Yükleniyor...
Bedriye Yıldızeli

Bedriye Yıldızeli

bedriyeyildizeli@gmail.com

Bir garip muhalefet!

23 Mayıs 2011 Pazartesi Saat 21:22

AKP’nin sebep olduğu gerçek sorunlara değinmek yerine, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun ‘dosya açıklama’ hevesi, üstelik onu da başaramaması AKP karşıtlığını itibarsızlaştırıyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Başbakan Erdoğan ile siyasi polemiğe girmeden, kişisel tartışmalar üzerine kurduğu muhalefet stratejisinde başarılı olamadığı görülüyor. Kılıçdaroğlu’nun “patlatmaya çalıştığı dosyalar” ya boş çıkıyor, ya da takip edilmeden peşi bırakılıyor. AKP’den hesabı sorulabilecek gerçek sorunlara ise hiç dokunmayan bu yöntem, AKP karşıtlığının da itibarına zarar veriyor.

Yolsuzluk var diyorlar, açıklamıyorlar.
CHP’nin sıkça yaptığı açıklamaların başında AKP’lilerin yolsuzluk yaptığı iddiası yer alıyor. CHP ise bunları açıklamak yerine sadece seçim meydanlarında "popülist" bir argüman olarak kullanıyor. İddiaların devamı getirilmediği, peşi bırakıldığı içinse kamuoyunun gözünde AKP’nin aklanmasına sebep oluyorlar.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada "Üsküdar’da sadece imar rantından elde edilen para 40 milyar dolar. Bir tanesi gelsin ’Arkadaş 40 milyar dolar yolsuzluk diyorsun, yok böyle bir şey’ desin. Gözlerinin içine baka baka ispatlayacağım. İspatlamazsam siyaseti bırakırım" ifadelerini kullandı. Gürsel Tekin’in 40 Milyar dolar gibi çok büyük rakamların konuşulduğu bir yolsuzlukla ilgili belgeleri var ise neden şimdi kanıtlamadığı ise merak konusu.

Yayınlayacak basın yokmuş!
CHP lideri Kılıçdaroğlu da benzer bir yaklaşımı sergileyerek, yolsuzluk imasında bulunan iddialar ortaya atıyor. Ancak Kılıçdaroğlu’nun iddiaları takip etmek yerine, bir anda başka bir yolsuzluk iddiasını ortaya atıyor ve söylenenlerin çoğu ortada bırakılıyor. Sonuçta olayların ciddiyeti zedeleniyor.

Kılıçdaroğlu, bir programda Ahmet Hakan’ın “dosya açıklamıyorsunuz, Türkiye'de yolsuzluk yok galiba” sözleri üzerine, yolsuzluğun fazla olduğunu, ancak bunları yayınlayacak medyanın olmadığını iddia ediyor. Bu iddianın doğru olup olmadığı bir yana, günümüzde belge açıklamak için internete koymak bile yeterli olurken Kılıçdaroğlu’nun bu sözlerinin pek karşılığı olmadığı anlaşılıyor.

Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın yolsuzluk yaptığı iddia etmişti. Akdağ ise iddiayı yalanlamış ve CHP’nin iftira ettiğini söylemişti. Kılıçdaroğlu ise Bakana cevap verirken yolsuzlukla ilgili bildiklerini açıklamak yerine “(…) Savcıya doğrudan talimat verme yetkisini, ‘soruşturmayı durdurun’ yetkisini nereden, hangi yasadan alıyorlar? Varsa böyle bir yasa öğrenelim. Böyle bir yasa yoksa niçin savcıya ‘soruşturmayı durdurun’ diyorlar? (…)Durdurulmasını istediğiniz olayın işini yapan firma kim? Kimin için bunu durdurmak istiyorsunuz? Bunu da bir açıklasınlar, kimdir bu adam? Gücünü nereden alıyor? Bir soruşturmayı durdurma gücünü nereden alıyor bu kişi?” sorularını sormakla yetiniyor, bu olay da birkaç gün sonra unutuluyor.

İki gün sonra lafını geri aldı
Kılıçdaroğlu geçtiğimiz günlerde AKP’li eski bakanların yolsuzluk yaptıklarını ima ederek isimlerini saymıştı. Kısa bir süre sonra bu isimlerden biri olan Kürşat Tüzmen ile karşılaşan Kılıçdaroğlu, TOBB Genel Kurulu'nda karşılaştığı eski bakana “onu kastetmediğini ve kendisini dürüst bir insan olarak bildiğini” söylemişti. Kılıçdaroğlu Tüzmen ile sohbet etmeyi tercih etmişti.

Hayati Yazıcı iddiasında geri adım attı
Kılıçdaroğlu, kısa zaman önce Devlet Bakanı Hayati Yazıcı’nın yeğenine torpil yapılması için ÖSYM Başkanı’na mail atığını iddia etmişti. İddiaları yalanlayan Yazıcı, o maili kendisinin atmadığını söylemişti. Bakan adına maili attığı iddia edilen kişi ise dün yakalandı. Kılıçdaroğlu bu gelişmeler üzerine geri adım atarak şu ifadeleri kullandı:

"Bu olayı ortaya çıkarmak mı suç, olayı kapatmak mı suç? Ben olayın ortaya çıkmasını istiyorum. Sayın Yazıcı'nın bana teşekkür etmesi lazım. Adı kullanılarak böyle bir şey yapılmışsa telefon açıp 'Sayın Genel Başkan size teşekkür ederim' demesi lazım, hemen saldırıya geçti. O an kuşkulanıyorum, saldırıya geçtiği an bu gerçekten var mı kuşkulanıyorum."

AKP’li Yazıcı ise Kılıçdaroğlu’na tazminat davası açtı.

Ürdün’e uçak iddiası
Kılıçdaroğlu’nun Yazıcı olayının ardından son iddiası ise, Başbakan Erdoğan'ın, Ürdün Kralı’na özel uçakla kızının düğün davetiyesini göndermesi olmuştu. Kılıçdaroğlu neden bu konuyu gündeme getirdiğini ise, Erdoğan'ın bir konuşmasında Hazreti Ömer'in adaletinden bahsetmesi, olarak açıklamıştı. Erdoğan ise bu iddiaya büyük tepki göstererek “Böyle hayâsızlık olur mu? Çık bunu açıkla. Sen namertsin, dürüst değilsin’ diyerek yalanlamıştı. Bunun üzerine Kılıçdaroğlu iddiasını yineleyerek, delil olarak da sadece Tufan Türenç’in köşe yazısını göstermekle yetindi.

AKP'ye karşı mücadele için "gizli belge"ye gerek var mı?
CHP yönetimi sürekli "belge patlatmaya" çalışsa da mücadele etmek isteyen için AKP çok fazla konu sunuyor. ABD ve NATO'ya hizmet için Libya'ya asker gönderilmesi, Suriye'nin ABD tarafından sıkıştırılmasına yardım edilmesi dış politikada en önde gelen başlıklar. Ancak CHP bu konuda bırakın AKP'ye karşı gelmeyi, AKP'nin Batı ile daha "uyumlu" olması gerektiğini söylüyor.

YGS'deki şifre skandalına karşı ülke çapında liseliler ayağa kalktı anca CHP yönetimi bu konuda da uzun süre sessiz kalıp, kısa açıklamalar yapmakla yetindi. En sıcak olduğu dönem skandalın üzerine gitmeyen CHP yönetimi, şimdi Hayati Yazıcı hakkındaki iddia gibi doğruluğu oldukça şüpheli "dosya"larla konuyu gündeme getiriyor.

Ülkenin bütününü kontrol altına alan gericileşme konusunda ise açıklama bile yapılmıyor. CHP'nin yeni yönetimindeki birçok isim cemaatlerin ve dinselleşmenin bir ülke gerçeği olduğunu söylüyor.

Bu yazı toplam (620) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?