Yükleniyor...
Aktan Uslu

Aktan Uslu

aktanuslu@gmail.com

CHP’nin AKP’den alacağı ders var

04 Haziran 2010 Cuma Saat 14:36

12 Eylül 1980 dönemi sonrası darbe hukuku ve zemini üzerinden halkımıza allana pullana sunulan ikinci parti de, tarihte yerini alma sürecine girdi. AKP’de, ANAP’ın yanına doğru üstelik geldiği hızla, gitmekte. Onun için ki özellikle içinde bulunduğumuz süreçte Kocaeli Milletvekili Fikri Işık, İl Başkanı Zeki Aygün gibi yerel siyasetçilerimizin konuşma arasında durduk yerde ideoloji kötülemeleri boşuna değil. Genel seçim yaklaştıkça, malum döneme atıfta bulunup kardeşin kardeş kanı akıttığını hatırlatıp korku üzerinden varlıklarını sürdürmeye çalışacaklardır ama nafile. Artık Erdoğan’ın büyüleyici özelliği (karizma), imajı da halk indinde fazla bir şey ifade etmiyor. Bunda en büyük etken Erdoğan’ın bir yalnız adam olması. Çünkü yerellerde yeni Erdoğanlar yetişmedi. Birkaç yorumda daha yazmıştım. Şahsım adına Gebze/Kocaeli bölgesinde Erdoğan’ı o veya bu oranda İbrahim Karaosmanoğlu, Fikri Işık, Mehmet Ali Okur, Nihat Ergün, İlhan Yıldırım ve birkaç AKP’lide daha gördüm, görmedim. 2002’den bu yana şahsında genel başkanları Erdoğan’ı gördüğüm AKP’li sayısı, bir elin parmaklarını geçmez.

Merkezde veya uçta, sağ veya sol siyasetin genel doğrusu, partilerin genel merkezinin bir şekilde rüzgar estirmeye başlaması; il, ilçe ve örgütlerde ise teşkilat, başkanlık veya örgütlerin bu rüzgarı yaydırması üzerine kuruludur. Fitili genel merkez tutuşturur, yerel yapılanmalar yayar.

Çok uzun bir aradan sonra ilimizde Ferhan Şensoy, ardından ülkemizde Gandi şahsında bir CHP rüzgarı esmektedir. Bu kimi düşünürlerce bir balon olarak adlandırılsa da balon değildir. Ülkemizde çok partili döneme girdiğimiz yıldan bu yana siyaset tarihine şöyle bir göz atıldığında o veya bu şekilde idealist partilerin; geçmişi, geleneği ve kökü olan partilerin dip yaptığı dönemlerde bile çekirdek kadrosu üzerinden yapısını koruduğu bilinir. CHP’nin yanı sıra günümüz itibariyle MHP, SP ve DP’de bu tanımlamama girmektedir.

Ve CHP’de ilimizde Ferhan Şensoy, ülkemizde Gandi tarafından başlatılan bu rüzgar yerel katkı ve takviye istemektedir. Gebze bölgesinde özellikle Gebze ve Çayırova için Cengiz Sarıbay il başkanlığını, Deniz Baykal genel başkanlığı sürdürseydi belki her şey “güllük gülistanlık” idi ama o dönem geride kaldı. CHP’de, “Küçük olsun benim olsun”, “Ben CHP’nin iktidarında olayım da CHP nerede olursa olsun” dönemi sona erdi.

12 Eylül 1980’den sonra CHP ilk defa iktidar ve hatta tek başına iktidar için bu kadar iddialı. Gandi’nin tanımlaması ile bu bir koşu. Ve Gandi bu koşuda nihai hedefe asla tek başına varamaz. Yerel takviye de gerekli. Rüzgarın mahallelere, caddelere, sokaklara, evlere girmesi gerekli. Bunu yapacak olan da yerel yapılanmalardır.  

Geçtiğimiz pazar günü Çayırova Cumhuriyet Mahallesi’ndeki toplantıda CHP İl Başkanı Ferhan Şensoy’a, “Kocaeli solunun en sıkıntılı olduğu yer Dilovası. Dilovası’nı nasıl çözeceksiniz?” diye sordum. “Hücre çalışması” ile dedi. Kadrolarının olduğunu belirtti. “Bunu kiminle yapacaksanız?” diye sormadım. Sorsaydım şüphe yok ki, “İlçe başkanımız Salim Kaygusuz ile” derdi. Kaygusuz’u yıllardır tanır, ederim. Dilovası Belediyesi’nin kurulmasından sonraki ilk yerel seçimde CHP orada Salim Kaygusuz ile yerel iktidarı zorladı. İçinde bulunduğumuz dönemde ise son yerel seçimde gösterdi ki belediye meclisine üyelik için bile zor bir doku söz konusu. Dilovası gerçekten çok zor bir yer. Halkın önemli kısmının sol partiye oy vermeyi günah saydığı, çok tutucu bir yapı hakim. Ancak buna karşın idealist, gerçekçi, inatçı bir Ferhan Şensoy ve en az Ferhan Şensoy kadar idealist, gerçekçi ve inatçı bir Salim Kaygusuz var. Bence Dilovası çözülür ama Kara ve Suludere biraz daha toparlanıp meseleye asılmazsa, Gebze ve Çayırova’da yine hüsran yaşanabilir. Darıca ise süreç içindeki hatalarından kendini iyiden iyiye arı tutarsa, siler süpürür.

 

Yorumun başlığına döndüğümde CHP’nin, AKP’den alacağı çok ders var. AKP belki bu kadar süratli değil çok daha yavaş eriyecekti. Ancak yerellerde Erdoğan türetememesi, gerek genel gerekse yerellerde vurgunun, abudik gubudik icraatlar ile malı götürmenin özellikle bu dönem tavan yapması, “AKP’li olsun çamurdan olsun” anlayışı ile birçok beceriksizin sırf iyi yağ çekiyor diye kendini aşan yerlerde görevlendirilmesi… sonun başlangıcının ardından ANAP’ın yanına gidişatı süratlendiriyor.   

İşte CHP’nin yerel örgütleri, yerelimizdeki somut örneklerden de esasla önlerindeki dersi çok iyi okumalı. Hem de çok…

Bu yazı toplam (538) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?