Yükleniyor...
Prof.Dr.  Alaeddin Bobat

Prof.Dr. Alaeddin Bobat

bizimdarica@gmail.com

Yavaş ve Sessiz Olur Akarsuların Ölümü-IX : ÇED Komedisi

23 Mayıs 2011 Pazartesi Saat 19:32

Conflata magna invida, seu bene seu male gesta premunt

(Hoşnutsuzluk bir kez alevlendi mi, kötü işlerle birlikte iyiler de beğenilmez.)

Çevresel Etki  Değerlendirmesi ya da kısaltılmış adıyla ÇED, “gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmalar” anlamına gelmektedir. ÇED çalışmaları sonucunda yatırım kararları verilmekte ya da verilmemekte veya bazı önlemler alınması koşuluyla yatırım yapılması uygun görülmektedir.

Bugüne kadar ÇED çalışması yapılıp da kesin görüş birliğine varılmış bir ÇED “olumsuz” kararı verildi mi, bilmiyorum. Çünkü, raporu hazırlatan yatırımcı kuruluşlar ya da işletmeler ÇED çalışmasını bir başka özel işletmeye vermekte,  ÇED raporları da genelde “olumlu” olarak çıkmaktadır.Buradaki çelişki, ÇED kararlarının “al gülüm - ver gülüm” mantığı içinde yürütülmesi ve benzer projelerde neredeyse “kes-yapıştır” yönteminin uygulanması ya da diğer söyleyişle, ÇED raporlarının birbirinin aynı olmasıdır. Çünkü, ciddi araştırmalar ve ciddi bütçe ayrılarak rapor hazırlamak her iki tarafın (raporu yaptıranlar ile raporu hazırlayanlar) da işine gelmediğinden ve “parayı veren düdüğü çaldığından”, hazırlanan ÇED raporları genelde olumlu olarak çıkmaktadır.  Buna karşın, aynı yatırım konusunda üç farklı ÇED raporuna rastlamak da mümkündür. İlk rapor olumlu, ikincisi olumsuz, üçüncüsü ise ortada (ne olumlu ne de olumsuz) ya da  farklı sıralarda (olumsuz-olumlu-ortada; ortada-olumsuz-olumlu gibi) bu raporları elde etmek mümkün. Mahkeme kararlarına dayanarak oluşturulan bilirkişi raporları da çelişkili olabilmektedir. Çünkü, mahkemeler herhangi bir itiraz durumunda 3 kişiden oluşan bir komisyon oluşturmakta ve bu komisyonun raporuna göre karar vermektedir. Oysa, çevre çok boyutlu ve çok disiplinli (multidisipliner) yaklaşımları/çalışmaları gerektiren bir durumdur. ÇED raporu hazırlanırken fizik, kimya, matematik, hukuk, biyoloji, mühendislik hatta tıp gibi çeşitli bilim dallarının ortak çalışmalarını gerektiren durumlar ortaya çıkabilmektedir. Örneğin HES projeleri bunun gibi multidisipliner yaklaşım ve çalışmaları gerektiren yatırımlardandır. Oysa, HES’lerde Çevre ve Orman Bakanlığı’nın kendisi de, taraf olduğu halde, ÇED “olumlu” raporu verebilmekte ya da ÇED’e “gerek yoktur” diyerek işi kökünden halletmektedir!!!

Bütün, parçalardan daha etkilidir.

Ülkemizde, eğer ÇED yapma zorunluluğu varsa, her HES projesi için ayrı ayrı ÇED çalışması yapılmaktadır. Oysa, bir su havzasına yapılan onlarca HES’in etkisi ile tek bir HES projesinin etkisi çok farklı olmaktadır. Suyu kaynağından alarak kilometrelerce bir tünel ya da borudan diğerine aktarmak ve neredeyse “suyun canını çıkararak” elektrik üretmeye çalışmak, hiçbir ÇED çalışmasında göz önüne alınmamaktadır. Bu durum HES projelerini yapanların da işine gelmektedir. Oysa, bütüncül havza planlamasında ya da ekolojik planlamalarda “bütün, parçalardan daha etkilidir” yaklaşımı söz konusudur. HES projelerine havza planlaması açısından bakıldığında, bugün HES “olumlu” raporu verilen pek çok projenin yapılmasının sakıncalı olduğu ortaya çıkacaktır. Kaldı ki, pek çok mahkeme kararında da bu yaklaşım nedeniyle iptal kararı verilmektedir.

ÇED Yönetmeliği ve Son Değişiklik

Ülkemizde ÇED ile ilgili ilk yasal düzenleme 2872 Sayılı Çevre Kanunu‘nun 11.08.1983 tarih ve 18132 sayılı Resmi Gazete‘de yayınlanarak yürürlüğe giren 10. Maddesi’nde yer almaktadır :  "Gerçekleştirmeyi planladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler bir "Çevresel Etki Değerlendirme Raporu" hazırlarlar. Bu raporda çevreye yapılabilecek tüm etkiler göz önünde bulundurularak çevre kirlenmesine neden olabilecek atık ve artıkların ne şekilde zararsız hale getirilebileceği ve bu konuda alınacak önlemler belirtilir" biçiminde olan Kanun  hükmü devamındaki fıkrada “ÇED Raporunun hangi tip projelerde isteneceği, içereceği hususlar ve hangi makamca onaylanacağına ilişkin esaslar yönetmelikle belirlenir" denilmektedir. Ancak, Çevre Kanunu’nun bu hükmüne karşın ÇED Yönetmeliği 10 yıl sonra, 07.02.1993 tarih ve 21489 sayılı Resmi Gazete‘de yayınlanabilmiştir.

Önemli Bir “Geçici Madde”

Çevre Kanunu’nun geçici 3. Maddesinde, “bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce ÇED Yönetmeliği hükümlerine tâbi olduğu halde, yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerden, halihazırda yer seçimi uygun olanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, ilgili yönetmelikler çerçevesinde gerekli yükümlülüklerini yerine getirdiklerini gösterir çevresel durum değerlendirme raporunu hazırlayarak Bakanlığa sunar. İlgili yönetmeliklerde belirlenen şartları sağlayanlar başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde karara bağlanır” hükmüne de yer verilerek yatırımcı ya da girişimci kişi/kuruluşlara bir kolaylık sağlanmıştır.Ancak geçici 3. madde hep işletmelerin lehine uygulanmış ve ilk çıktığından bugüne kadar 4 kez değiştirilen ÇED yönetmeliğinin hepsinde yer alarak neredeyse “geçicilikten - kalıcılığa” terfi ettirilmiştir. Ve bir anlamda çevreyi göz ardı eden ya da çevreyi kirleten işletmelere “yola devam” denilmiştir.

Son Değişiklik

ÇED Yönetmeliği, 14 Nisan 2011 tarihinde tekrar değiştirilerek yaklaşık 20 yıl önce ilk çıktığı zamanlardaki koşulları aratır hale getirilmiştir. Son değişiklikle birlikte, 2015 yılına kadar yatırımına başlanacak olan projelerde, ÇED raporunun “aranmaması” sağlanmıştır. Böylece, sosyal ve çevresel etkileri nedeniyle kamuoyunda sıkça tartışılan konular arasındaki Akkuyu ve Sinop nükleer santralleri, Amasra termik santrali, 3. Boğaz Köprüsü, Gebze-İzmir otoyolu ile Adapazarı-İstanbul(Kuzey Marmara) otoyolu gibi dev yatırımlar 2015 yılına kadar ÇED aranmaksızın tamamlanabilecek; orman alanlarının çeşitli yatırımlara açılması, akarsu havzaları arasında su transferi, 10.000 m2 ve üzerindeki  deniz dolguları, ulaşım ve altyapı yatırımları, su depolama tesisleri, 10 MW ve üzeri nehir tipi HES’ler, toplu konutlar, turizm tesisleri, maden ocakları ve bazı fabrikalar da 2013 yılına kadar ÇED uygulamasına gerek kalmaksızın  gerçekleştirilebilecektir.Ayrıca Artvin, Rize, Tunceli, Mersin, Küre Dağları, Kaz Dağları gibi Anadolu’nun dört bir yanında biyolojik çeşitlilik açısından son derece önemli alanların, ÇED olmaksızın yatırıma hazır duruma getirilmesinin önü de açılmış olacaktır!!Yapılan bu son değişiklikle uygulama projeleri onaylanmış, ilgili mevzuatlarca izin, ruhsat veya onay ya da kamulaştırma kararı alınmış, yatırım programına girmiş veya mevzi imar planı onaylanmış tüm projeler ÇED’den muaf tutulmaktadır. Bir başka deyişle, daha “proje” aşamasında olan tüm yatırımlar ÇED dışı bırakılmaktadır.

Bilimsel ve Hukuksal Değil

17 Temmuz 2008 tarihli Resmi Gazete‘de yayınlanan ÇED Yönetmeliği‘nin geçici 3. Maddesi ile getirilen muafiyet, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu‘nun 07.10.2010 tarihli kararı ile durdurulmuş ve "üretime ve/veya işletmeye başladığı belgelenen projeler" dışındakilerin  ÇED‘den muaf tutulması hukuka aykırı bulunmuştu. İşte, Danıştay’ın bu kararını aşmak üzere ÇED yönetmeliği Nisan 2011’de bir kez daha değiştirildi.

Bu değişiklik hem AB mevzuatına, hem de taraf olunan uluslararası sözleşmelere aykırıdır. Bilimsel yanı olmayan ve hukuksal olarak da tartışmalı bu değişiklik ile doğa yine tek taraflı ve yasal yoldan tahrip edilecek; doğal varlıklarımız “iş-aş” gerekçesine sığınılarak “değerlendirmeye(!)” açılacaktır.

Yapılan ÇED çalışmalarının bile yetersiz ve çelişkili olduğu bir ortamda, ÇED muafiyeti sağlanarak nereye varılmak istendiğini varın siz düşünün…

 

Bu yazı toplam (1145) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?