Yükleniyor...
Turgut Güngör

Turgut Güngör

gungor-turgut@hotmail.com

İyi olacak inşallah!

21 Mart 2011 Pazartesi Saat 22:22

Karakterini bildiğimiz için tam anlamıyla güvendiğimiz insanlar vardır...

Güzel konuşmayı bilseler de bilmeseler de, insan ilişkileri tekniklerine sahip olsalar da olmasalar da, onlara güveniriz ve onlarla başarılı bir biçimde çalışırız ve de çalışmalarımızın sonunda güzel şeylerin şekilleneceğine inanırız.
Hepimiz çevremizdeki gözümüzün seçebildiği her şeyi oldukları gibi gördüğümüzü, nesnel olduğumuzu düşünürüz. Oysa durum hiçte öyle değildir. Biz dünyayı olduğu gibi değil, olduğumuz gibi görürüz; ya da nasıl görmeye koşullandırılmışsak, öyle görürüz. 
Gördüklerimizi tanımlayabilmek için ağzımızı açtığımız zaman aslında kendimizi, algılarımızı ve paradigmalarımızı tanımlarız. Başkaları bizimle aynı fikirde olmadıkları zaman hemen onlarda bir aksaklık olduğunu düşünürüz. 
Çünkü hep bekleriz birileri anlatsın biz dinleyelim, olaylara öyle vakıf olalım. Birileri yargılasın, hah şimdi oldu diyelim. Kendimiz okumayalım, araştırmayalım, bana mı düştü tasası, bize ne diyelim. Eh biraz da birileri öyle olmamızı istiyor olabilir. Ama sonunda olmuyor ya diyen, canımız yanıyor yapmayın Allah aşkına diye sızlanan bizler oluyoruz.
Örneğin, olayların akışında şu, soyunun Yakup'tan geldiğine inanılan geçmişte, günümüz Suriye’si ve Mısır'ından Kuveyt'e kadar olan topraklarda yaşamış İsrail oğullarının bugün yaptıkları elbette kabul edilemez. 
Sonuçlarının en acı şekilde yaşanan, dünya siyasi tarihini çok uzun yıllardır meşgul eden ve çözümü nihayetsiz gibi görünen ve hatta sınırları halen oldukça tartışmalı bu coğrafyada yaşayan Müslüman ve Hıristiyan Araplara uyguladıkları vahşeti kınıyoruz elbet. 
Kınıyoruz da bu kınamayı ifrata vardırmadan yapalım, hatta mümkünse bu kınamaları oya dönüşmesi için kullanmayalım. Hele de AKP İzmit İlçe Divan Toplantısı öncesinde salonun önünde işsizliği canına tak etmiş kendini yakma eylemine kalkışan biçare vatandaşlarımız için çözümler getirilmesine çalışalım ya da ne bileyim kendini hayatının on yedinci baharında yaşama küsmek zorunda kalıpta kendini asabilecek kadar bunalmış gençlerin dertlerine deva olalım…

1,5 lira için bir birine silah çekebilecek haleti ruhiye girdabında boğulmak üzere olanların ellerinden tutalım. 
45 TL su faturasını ödeyemediği için, hapse atılan kör ve felçli vatandaşların; kaybolmalarının üzerinden neredeyse yıl geçtiği halde bulunamayan çocukların; bahçede seksek oynarken babaları yaşında adamlara verilip, anne olmaya zorlanan kızların; kahrolası terör yüzünden camın ülkemde her gün bir veya birkaç garibanın annelerin gözyaşlarını dindirmenin yollarını arayalım.

Elbette bu arada da Filistinli Müslüman ya da Hıristiyan Araplar için üzülelim ağıtlar yakalım. 
Hatta alyanslarımızı çıkarıp yardım kuruluşlarına verip yeni yeni gemiler almaları için teşvik edelim. Hatta o gemilerin içlerini doldurup dünyanın bilmem neresinde yardıma muhtaç ülke, ülkecik, kabile, topluluk adına her ne derseniz deyin işte onlara gönderelim. Nasıl olsa biz alyansımız olmadan da yaşayabiliriz.

Bilmem hiç bilgilerini taze tutmak için sık sık geçmişi düşündüğünüz olur mu? Hatırlarımsınız, 1. Dünya savaşında da biz bu kutsal toprakları savunmak için asker göndermiştik ama sonunda milletçe bu türküyü söyler olduk.
Havada bulut yok bu ne dumandır. 
Mehlede ölüm yok bu ne şivandır.
Bu yemen elleri ne de yamandır. 
Ano Yemen'dir gülü çemendir. 
Giden gelmiyor acep nedendir. 
Haydi hayırlısı…

Bu yazı toplam (619) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?