kendi sorunlarını unutur da yalan yanlış belki yuttururum sevdası ile ağzına gelen her şeyi söylemeyi bir üstünlükmüş gibi gören siyasetçilerin peşinden koşmayı bir vahiy’miş gibi kabul ederler. Artık hiçbir ayrıntıya girmezler. Araştırmak soruşturmak kimin haddine, hatta bazıları araştırıp, soruşturmayı günah bile kabul ederler.
Nereden bilsinler siyaset ayrı bir bilim dalı, devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayıştı. İşte birbirimizden bir şeyleri kaçırmaya uğraşacağınıza bunları anlatmaya çalışmalısınız insanlara. İşte o zaman anlatılmak istenenle anlaşılan arasındaki fark bütün çıplaklığı ile ortaya çıkar.
Yoksa önüne gelen her yerde Cumhuriyet Halk Partisine güvenmediğini söyleyip gezen DSP’nin Genel Başkanı Masum Türker’ in ilimize yaptığı ziyarette Hurşit Güneş’i ima ederek kimseyi kucaklarına oturtmayacaklarını ve bu sözleri söyleyenleri kınadıklarını söylemekte tereddüt edebilirdi. Elbette kimsenin ağzını büzüp konuşmasını engelleyemezsiniz.
Siz istediğiniz kadar ben böyle bir şey söylemedim deyin. Korkarım esas gümbürtü kahvehanelerde seçim propagandalarının başlamasıyla bu lafları daha kimler ağızlarına pelesenk yapacak. Ağızlarından tükürükler saçarak haykıra haykıra anlatmaya çalışacaklar. Hatta görünen o ki bunu en muteber partili olduğuna inandıklarınız bile mani olamayabilirler. Haberiniz olsun. Onlar sonuçta nasıl olsa suçlayacak birilerini bulurlar da, siz nasıl göğüslersiniz bilmem. İyi olur inşallah. Kolay gelsin...

Bu yazı toplam (991) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?