Yükleniyor...
Bedriye Yıldızeli

Bedriye Yıldızeli

bedriyeyildizeli@gmail.com

Boyun eğmeyenler, 1 Mayıs sizlerindir

25 Nisan 2011 Pazartesi Saat 19:16

1 Mayıs, sermaye iktidarının saldırılarına direnen işçilerin; aklını, bilgisini, yaşamını emekçilerin kurtuluşu için harekete geçiren aydınların; hile ve zorbalıkla gelecekleri teslim alınmak istenen öğrencilerin; kısaca bu ülkenin BOYUN EĞMEYEN insanlarının bayramıdır"

Bu bayram ne AKP'nin 'ileri demokrasi' palavralarıyla, ne 'ana muhalefet'in işçi sınıfını yatıştırmak için kullandığı ikiyüzlü yöntemlerle, ne de sendikal bürokrasinin küçük hesaplarıyla gölgelenebilir.

İşçi kitleleri, devrimci siyasal güçler ve dürüst sendikacılar geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi, bu yıl da 1 Mayıs'ı patronlarla işçiler arasındaki uzlaşma kültürünü yansıtan bir panayır olmaktan çıkaracaklardır. 1 Mayıs'ta patronların, patron sözcülerinin yeri yoktur.

Onca zorlu mücadeleden sonra kitlesel mitinge açılan Taksim'in, bu yıl tüm Türkiye'de tek kutlama alanı olarak belirlenmesinin, Taksim meydanında birleşik tek ses vermenin önemine dikkat çekilmesi bizler açısından bu yılda bir zorunluluktur.

Bizler, her yıl 'tek ve birleşik 1 Mayıs' talebini dile getirmekte, her yıl başka bazı güçlerle birlikte bunu yaşama geçirmek için yalnızca İstanbul çağrısı yapmaktadır. Ancak buna karşın, Türkiye'de bir bölümü oldukça etkisiz sayısız 1 Mayıs kutlaması yapılmaya devam edilmektedir.

Bizler bu yıl "tek ve birleşik 1 Mayıs" çağrısını sendikal ve siyasal yapılara yinelerken, bu çağrının karşılığı olmaması durumunda, belli bölgesel merkezlerde 1 Mayıs'ı gerçek anlamına kavuşturmak için çaba harcayacak güçlerin yanında olacağız.

Boyun eğmeyen işçi ve emekçiler, hakkını arayan öğrenciler, emeğe güç katan aydınlar Türkiye’nin boyun eğmeyenlerinin saflarında, 1 Mayıs'ta alanlara eşitlik ve özgürlüğün bayrağını taşıyacaklardır.

****

Taze meyve çürür mü?

Tayyip Erdoğan diyor ki, biz taze meyveyi bile çürütürüz. Gençliği de çürütürüz.

Ona mı inanacağız?

Biz artık herkesin gerçek olduğundan emin olduğu, Taraf Gazetesinin bile varlığını inkar edemez hale geldiği bir sınav hilesinin avukatlığını yapacak 10 bin genç olacağına mı inanacağız?

Varsa, kendi deyişiyle “koysun” onları, biz de görelim, ülke tanısın, hilenin, hırsızlığın avukatlığını yapacak 10 bin genç kimmiş!

Tayyip Erdoğan, 12 Nisan'da “ÖSYM Başkanı'nın açıklamalarından tatmin oldum” dedi. Sonra bizlere saldırdı: "birileri gençleri kışkırtıyor. Ortada hiçbir şey yokken, “şifre iddiaları” (!) ile liseleri karıştırıyor."

Yandaş basın sürdürdü; az kaldı, sınav yolsuzluğunu protesto etmek için sokaklara dökülen gençleri yakında Ergenekoncu da ilan edecekler.

Son konuşmasında ise “Şifre yok” diyemedi, “Sınav yolsuzluğu yok” diyemedi...

Ne dedi?

“Gece gündüz ders çalışan, uykusundan, oyunundan, eğlencesinden fedakarlık yapan gençlerin hissiyatını siyasi malzeme haline getirmek, çok açık söylüyorum, ahlaksızlıktır, fırsatçılıktır. Eğer, sınavda bir yanlış varsa, bir kayırma varsa, yasa dışı, kirli ilişkiler varsa, buna karşı çıkacak, bunun karşısında güçlü tepki koyacak ilk kişilerden biri ben olurum, arkadaşlarım olur.”

Başbakan! Neredeyse 1 ay olacak. Sınavda yanlış var mı, yok mu; kayırma var mı, yok mu; yasa dışı, kirli ilişkiler var mı yok mu?

Senin yaptığın fırsatçılık!

Gece gündüz ders çalışan, uykusundan, oyunundan, eğlencesinden fedakarlık yapan gençlerin hissiyatını sen istismar ediyorsun.

Bir de üstüne şunu diyor, Başbakan: “Taksim’de bin kişiyi, iki bin kişiyi yürütmek, iki bin genci yürütmek problem değil. Onlar YGS sınavının karşısında tavır ortaya koyduklarını açıklarken, biz de kalkarız onların karşısına 5 bin, 10 bin tane genci koyarız. Ama biz bu ülkede gerilimden yana değiliz.”

Başbakan koyarız diyor! Satranç tahtasına piyon dizer gibi 10 bin genci YGS yolsuzluğu karşısında tavır koyanların karşısına koyacakmış.

Ey bu ülkenin gençleri!

Başbakan'a gençlerin oraya buraya “konulacak” piyonlar olmadığını ona öğretmeye var mısınız?

Boyun eğdiremediklerine saldıran, “komandolarımı Taksim'e dizerim” tehditleri ile yolsuzlukları örtmeye çalışan Başbakan'a gençlik neymiş ne değilmiş öğretmeye var mısınız?

Biz varız.

O zaman.

Boyun eğmeyenler;

Haydi, 1 Mayıs’a! Haydi Taksim’e!

 

Bu yazı toplam (573) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?