Yükleniyor...
İsmail Şahinbaş

İsmail Şahinbaş

sirtcantam@sirtcantam.com

La Fontaineden masallar

15 Mart 2011 Salı Saat 00:22

Çok eski masaldır, karınca ile ağustosböceğinin hikâyesi. La Fontaine’nin tüm masallarında olduğu gibi her biri ders niteliğinde öğüt verici nitelik taşır.

Hikâye şöyle: Ağustosböceği kırlarda saz çalar, şarkı söyler, oyun oynarmış. Karınca da soğuk ve uzun geçecek kış günleri için erzak biriktirirmiş. Karınca, ağustosböceği ile her karşılaştığında, ona kış için hazırlık yapmasını tavsiye eder ancak her seferinde ağustosböceği kışa daha çok zaman olduğunu söyler, gününü gün edermiş.

Böyle sürüp giden karşılaşmaların-konuşmaların sonunda ağustosböceğinin içine bir kuşku düşüvermiş. İşini sağlama almak için ‘doğaana’ya çağrı yapmaya karar vermiş;

“Doğaana! Doğaana!” Diye bağırmış. Masal bu ya dağların arkasından doğa ana belirmiş.

“Doğaana, kış gelirken bana haber verir misin? Haber verirsen bende kış için erzak biriktiririm” demiş. Doğaana ne desin. ‘Olur’ anlamında bir rüzgâr estirmiş.

Karakışın en yoğun olduğu bir gün ağustosböceği, karıncanın kapısını çalmış.

“Karınca kardeş! Karınca kardeş! Aç kaldım bana biraz yiyecek verir misin?” Demiş. Karınca da, ağustosböceğine yaz boyu ne yaptığını sormuş.

“Saz çaldım, şarkı söyledim, oynadım” demiş. Karınca bu cevaba karşılık;

“Şimdi sen git, saz çal, şarkı söyle, oyna” demiş. Tabi ki ilave etmiş;

“Neden bir parça yemek biriktirmedin? Bu kış günleri için tedbir almadın?” Demiş.

“Tedbir alacaktım ancak doğaana kış gelirken beni uyarmadı” diye cevap vermiş.

O sırada konuşmalara kulak misafiri olan doğaana, gökyüzünde belirmiş ve ağustosböceğine seslenmiş;

“Yeşil yaprakları sarartmadım mı?” Ağustosböceği cevap verir;

“Evet sararttın.”

“Havaları soğutmadım mı?”

“Evet soğuttun.”

“Yüksek dağlara kar yağdırmadım mı?”

“Evet yağdırdın.”

“Eee! Ben senin için daha ne yapsaydım? Sonbaharın arkasından kışın geleceğini, ben sana daha başka nasıl bildirebilirdim ki?”

1985 yılında NASA, uydu fotoğraflarından, böyle devam ettiği takdirde, Anadolu’nun 50 yıl sonra çöl olacağını bildirmişler. O zaman yayınlanan tüm gazete ve dergilerde bu konu çokça işlenmiş. Konunun önemini anlayan TEMA Vakfı, erozyonla mücadele konusunda yoğun bir mücadele başlatmış ve hala devam ediyor.

‘TÜRKİYE ÇÖL OLMASIN’ sloganı ile sözlü-yazılı basında konunun önemini anlatmaya çalışmış ve çalışmaya devam ediyor. Hatta pilot bölgeler seçerek, ağaçlandırma yapar, hala yapmaktadır.

2009 yılındayız. NASA’nın ilk beyanından 24 yıl geçmiş durumda. Yani tahmini verilen sürenin yarısı geçmiş durumda. Ülkemiz hızla çölleşirken, maalesef milletin dilinde hala ‘Türkiye 50 yıl sonra çöl olacakmış!’ lafları dolaşıyor.

La Fontaine’den masallar devam ediyor anlaşılan. 2035 yılında bize saz çalıp, türküler söyleyip, oynamak düşecek galiba.

‘TÜRKİYE ÇÖL OLMASIN’

Işık ve sevgi ile…

 

Bu yazı toplam (775) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?