Yükleniyor...
Aktan Uslu

Aktan Uslu

aktanuslu@gmail.com

Ben yine geldimJ))

09 Haziran 2010 Çarşamba Saat 06:39

Öyle de bir huyum var. Kapıdan kovsalar bacadan girerim.

Hiç unutmam. Bilen bilir. 1996 yılında merhum Ragıp Demirkol dönemindeki Demokrat Gebze Gazetesi’nde hayli fırtınalı bir sürecin ardından ayrılmış, bir süre mesleğe ara da vermiştim.

Yazdığı yorumun altına imza atmaktan korkan biri benim o sürecimi, “Kaba etlerinde tekmenin izi duruyor…” diye yorumlamıştı.

Meslekte brüt 16’ncı yılımdayım. Daha bugüne kadar altına imza atmadığım, kimi ne şekilde kast ediyorsam ismini anmaktan arındığım bir yorumum yoktur. Yorum sonrası tepki gösterecek her kim varsa ama telefonla, ama yüz yüze şahsıma ulaşamamışlığı yoktur. Ve yorumlarımda kişisel olarak eleştirip de, evrensel basın ilkeleri gereği varsa yanıt hakkı, kullanmak isteyip de kullanamadığını söyleyen bir birey dahi yoktur.

Ben buraya Çayırova Haber Gazetesi’nden istifa ederek geldim. Gerekçeleri paylaşmak zorundayım çünkü yine o yazının altına imza atmaktan korkan ve “gazeteci” geçinen biri, altına işverene rağmen işverenin imzasını atarak işten çıkma/çıkartılma gerekçem olarak Çayırovalılar’ın manevi değerlerine aykırı yorumlarda bulunmamı, işveren tarafından uyarılmama rağmen o uyarılarımı dinlemediğimi yazdı. Ve o korkak bir de hadi o yorumun altına kendi imzasını atmayı, gitti bir de işverenin imzasını attı. Ve o korkağa göre Çayırovalılar’ın manevi değeri, abudik gubudik işlerle uğraşanlar teşhir edilince inanıyor. Korkakın “manevi” değerlerinin neden ibaret olduğu, ne tür bir “duygusal”lık içerdiği herkesi kendi gibi sanmasından da açığa çıkıyor.

Olcay Karabağ’ı aradım. Bir takım benimsemediğim pratiklerini yüzüne söylediğim, samimiyetine güvendiğim biridir kendisi. Zaten telefonu açtığımda, “Altında sizin imzanız varmış ama o ifadeyi sizin yazdığınıza inanmıyorum” dedim. Beni doğruladı. Kendisinin de çok üzüldüğünü söyledi.

Sevgili okur. Çayırova Haber’den istifa etmeme iki etken gerekçe oldu. Yorumlarım ve haberlerim.

Gazetenin sahibi Olcay Karabağ, Çayırova’da büyümüş yetişmiş bir şahsiyet. Hiçbir zaman yalanlanamayan, “Bu yoruma dava açacak yürek aranıyor” başlıklı üç günlük seri yorumuma rağmen henüz o yorumda ismi geçen hiçbir kimse şahsında savcılığa ifade vermek için çağrılmadığım yorum, bardağı taşırdı! Gelecekte Çayırova Belediye Meclis üyeliği gibi bir hedefi, ideali de olan Karabağ, mahalle baskısının olağanüstü boyutlara gelmesi ve bireysel hedefine engel olacağı öngörüsü ile yorum yazmamamı istedi. Zaman içinde yorumlarıma eleştiriler getirdi. O dönem hiçbir baskı da yapmadı, “Ahlaksızca yazmışsın…” tanımlaması da getirmedi. Kartları hep açık, samimi oynadı.

Yorumlar bir tarafa olmayan sokağa parke dökülmesi başta olmak üzere Çayırova Belediyesi’nin tüm abudik gubudik icraatlarını bir, bir; belgeli ve yalanlamayan şekilde teşhir ettiğim haberlerin önüne belediye önce ilan kaynaklarını keserek engel olmaya çalıştı, olmadı.

Başkan Akbaş’ın kadrosunda yer alan, Çayırova Engelli ve Aileleri Derneği Başkanı Macit Kardeş (ki muhtemelen Türkiye’de benzer derneklerin engelsiz başkanı olarak tek örnektir) gazeteye sus payı ilanlar gönderdi. Bu ilanlar Özden Demirci tarafından kabul edildi ama yine tutmadı.

Bu orada cuma günü yayınlanan röportajlar, 1 Mayıs ile ilgili yazı dizisiyle birlikte gazetenin tirajı kimi günler ortalama tirajı üçe beşe katlayıp o yayılım ve tirajla birlikte Çayırova dışından, İstanbul dahil olmak üzere reklam gelmeye başlayınca belediyenin son kozu abudik gubudik haberler için 1000, 2000, 3000… gibi rakamların telaffuz edildiği gazeteler satın almak oldu. Bu “sus payı” alımları, bu sefer tuttu!

Pes. Bu sefer de ‘gücü’, parası olanlar ‘kazandığı’nı sansın” deyip istifamı bastığım o gün üstelik aynı gün belediyeden bir yetkili beni arayıp ne iş yaptığımı, belediyenin bir kutu işi olduğunu, teklif gönderdiklerini, yanıt göndermediğimi falan söyledi. O gazetenin o tür işlere asla bakmayan, gazete içi protokol sıralamasında üçüncü sırada yer alan, o gazetede 1.5 yılı geride bırakan biri olarak o telefon ilk defa, o gün geldi sevgili okur…

Ve ben yine geldim sevgili okur.

İki dönem mesleğe ara verdiğim için, bir dönem İzmit’te çalıştığım için hem var, hem yoktum. 1.5 yıldır da Çayırova’da olduğum için hem vardım, hem yoktum. Dördüncü gelişimi yine Çağdaşkent’te yaptım. Bu, bu gazetede üçüncü dönemim. Ve ben hiç kesintisiz, Serbest Bölge ile döndüm sevgili okur.

Hakkımızda hayırlısı, sevgili okurJ))

Bu yazı toplam (585) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?