Yükleniyor...
Tuğba Tekeli

Tuğba Tekeli

tugbatekeli@gmail.com

Yeni bir yaşam alanı

26 Mayıs 2011 Perşembe Saat 17:06

Günler hatta bazen haftalarca süren yağmurları, çöl kumlarının etkisiyle oluşan turuncu gökyüzü, muhteşem doğası, rengârenk çiçekleri, hüzün bakışlı çocukları, büyülü sokakları ve bir salyangoz hızında hayatın içinde ilerleyen insanlarıyla Afrika’nın bu mavi beyaz şehrinden; Cezayir’den herkese merhaba.

Neredeyse dört yıl olacak bu şehre ayak basalı. Türkiye’de iken buraya geleceğim ve hayatımın bir döneminde bu kıtada yaşayacağım aklımın ucuna bile gelmemişti. Ama üniversite yıllarında Ankara’da bir antika pazarından çok beğenerek aldığım bir fotoğraf, belki de bana önceden haber vermeye çalışmıştı bu yolculuğu. Çölde çay yapan bir Tuareg1 fotoğrafıydı aldığım. Şimdilerde düşünüyorum da bir işaretti belki de o zamanlar anlayamadığım. Buraya ilk gelen eşim oldu. Biz onunla sonradan tanıştık tesadüfler eşliğinde. Evlendik ve bende katıldım Afrika macerasına böylelikle. Bir Sosyal Antropoloğum. En büyük tutkum görmek, incelemek, düşünmek ve yazmak, kelimelerden yaşama köprüler kurmak, içimdeki o hayata doymak bilmeyen gezici ruhla. Aynı zamanda bir blog yazarıyım buraya adım attığım ilk aylardan beri... Pek çok kadın gibi hem bir eş, hem bir ev kadını, hem de iş kadınıyım.  Fotoğraf meraklısı, hobi delisi, kitap canavarı, yemek düşkünü, memleketine hasret, ailesine tüm kalbiyle bağlı hala çocuk ruhlu bir kadınım.

Bu kıtada yaşamaya başladığımdan beri bir başkayım. Büyüdüm, olgunlaştım, duruldum ve anladım. Kendimi anladım, hayatın ne kadar da güzel ve vazgeçilmez olduğunu anladım. Kıymet bilmeyi öğrendim. Burası inzivaya çekilmek gibiydi ilk yıllar benim için. Üzerimdeki yılların yorgunluğunu, pişmanlıklarımın eziciliğini, keşkelerimin hüznünü burada fark ettim. Ne çok şey biriktirmişim farkında olmadan meğer. Şimdi her şeyi ve herkesi daha çok seviyorum. Sevdikçe daha çok yazıyorum söylenenlerin aksine. Hani derler ya ‘İyi şairler veya yazarlar genellikle hayatlarının kaos ve mutsuzluk dönemlerinde en güzel eserlerini vermişlerdir’ diye.  Ben içimdeki mutlu çocuktan kuvvet alıyorum yazarken ve tabii ki bu şehrin dokusundan, kokusundan, tecrübelerimden.

İyi ki bu uzak kıtadayım, iyi ki yazıyorum. Hayatın içindeki güzellikleri keşfetmek, yolculuklara çıkmak, bilmediğim sokakları arşınlamak, değişik yaşamlara dâhil olmak müthiş keyifli. Bu keyfi sizinle paylaşmak ayrıca mutluluk verecek bana. Daha bir sürü kelimem var yazacak ve daha öğreneceğim yığınla yeni şey. Her birini özenle paylaşacağım sizlerle, hayata yeni anlamlar yükleyebilmek adına!

Hoş geldiniz dünyama; unutmayın; ‘Bugün hala geriye kalan hayatımızın ilk günü!’

Tuaregler: Cezayir, Libya Mali ve Nijer arasında geniş bir alanda yaşayan ve berberi dillerinden birini konuşan halk.

Bu yazı toplam (823) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 3 )

Teşekkürler
Çok teşekkür ediyorum değerli yorumlarınız için Erdal Bey ve Canberk Bey.. Cezayirde kadın olmak üzerine de yazacağım yakında..Cezayirliler Türkleri çok seviyorlar. Hep bizden bahsediyorlar zaten; onlara ne kadar iyi davrandığımızdan. Burada yaşarken tarihe yeniden tanıklık ediyoruz adeta anlatılanlarla..Bundan sonra yeni yazılarda birlikte olacağız bol bol anlatacağım sizlere..Çok teşekkürler yeniden..
Tuğba Tekeli28 Mayıs 2011 Cumartesi Saat 09:18
HOŞ GELDİNİZ ARAMIZA
Cezairde en çok merak ettiğim kadın olmak nasıl bir duygu baskı, şiddet, banazlık yoğunmu? Bu konuları pek bilmiyorum ama bildiğim şey Kurtuluş Savaşı sırasında Türkiyenin şehirleri yabancı güçler tarafından işgal edilmeye başlamış, Adana ve çevresi Fransızların eline geçmişti. Her tarafından ateşler yükselen Türkiye, zor durumdaydı. İşte o dönemde, Cezayirden grup Atatürkün yanında savaşmak için Türkiyeye gelmiş ve beraber savaşmışız.S
Erdal Uzunoğulları27 Mayıs 2011 Cuma Saat 14:03
Tebrikler
Aramıza hoşgeldiniz Tuğba hanım başarılarınızın devamını diliyorum.
Canberk26 Mayıs 2011 Perşembe Saat 19:21

| 1 |