Yükleniyor...
Prof.Dr.  Alaeddin Bobat

Prof.Dr. Alaeddin Bobat

bizimdarica@gmail.com

Yavaş ve sessiz olur akarsuların ölümü-II : Su ve enerji

28 Mart 2011 Pazartesi Saat 23:55

Ülkemiz öyle sanıldığı gibi su zengini bir ülke değildir. Ülkemiz topraklarında doğan ve değişik denizlere dökülen çok önemli akarsularımız olmasına karşılık, yüksek debili akarsu varlığımız oldukça yetersizdir. Yılık ortalama 643 mm’lik yağış miktarıyla toplam 501 milyar metreküp su ülkemiz topraklarına düşmekte ve bu miktarın 274 milyar metreküp kadarı buharlaşma yoluyla tekrar atmosfere dönmektedir. 69 milyar metreküplük kısım yeraltı sularını beslemekte, 158 milyar metreküplük kısım ise yüzeysel akışla deniz ve göllere dökülmektedir. Sonuçta, teknik ve ekonomik olarak kullanılabilir su gizilgücümüz ortalama 112 milyar m3/yıl ve kişi başına düşen ortalama yıllık kullanılabilir su miktarımız ise 1650 m3 civarındadır. Bu veriler ile ülkemiz su kıtlığı çeken ülkeler arasında yer almaktadır. Ve daha da önemlisi, gelecek 20 yıl içinde nüfus artış hızına koşut olarak kişi başına düşen su miktarının azalacak olmasıdır.

Su ve Enerji

Suyun enerji üretmek amacıyla kullanımı Hidroelektrik Santrallar(HES) aracılığıyla olmaktadır. HES, barajda biriktirilen ve potansiyel enerji içeren suyun, belli bir yükseklikten düşürülerek içerdiği potansiyel enerjinin önce türbin aracılığıyla kinetik enerjiye(mekanik enerjiye) ve daha sonra da türbin çarkının dönmesiyle elde edilen mekanik enerjinin bir üreteç(generatör) motorunun dönmesi ile elektrik enerjisine dönüştürülmesi ilkesine dayanarak çalışan bir tesistir.

Yaman bir çelişki

Ülkemizde enerji arzını güven altına almak, artan enerji talebini karşılamak ve varolan çevre dostu enerji kaynaklarını değerlendirmek bir zorunluluktur. Son yıllarda artan enerji gereksinmesini karşılamak amacıyla dışa bağımlı doğal gaz yatırımları oldukça artarken su gücünden yararlanma düzeyi azalmıştır. Yıllarca boşa akan akarsuların fayda sağlamak amacıyla değerlendirilmesi elbette sosyal ve ekonomik açıdan olumlu bir yaklaşımdır. Üstelik “su akar, siz de öylece bakar” sözünün en az yarım yüzyıl dilimizde yer etmiş olması, su varlığımızın gerektiğince değerlendirilmediğini açıkça göstermektedir. Ancak su kullanım hakkında yapılan değişiklerle birlikte 1300 kadar HES projesinin ülkemiz gündemine girmesi ve bazı HES inşaatlarının başlamasıyla sosyal, kültürel, ekonomik ve özellikle ekolojik bazı çelişkiler yaşanmakta ve bu çelişkiler ister istemez insanları düşünmeye/tepki göstermeye itmektedir.

Baraj ve HES’ler

Bunların yanında, dünyada kişi başına düşen elektrik tüketimi yıllık ortalama 2500 kWs, gelişmiş ülkelerde ortalama 9000 kWs iken, ülkemizde kişi başına elektrik tüketimi yıllık ortalama 1900 kWs olarak tahmin edilmektedir. ABD’de kişi başına düşen elektrik tüketimi ise 12300 kWs’i bulmaktadır. Bu verilerden, ülkemizde kişi başına düşen elektrik tüketiminin yetersiz olduğu, ancak tüketim artışının hızla yükselmekte olduğu, bu tüketim artışına koşut olarak elektrik üretiminin de artması gerektiği sonucu çıkmaktadır.

DSİ verilerine göre ülkemizde şu anda doğal göller dışında 677 adet Baraj Gölümüz bulunmaktadır. Kuramsal hidroelektrik gizilgücümüz 433 milyar kWs, teknik ve ekonomik olarak değerlendirilebilir gizilgücümüz ise yaklaşık 140 milyar kWs’dir. İşletmede olan 213 HES’te 50.000 GWs elektrik üretilmektedir.  Yapım aşamasındaki 145 HES’in hizmete girmesiyle yaklaşık 24.000 GWs daha elektrik üretilecektir.  1300 HES ise proje aşamasındadır. Bu projelerin gerçekleştirilmesi durumunda yılda yaklaşık 66.000 GWs  daha elektrik üretilebilecektir. Ülkemiz şu anda, hidroelektrik gizilgücünün yaklaşık %25’ini değerlendirebilmekte, geriye kalan %75’i ise doğal gaz, fuel oil, linyit, kömür gibi fosil kaynaklardan karşılanmaktadır.

Her ne kadar HES’lerin üretim faaliyetleri diğer tesislere göre daha ucuz ve yarattığı çevre sorunları termik ve nükleer santrallere göre daha az olmasına karşın, özellikle bazı çevresel etkileri doğada geri dönüşümsüz zararlara neden olabilmektedir.

Bir dahaki yazımızda Baraj ve HES’lerin olumlu ve olumsuz etkilerine değinmek üzere….

 

Bu yazı toplam (884) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?