Yükleniyor...
Prof.Dr.  Alaeddin Bobat

Prof.Dr. Alaeddin Bobat

bizimdarica@gmail.com

Yavaş ve sessiz olur akarsuların ölümü-III: Baraj ve HES’lerin Etkileri

05 Nisan 2011 Salı Saat 18:33

Konunun keskin tarafları ve güncelliği bulunduğundan, Baraj ve HES’lerin sosyal, kültürel, turistik, ekonomik ve ekolojik etkileri üzerine yazmak ve “tamamen faydalıdır ya da zararlıdır” demek doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Çünkü her durumun kendine özgü koşulları bulunabilmekte ve bu koşullar zaman/zemine göre farklılık gösterebilmektedir. Bu gibi tartışmalı konularda, fayda-maliyet analizine yer vermek de bazen yanılgılara yol açabilmektedir. Bu nedenle, bu yazımızda Baraj ve HES’lerin yalnızca olumlu ve olumsuz etkileri üzerinde durulmuştur.

Sanıldığının aksine, ülkemiz su varlığı yönünden zengin bir ülke olmadığı gibi, yüksek debili akarsu varlığı bakımından da oldukça yetersizdir. Son günlerde, özellikle özel sektör tarafından, maliyeti daha düşük ve çevreye olumsuz etkisi göreceli olarak daha az olan kanal ya da tünel tipi HES yapımı yaygınlaşmış, ancak bu tip santrallerin de bazı olumsuz etkilerine karşı tepkiler gelişmiştir.

Yer seçimi neresi olursa olsun; maliyetler ne kadar yüksek veya düşük olursa olsun tüm baraj ve HES’lerin çevre üzerinde sosyal, kültürel, ekonomik ve özellikle ekolojik etkileri söz konusu olmaktadır. Üstelik bu etkilerin çoğunluğu da geri dönüşü mümkün olmayan değişiklikleri içermektedir.

Baraj ve HES’lerin olumlu etkileri

Bir zamanlar TV’lerde bir reklam filmi tekrarlanır dururdu : Ödediğiniz her kuruş vergi “yol-su-elektrik(YSE)” olarak geri dönecek. Ödenen her kuruş verginin ne kadar YSE olarak geri döndüğü tartışılabilir ama, gerçekten de yapılan çoğu Baraj ve HES, beraberinde dar ya da geniş, uzun ya da kısa, asfalt ya da toprak yol olarak; içme, kullanma ya da sulama amaçlı su olarak ve asıl üretimi elektrik olarak geri dönmektedir.

Bu YSE üçlüsü dışında, Baraj ve HES’ler sel ve  taşkınları önlemekte, nükleer ve termik santrallere göre daha az çevre kirliliği yaratmakta,  kurulduğu yerlerde az da olsa işlendirmeye(istihdama) ve kırsal/bölgesel kalkınmaya(okul, sağlık ocağı, köy konağı yapımı vb) katkı sağlamakta, tatlısu balık yetiştiriciliğine ve bazı sportif/rekreatif/turistik etkinliklere zemin hazırlamakta, iklim aşırılıklarını gidermekte(yumuşatmakta), suyun düzenli akışını sağlamakta,  kısmen su ulaşımına aracılık etmektedir. Çevresinin ağaçlandırılması ile dolaylı olarak Baraj ve HES’lerin erozyon önleme işlevi de bulunmaktadır.

Baraj ve HES’lerin göreceli üstünlükleri

Baraj ve HES’ler her şeyden önce yenilenebilir ve temiz enerji kaynakları arasında yer almaktadır. Göreceli olarak enerji elde etme maliyeti daha düşüktür. Verimi ve hizmet verme süresi daha yüksektir. Yatırımın geri dönme süresi daha kısadır. Bilinen bir teknolojidir ve yakıt gideri bulunmamaktadır. Atık sorunu bulunmadığı için çevresel etkisi görece daha düşüktür. Yağış ve su olduğu sürece teknik sorunlar dışında üretimin aksaması söz konusu değildir.

Baraj ve HES’lerin olumsuz etkileri

Sosyal ve kültürel değişiklikler başta olmak üzere Baraj ve HES’lerin turistik, ekonomik ve ekolojik bazı olumsuz etkileri bulunmaktadır.

Sosyal ve kültürel etkiler

Baraj ve HES’lerin “olumsuz çevresel etkisi olmayan ve tamamen zararsız bir enerji kaynağı” olduğu savı artık geçerliğini yitirmiştir. Çünkü yapılan araştırmalar “Büyük Baraj ve HES”lerin önemli sosyokültürel sorunlara yol açtığı kanıtlanmıştır. İnsanları yıllarca alıştıkları ve ekonomik etkinlikte bulundukları yerleşim yerlerinden zorunlu göçe maruz bırakmak, bu olumsuz sosyokültürel etkilerin başında gelmektedir. Küresel ölçekte yaklaşık Türkiye nüfusu kadar bir kitlenin bundan mağdur olduğu ve bu insanların eski yaşam standartlarına bir daha kavuşamadığı ortaya çıkmıştır.

Bu sosyal sorunların yanında, Baraj ve HES’ler tarihi ve turistik yerleri su altında bırakarak kültürel değerleri geri dönüşümsüz olarak yok edebilmektedir. Bunun en canlı örnekleri Allianoi ve Hasankeyf antik yerleşim yerlerinde yaşanmaktadır. Bir tarihi yok etme pahasına, bu antik kentler Baraj ve HES yapımı sonucunda su altında kalacaktır. Bir kısmı kurtarılmış olsa bile tıpkı Birecik Baraj Gölü altında kalan Zeugma antik kentinde olduğu gibi.

Baraj ve HES’lerin büyük bir kısmı çevredeki ekosisteme, dolayısıyla canlı ve cansız varlıklar ile bunlar arasındaki ilişkilere az ya da çok zarar verdiğinden doğa turizmini ya da ekoturizm denilen ekolojik turizmi de olumsuz etkileyebilmektedir. Doğu Karadeniz Bölgesinde yer alan Fırtına, Senoz ve İkizdere vadilerinde yaşananlar bu gerçeği açıkça ortaya koymaktadır.

Ekonomik etkiler

Baraj ve HES uğruna, “kamulaştırma ya da satın alma” adı altında insanları bağından-bahçesinden-tarlasından yoksun bırakmak önemli bir ekonomik olumsuzluktur. Her ne kadar, değerinde  - hatta ederinin de üstünde - yapılan kamulaştırma ya da satın almalar akla “Balık tutmasını öğretmeyi değil, balık vermeyi” getirmektedir. Bu tür kamulaştırma ya da satın almaların “sürdürülebilir” tarafı bulunmamaktadır. Çünkü, yapılan araştırmalar göstermiştir ki, kırsal alanda tarım ya da hayvancılıkla geçimini sağlayan insanların,  aynı ya da farklı bir ekonomik etkinliği başka bir yerde yapma şansı/becerisi pek fazla olamamaktadır. Bu durum da, ister istemez Baraj ve HES’ler bazı kişilere iş ve aş sağlarken, çoğunluğu işsiz ve aşsız bırakabilmektedir. Örneğin Birecik Baraj Gölü altında kalan Halfeti ilçesinin verimli tarım arazileri ve özellikle yalnızca o yöreye özgü olan yani orada yetiştirilen “karagül”e ne olmuştur? Peki, sular altında kaldığı için evleri-bağı-bahçesi-tarlası boşaltılarak yeni yerleşim yerine taşınan yöre halkı mutlu mudur? Bu soruları çoğaltmak ve hepsine “kuşkuyla” bakmak mümkün.

Baraj ve HES’lerin asıl önemli sorun kaynağı, ekosistem üzerindeki geri dönüşü olmayan etkileridir. Üstelik, pek çok yerde yöre halkının karşı duruşlarının altında yatan temel gerekçeyi de bu “etkiler ya da değişiklikler” oluşturmaktadır.

Bir sonraki yazımızda bu etkilere değinmek üzere…

Bu yazı toplam (614) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?