Yükleniyor...
Turgut Güngör

Turgut Güngör

gungor-turgut@hotmail.com

Muhafazakâr mı, Dindar mı, Meczup mu?

21 Şubat 2011 Pazartesi Saat 20:11

İman ve amel ile bilgi arasında çok yakın ilişki bulunmaktadır. Eksik, kulaktan dolma ve yanlış bilgiler üzerine sağlıklı bir dindarlık bina edilemez.

Hiç kimsenin asla kabul etmediği biat ve hurafelerin çoğu belki gönülden ama bilgisizce ortaya konan inanç ve davranışlardan doğmuştur kanımca. İnanç sahibi kişi mutlaka neye inandığını bilmelidir. Kişi ilme karşı gözlerini kaparsa, bir ama gibi davranırsa, kendisi dinsizliğin felaketi içinde perişan olur.

Din; adalet, iyilik, fedakârlık, doğruluk, fazilet gibi duyguların hayat kaynağı, vicdanımızdaki inanma ihtiyacımızın tam karşılığı değil midir? Dini bilgisizlik inançlı insanların inançlarının sarsılmasına sebep olup işi şeytanla pazarlık yapmaya kadar götüren zararlı ve fark edildiğinde insanın kanını donduracak kadar sapık akımların ortaya çıkmasına sebep olmaz mı? Olur elbette...
Adam çıkmış Müslüman mezarlığında Hıristiyan yatamaz, hele de Müslüman annesinin yanında hiç yatamaz diye şikayetçi olup; mezarın boşaltılmasını talep etmiş. Sebep annesinin ruhuna dua okuyamıyormuş, konsantrasyonu bozuluyormuş falanca yerli iş adamının. Yüce Mevla üstünde yaşadığımız bu gezegeni neden, kimin için yarattı da parsel kavgası yapmaya kalkarız sıkılmadan.

Can bedenden çıktıktan sonra kişinin Hıristiyanlığından kime ne? Papazı, hahamı, hocası aynı masada ezan dinleyip iftar açabiliyorsa, birbirlerine kardeşim diyebiliyorsa peki bizlerin sorunu nedir. Dünyanın her hangi bir yerinde vefat eden bir Müslüman eğer bulunduğu yerde bir Müslüman Mezarlığı bulunmazsa, evinin bahçesine mi gömülür acaba?

Hıristiyan’ın canlısına parsel parsel ülkemin en güzel sahillerini yeşil dolarlar karşılığında satmakta hiçbir beis görmeyiz; satın aldığı yere bina inşa edip güneşimizi kapatmasına çıt çıkarmayız. Soyunup dökünüp mayosuyla bikinisiyle evinin önünde kumsala uzanıp güneşlenmesinden taassubumuzda en ufak bir kıpırdanma olmaz. Özel günlerinde kapılarına bayraklarını asmaları da hiçbirimizin zerre kadar ilgisini çekmez. Pazarımızdan, bakkalımızdan alışveriş yaptıktan sonra verdiği parayı sakalımıza sürüp “Siftah senden bereket Allahtan” da deriz. Ölünce her şey biter bizim mezarlıkta yatamaz deriz.

Ya güya din uğruna kız kardeşini ve de Müslüman eniştesini öldürecek kadar insanlığını yitirmişlere ne demeli.
Ne diyeceğiz? İster Hıristiyan ister Müslüman adı her neyse Yüce Mevla bizi bu tür ruhunu şeytana satmış, dinsizliğin kucağına düşmüş, çaresizlikle kıvranan cahillerden korusun.
Âşık Harabinin bu dörtlüğü gözü de kalbi de kör olanlara rehber olsun
Zühd ü riya ile olan ibadet,
Hatadır Hazret-i Settar\'a karşı.
Böyle namaz ile olamaz ümmet,
Hiç kimse Ahmed\'i Muhtar\'a karşı.


Hiç kuşkusuz İslam, bilgi ve iman uzantılarıyla cehaletin her türlüsünü ortadan yok etmek için gönderilmiş en son dindir.

Bu yazı toplam (645) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?