Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

ERGUVAN AĞAÇI İLE BEZENMİŞ KÖRFEZ YAMAÇLARI!

06 Haziran 2011 Pazartesi Saat 19:00

Sevgili Bizim Darıca okurları, baharın hüküm sürdüğü günümüzde acaba İstanbul’daki adaları ve boğaz türü yaptığınızda karşınıza çok güzel renk demetleri ile bezenmiş olan, Erguvan ağacının büyülü görüntüsünü görürsünüz. Erguvan ağacının büyülü rengini daha iyi anlamak için tarihe yolculuk yapalım. Sezar, M.Ö. 47 yılında Roma’ya imparator olmak ister. Senatonun önüne çıkmadan önce terzisine erguvan çiçeği renginde yeni bir giysi diktirir. Terzisine der ki “Giysimin rengi biraz koyu olsun ki imparator olmak istediğim anlaşılsın. Ama çok koyu da yapma. O zaman kesinlikle imparator olacağım anlaşılır”. İşte pembe, mor, eflatun arası ebruli bir renk olan erguvan çiçeği böylesine politik bir renktir. Doğal yollarla üretilen en zor renk olduğu için, bir zenginlik ve güç belirtisidir. Gerek Roma, gerek Bizans ve gerekse erken Osmanlı Devleti döneminde erguvan çiçeği ve rengi devletin ve yönetim sınıfının rengidir. Lale, Osmanlı Devleti’ni simgeleyen çiçek olarak bilinse de sadece bir devrin simgesidir. Nitekim erguvan renginin İngilizce adı ‘kraliyet moru’ anlamında kullanılmıştır Bizans’ın kuruluşu olan ‘11 Mayıs’ İstanbul’da erguvanların açılış tarihi sayılırdı. İstanbul’un fethi de (29 Mayıs 1453) erguvan zamanında olmuştur. Roma ve Bizans’ta tapınaklar, saraylar, asillerin evleri, giysiler erguvan rengindeydi. İmparator ve soylular kendilerini ‘erguvan kanlı’ olarak kabul ediyorlardı. Halkın bu rengi kullanması yasaktı. İmparatorların erkek çocukları doğduklarında erguvan renkli odalara alınıyorlardı. Erguvan renkli özel tören kıyafetleri giyiliyordu. İmparator dışında hiç kimse erguvan renginde pelerin takamazdı. Hıristiyan inanışına göre Hz. İsa, Romalılar tarafından çarmıha gerilmeye götürülürken üzerine erguvani bir bez atılarak aşağılanmıştı. İsa’nın ihanet eden havarisi Yahuda kendini erguvan ağacına asmıştı. Bu olaydan sonra önceleri beyaz olan Erguvan çiçekleri utançtan erguvan rengine dönmüştü. Latince adı ‘cercis siliquastrum’ olan Akdeniz tipli erguvan ağacı, Osmanlı'da baston yapımında da kullanılmıştır. Osmanlı mutfağında salatalar, erguvan çiçeği katılarak yapılırdı. Şamanlar ise hastalıkları kovmak için erguvan kabuklarını kaynatıp içmişlerdi. Sonuç olarak Darıca, Gebze, Dilovası, Karamürsel, Göçlük, Hereke vs sahil şeridinde bulunan ilçelerdeki belediyeler bir araya gelse ve İzmit körfezi yamaçlarına Erguvan ağaçlarından diktirse manzara boğazı aratmaz herhalde!

Bu yazı toplam (386) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?