Yükleniyor...
Prof.Dr.  Alaeddin Bobat

Prof.Dr. Alaeddin Bobat

bizimdarica@gmail.com

Yavaş ve sessiz olur akarsuların ölümü VI: Can Suyu

25 Nisan 2011 Pazartesi Saat 20:24

Diğer adları telafi suyu, ekosistem suyu, çevre(sel) suyu ya da ekolojik su. Tohumun, fidan ya da fidenin toprakla buluşmasından hemen sonra toprağa verilen ilk suyun adı da can suyu. Dolayısıyla can suyunun amacı, ekosistemde ya da herhangi bir ortamda bulunan canlıların yaşamlarını ve canlı-cansız ilişkilerini sağlıklı biçimde sürdürmeleri için gerekli olan en az düzeydeki su miktarıdır.

Can suyu sorunu özellikle düşük debili akarsular üzerinde kurulan küçük ölçekli HES (nehir/tünel/kanal tipi HES’ler) projelerinden sonra gündeme gelmiş ve tartışmalar ivme kazanmıştır.

Kanal (nehir-tünel) Tipi HES’ler

Büyük tipte Baraj ve HES’ler uzun süreli yağış ve su gözlemleri, jeolojik çalışmalar, inşaat ve işçilik giderleri gibi oldukça yüksel maliyetler gerektirmektedir. Doğal varlıklara ve onların ekosistemine zararları, bölgesel kültürler ve tarihi yerleri yok etmesi, su kalitesine olumsuz etkileri ve sedimentasyon sorunu gibi nedenlerle büyük baraj ve HES yapımı çekiciliğini yitirdiği gibi, üzerinde büyük Baraj ve HES yapacak yüksek debili akarsular da hemen hemen kalmamıştır.  Bu nedenlerle,  maliyeti daha düşük ve kimilerine göre çevreye olumsuz etkisi daha az olan Kanal Tipi HES kurmak son zamanlarda yaygınlaşmıştır. Ancak, küçük bir kasabaya yetecek kadar enerji üreten kanal tipi bir tesis için bile pek çok ağaç kesilip yol açmak zorunda kalınması ve can suyunun yeterince bırakılmaması bile doğal yaşamda geri dönüşü olmayan zararlara neden olabilmektedir.

Bu tip santraller genel olarak regülatör, çökeltim havuzu, su iletim kanalı ve yolu, yükleme havuzu, cebri boru, santral binası ve şalt sahasından oluşmaktadır.

Su, çökelme havuzuna alındıktan sonra yönü değiştirilerek tünel, boru veya kanalla düşüş yaptırılmakta, elde edilen gizilgüç türbin aracılığıyla mekanik güce dönüştürülerek enerji üretilmektedir. Bu sırada akarsuyun doğal yatağı değiştirildiği ve regülatörlerle yönlendirilen su yatağından akmayacağı için bir miktar su canlılığın sürdürülmesi amacıyla akarsuyun doğal yatağına bırakılmaktadır.  İşte, herhangi bir akarsu ekosisteminin gereksinme duyduğu bu su miktarına “can suyu” denilmekte ve ekosisteme verilen zarar da bu noktada ortaya çıkmaktadır. Bırakılacak can suyu miktarı çeşitli yöntemlerle hesaplanabilmektedir.

Can Suyu Hesabında Yöntemler ve Can Suyu Miktarı

Regülatörlerin akış aşağısında yaşamını sürdüren canlı-cansız ekosistemin etkilenmemesi için, akarsu yataklarına bırakılacak su miktarı değişik yöntemler ile hesaplanabilmektedir. Bu yöntemler arasında “en uygun” ya da “en iyi” diye bir ayrım bulunmamaktadır. Çünkü her ekosistemin kendine özgü yapısı, gereksinme duyduğu can suyu miktarının farklı olmasına yol açmaktadır.

Genel olarak can suyu miktarı havzadaki ortalama yağış miktarının yüzdesi olarak hesaplanmakta ve bu oran ülkemizde %10 olarak belirlendiği için sorunlara neden olmaktadır.

Can suyu miktarının belirlenmesinde kullanılacak yöntem akarsu tipine(sürekli ya da mevsimlik olup olmamasına), ekosisteme/doğal varlıklara verilen öneme, karar verme sürecinin karmaşıklığına, maliyete(veri toplama maliyeti gibi) ve eldeki verilerin niteliğine bağlı olarak değişmektedir.

Burada belli başlı iki yöntemden söz edilecek ve bir öneri sunulacaktır.

7Q10 Yöntemi

7Q10 her on yılda 7 gün süreyle gözlemlenen en düşük debi miktarını gösteren bir yöntemdir. Bu değerin belirlenebilmesi için uzun süreli akarsu gözlem verileri gerekmektedir. Gözlem verilerinden her yıl için art arda gelen 7 minimum debi miktarı belirlenir. 10 yıl boyunca art arda gelen bu minimum debi miktarının %90 olasılık değerine karşılık gelen değerinden 7Q10 değeri hesaplanır.

DSİ’nin de son zamanlara kadar kullandığı bu değer çok fazla tartışmaya açıktır. Çünkü su havzalarında ve özellikle küçük akarsularda uzun süreli gözlem yapılmaması, 7Q10 yöntemiyle hesaplanan can suyu miktarının oldukça düşük olmasına yol açabilmektedir.

Tennant Yöntemi

Tennant yönteminde yüzdeler kullanılarak Ekim-Mart(su yılının ilk yarısı) ve Nisan-Eylül(su yılının ikinci yarısı) dönemleri için bir akarsu ekosisteminde bulunması gereken su miktarı farklı ekosistem kalite sınıfları için hesaplanabilmektedir. Tennant önerisini, akarsu ekosistemlerinde yaptığı uzun süreli gözlemlere dayandırmıştır. Dolayısıyla Tennant’ın önerisi, gözlem yaptığı akarsu ekosistemleri için uygun bir yaklaşım olabilir. Diğer akarsu ekosistemleri için söz konusu yöntem kullanılırken bu noktanın göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Buna durumsallık yaklaşımı denir. Yani, bir akarsu için hesaplanan ya da olumlu/çözüm olan bir durumun diğer akarsu(lar) için olumlu/çözüm olmaması durumudur.

Ne Yapmalı? ya da Durumsallık Yaklaşımı

Can suyu miktarını hesaplamak için kullanılan yöntemlerde dikkati çeken en önemli nokta, tüm çalışmalarda uzun süreli gözlem verilerinden yararlanılmasıdır. Yani, her su havzasının ve hatta her akarsuyun debi miktarları hesaplanırken öncelikle yağış, buharlaşma, yeraltına sızma, yan akarsuların durumu, havzadaki akarsuyun diğer amaçlarla(sulama ve kullanma suyu olarak) kullanılması ve sucul/karacıl ekosistemin varlığını sürdürebilmesi için gerekli su miktarı gibi pek çok veriden yola çıkılmasıdır.

Nitekim, özellikle Karadeniz Bölgesi’ndeki HES’lerle ilgili davalarda, mahkemeler bilimsel olarak belirlenmemiş(uzun süreli gözleme dayanmayan)  can suyu miktarlarını gerekçe göstererek yürütmeyi durdurma ve iptal kararları verebilmişlerdir.

Bu gerçekler karşısında, uzun süreli bilimsel gözlem ve verilerden yola çıkılarak, küresel ısınma/iklim değişikliği/kuraklık gibi son yılların önemli sorunları da göz önüne alınarak işin uzmanları tarafından can suyu miktarları hesaplanmalıdır. Ayrıca, her akarsuya ya da her ekosisteme yalnızca parasal/ekonomik değer olarak bakmanın, doğa ve ekosistemi tek yanlı ve geri dönüşümsüz olarak bozma anlamına geldiği; parasal değerin herhangi bir yoldan sağlanırken, bozulan ekosistemin önceki durumuna gelmesinin çok uzun yıllar alabileceği ya da önceki konumuna geri döndürülemeyeceği de unutulmamalıdır.

Bu yazı toplam (1061) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?