Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

Muhacirler, kaybedilmiş toprakların aziz hatıralarıdır.

02 Mayıs 2011 Pazartesi Saat 20:20

Sevgili okurlar Darıca’ya Selanik’ten, Drama’dan, Kavala’dan ve Girit’ten gelen göçmen Türkleri geçen yazımda ‘’Darıca’da yaşayan savaşın çocukları’’ ve ‘’1924–1933 yılları arasında Darıca’ya yerleşen göçmen Türkler’’in dramlarını bir şekilde yazmaya çalışmıştım. Baktım ki Bulgaristan’dan gelen Türk soydaşlarımızın dramlarını anlatmadan geçemezdim! Bulgaristan Osmanlı Devleti tarafından 1389 yılında işgal edildikten yaklaşık 485 yıl kadar  o bölgede yaşayan insanlar arasında ırk, dil, din ayrımı gözetmeksizin yönetmişlerdir. Osmanlı bu bölgeye Özellikle Oğuz ve Kuman Türklerinin bazı boylarını yerleştirmiştir. Bu yerleştirme özellikle Batıdan gelecek tehlikeye karşı tampon görevi olsun diye. Bir de gelen bu Türk boylarından bazılarına örnek vermek istiyorum. Naldöken Türkmenleri özellikle, Filibe, Varna, Şumru, Silistre vs..bölgelerine yerleştirilmiş.Tanrı dağı Türkmenleri ise, Edirne, Kırk kilise, Rusçuk, Razgrat, Niğbolu vs. bölgelerine yerleştirmiş. Ofça bolu Türkmenleri ise, Dobluca bölgesine son olarak Kocacık Türkmenlerini ise Doğu Trakya bölgesine, yerleştirmişlerdir.  1877–1878 Osmanlı-Rus savaşından sonra Bulgaristan Türkleri için kötü günler başlamış, katliam, asimilasyon ve göç gibi insanlık tarihinin en alçak politikalarıyla karşı karşıya kalmışlardır. Bulgaristan Türkleri her şeye rağmen benliklerini korumayı başarmışlardır.1877–1878 yılında yapılan anlaşma gereğince, Osmanlı Bulgaristan’ın içişlerine karışamayacaktı. Batının desteğini arkasına alan Bulgaristan bu tarihten 30 yıl sonra (1908) bağımsızlığına kavuşur. İlk göçler, baskılar, zulümler ve asimilasyon bu tarihte başlar ve 1989 yılına kadar sürer.1878 ile 1950 yılları arasında çeşitli tarihlerde yaklaşık 550.000 muhacir yerlerinden, yurtlarından baskı ve şiddet kullanılarak Bulgaristan’dan Anadolu’nun çeşitli şehir ve kasabalarına yerleştirilmişlerdir. Ben sizlere daha çok 1950 ile 1989 yılları arasındaki zorunlu bırakılan göçleri anlatmaya çalışacağım. 1. ve 2. Dünya savaşlarında Almanya’nın yanında savaşan Bulgaristan bu iki savaştan yenilgi ile ayrılır. 2. Dünya savaşından sonra soğuk savaş yıllarında Bulgaristan Varşova Paktı’nın üyesi olur. Yeni kurulmuş olan genç Türkiye Cumhuriyeti devleti Nato’ya üye edilir. Bu yıllarda Bulgaristan’daki Türkler Bulgaristan nüfusunun %10’u kadardı. Bulgaristan Hükümeti Türklerin Anadolu’ya göç etmek istemelerine karşı idi. O yıllarda Bulgaristan’ın büyük iş gücüne ihtiyacı olduğundan göndermek istemiyordu Türkleri. Fakat ülke içerisinde özellikle Türklere karşı, zorunlu isim değiştirme uygulamaları, Türkçe konuşma yasağı, dini yaşamın kısıtlanması, ellerindeki tarlalar geri alınması, Türk okulları kapatılarak Bulgar okullarına dönüştürmüşlerdir. Özellikle Türklerin Nato’ya girmesine karşılık, göndermek istemediği Türkleri daha fazla bir nüfusla 250.000 kişiyi 3 ay içerisinde göndermek ister Bulgar Hükümeti. Amaç Türkiye’nin Nato’ya girmesine tepkide bulunmak birde  Türk ekonomisini çökertmekti amaç. Bu durum Türk Bulgar devletleri arasında karşılıklı nota verilesi ile devam eder. Belki de bu zorunlu göç ile oradaki Türklerin topraklarına, evlerine, iş yerlerine çok az bir para vererek sahip olunacaktı. Sonuçta 1950–1951 yılları arasında Bulgaristan’ın Varna Limanından 154,000 kişi gönderilir. Bulgar Hükümeti,   büyük bir ihtimalle Türkiye'ye gönderilen bu göçmenler arasında çok sayıda Çingene de bulunmaktadır. Zira yukarıda belirtildiği üzere Avrupa'da Çingeneler Ortaçağ'dan itibaren Türk veya Türk ajanı olarak telakkî edilmiştir. Kanaatimize göre bu antlaşmayı fırsat bilen Yunanlar, kendi ülkelerinde yaşayan Çingenelerin büyük çoğunluğunu, Türk oldukları gerekçesiyle Türkiye'ye göndermiştir. Zira ülkemizde kendilerini "roman" olarak nitelendiren vatandaşlarımızın tamamı, Avrupa'dan Türkiye'ye göceden Çingenelerdir. Kendileriyle görüştüğümüz bütün Romanlar; Yunanistan, Bulgaristan ve Yugoslavya göçmeni olduklarını söylemektedir. Bu durumu anlayan Türk Hükümeti bu duruma karşı çıkarak bazılarını geri göndermek ister. Bulgaristan Hükümeti bu duruma yanaşmayarak sınırlarını kapatır. Rus devlet başkanı Stalin Bulgaristan Türklerinin ilerde Türkiye’de yapılacak sosyalist devrimin öncüleri olarak yetiştirilmesi için, Bulgaristan’da kapatılmış Türk okullarını tekrar açılmasını ister.1951–1952 yılları arasında pek Türk öğretmeni kalmadığından, Azerbaycan’dan Türkçe bilen öğretmenler getirilir. Bu durum Stalin’in ölümü olan 1953 yılına kadar sürer. 1953 yılından sonra tekrar Türk okulları kapatılarak Bulgar eğitimi veren okullara dönüştürülür. Birde özelikle 1956 yılında Bulgaristan Komünist Partisi’nin Genel Başkanlığına Todor Jivkov’un getirilmiş, 1962 -1989 yıllarında özellikle Türler eritilerek Tek millet oluşturmayı amaçlamıştır.  1964 yılında Jirkov’un faşistçe yaptığı baskılarından kaçmak isteyen 383.000 Türk Anadolu’ya kaçmak için dilekçe verir. 1968 yılında Bulgarlaştırma faaliyetinden dolayı Rodoplar, Deliorman, Dobruca’da yaşlı çocuk demeden katliam yapılmış. Meriç baraj gölünde 1000 kişi vahşice öldürülür. Sevgili okurlar Bulgaristan’daki kültürel Asimilasyonun boyutlarını bazı istatistik verilerine bakacak olursak, 1876 yılında cami sayısı 4860 iken 1980 yılında bu oran 1180’e düşmüştür. Türk okulları sayısı 1876’da 4112 iken 1880 yılında ise Türk Okulu hiç kalmamıştı! Son olarak 1989 yılında, 160.000 kişi Anadolu’nun çeşitli şehirlerine gelip yerleşmişlerdir.1950 yılına kadar Bulgaristan’dan gelen Muhacir sayısı 550.000 kişi, 1950 ile 1993 yılına kadar gelenlerin sayısı ortalama 800.000 kişidir. Sevgili okurlar unutulmamalıdır ki Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK başta olmak üzere Türk Kurtuluş Savaşını kazanan komutanların yüzde altmışı Balkan Türkleri içinden çıkmıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sözü ile bitirmek istiyorum yazımı.  “Muhacirler,  kaybedilmiş toprakların aziz hatıralarıdır.”

Bu yazı toplam (1715) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?