Yükleniyor...
Prof.Dr.  Alaeddin Bobat

Prof.Dr. Alaeddin Bobat

bizimdarica@gmail.com

Bahara merhaba şenliği

16 Mayıs 2011 Pazartesi Saat 22:12

Sakura ve Sake

Sakura Japonca’da “Kiraz çiçeği” demektir. Japonların en çok sevdiği çiçeklerdendir kiraz çiçeği. 10 gün gibi oldukça kısa süre çiçek açan kiraz ağacı, çiçekleri ile yaşama ayrı bir güzellik katar ve bu güzelliğin değerini ancak bakıp da görebilen gözler, duyup da işitebilen kulaklar ve yürekleri sağır olmayanlar bilir. Sake ise Japonya’nın pirinçten yapılan geleneksel şarabı.

Günümüzden 100 yıl kadar önce Japonya, dostluklarını zenginleştirmek ve kalıcı kılmak üzere yabancı ülkelere kiraz ağacı hediye etmeye başladı. Washington, New York, Berlin ve Sao Paola gibi pek çok önemli kentte Japonların armağanı olan bu ağaçları görebilirsiniz.

Kiraz çiçeklerinin açmasını izlemek ve bundan haz duyup mutlu olmak Japonya’da 1000 yıl öncesine uzanan ve aristokratlar ile zenginler arasında çok yaygın olan bir gelenektir. 400 yıl öncesinden günümüze bu gelenek halk arasında da yaygınlaşarak sürmektedir. Pek çok insanın Shogun adlı TV dizisinde izlediği gibi, o zamanlar krizde olan Japon ekonomisinin getirdiği sıkıntıları azaltmak üzere insanlar oldukça sade bir yaşama yönelmek zorundaydı. Daha sonra Shogun, sake (Japon pirinç şarabı) eşliğinde kiraz ağacının çiçeğe durmasını izleme fikrini geliştirdi ve böylece halkı stresten uzak tutmayı amaçladı. Japon halkı bütün gece boyunca kiraz ağaçlarının altında şarkılar söyleyip dans ederek sake içmeyi bir gelenek haline getirdiler.

Kiraz ağacının diğer kullanım alanları

Yalnızca çiçeğinin güzelliği ve meyvesinin faydaları ile değil,  şarkı bestelemede, şiir yazmada ve kimono için desen oluşturmada da sıklıkla kullanılmıştır kiraz ağacı. Kimono renginin pürüzlü ağaç kabuğundan geldiğine belki inanmak zordur, ama rengindeki zarafet ve güzelliğinden ötürü, kiraz ağacının gövde kabuğu boyamada kullanılmaktadır. Kiraz ağacının yaprakları da mutfakta ayrıca değerlendirilir. “Kiraz çiçeği pirinç keki” denilen bir tür tatlı yapılır ve bu tatlı kek, fasulye ezmesiyle birlikte tuzlanıp saklanan kiraz çiçeği yaprağına sarılır. Böyle bir bileşim, tatlı ve tuzlu uyumunun en güzel örneğini oluşturur. Yanında bir de yeşil çay olursa !!!

Kiraz ağacının duyarlı noktası

Kiraz ağacı oldukça uzun ömürlü bir ağaçtır. Yüzlerce yıl dayanabilir. Ancak, ağacın etrafında çok sayıda yüzeysel kök bulunduğu için, kiraz ağacının hemen yanında yürümek ya da atlayıp zıplamak toprağı serleştirip köklere, dolayısıyla ağaca zarar verebilir. Anlayacağınız oldukça duyarlıdır bu tür zedelenmelere kiraz ağacı. Bu nedenle ağacın etrafında dolaşırken dikkatli olmak gerekir.

Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi(NGBB)

1995 yılında Ali Nihat Gökyiğit tarafından, eşi Nezahat Gökyiğit adına “hatıra parkı” olarak yapımına başlanan bahçe, 2002 yılında botanik bahçesine dönüştürülerek ziyarete açılmıştır. Türkiye bitkilerinin yanı sıra, çeşitli ülkelerden ağaç, çalı ve otsu bitki koleksiyonlarını barındıran NGBB, özellikle İstanbul halkı için bir nefes alma noktası görevini de üstlenmiştir. NGBB aynı zamanda bilim, araştırma ve eğitim merkezi olarak da işlev görmektedir. Bahçe hafta içi ve hafta sonu sabah 9.30’da açılıp, akşam günbatımından yarım saat önce kapanmaktadır. NGBB’de 4 ada bulunmaktadır : Merkez Ada, Ertuğrul Adası, Mesire Adası ve İstanbul Adası. Bu dört adaya Nisan ayında yeni bir ada daha eklendi : Arboretum Adası. Öncelikle ülkemizin odunsu bitkilerinden oluşturulması planlanan bu adada, yaklaşık 800 bitki türüne ulaşılması hedeflenmektedir. Böylelikle hem kaybolmakta olan hem de korunması gerekli bitkilere sahip çıkılmaktadır. NGBB’nin bu 5 adadan başka, henüz ziyarete açılmamış 6 adası daha bulunmaktadır. Bunların ikisi dünyanın en zengin meşe koleksiyonu olmayı hedefleyen meşe adası, toplam 11 adanın en büyüğü Anadolu adası, Ataşehir ve Çakmak adalarıdır. Tüm adaların toplamı  30 hektara ulaşmaktadırNisan ayının dokuzunda, NGBB’de çok anlamlı bir tören yapıldı : “2. Kiraz Çiçeği Açma Töreni”. Siz bunu “Bahara Merhaba Şenliği” olarak da düşünebilirsiniz. NGBB yönetiminin düzenlediği bu törene, Japonya’nın İstanbul Başkonsolosluğu ve Deniz kuvvetleri komutanlığı ile birçok konuk katıldı. Geçen yıl Nisan ayında birincisi yapılan, ancak hava koşullarının pek elvermemesi nedeniyle biraz “buruk” kutlanan törenin bu yılki tekrarı hem etkinlik hem de hava koşulları açısından çok daha iyi geçti. Ama bu kez de başka bir “burukluk” vardı : Japonya’daki deprem ve tsunami felaketi.

Törenin geçmişi 6 yıl öncesine uzanmaktadır. Japonya’nın İstanbul Başkonsolosluğu, temeli 1897 yılında atılan Türk-Japon dostluğunu pekiştirmek ve 1890 yılında Japonya ziyaretinden dönerken batan Ertuğrul Fırkateyninde canlarını yitiren denizcilerin anısına,  NGBB’ye 527 Kiraz Ağacı(Süs Kirazı) hediye etmek istemiş; bu istek NGBB yönetimi tarafından kabul edilmiştir. İşte 6 yıl önce dikilen kiraz ağaçlarının bu yılki çiçek açma zamanında hem hava oldukça güzeldi hem de etkinlik “11 Mart 2011 tarihinde Japonya’da yaşanan şiddetli deprem ve arkasından gelen tsunami felaketinin” Japon halkında bıraktığı derin izleri ve acıları paylaşma adına bir o kadar önemli ve anlamlıydı. Japonlar, acılarını dindirmek ve mutlu olmak adına yüzyıllar önce geliştirdikleri “Sakura altında sake içme” alışkanlıklarını, her ne kadar sake olmasa da, sakura altında dost ve kardeş bir ülke halkıyla paylaşarak NGBB’de yaşadılar.

Ne de olsa “Sevgi paylaşıldıkça çoğalır, acı ise paylaşıldıkça azalır”.

Bu yazı toplam (873) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?