Yükleniyor...
Tuğba Tekeli

Tuğba Tekeli

tugbatekeli@gmail.com

Hırs bir yanılsama çukurudur!

13 Haziran 2011 Pazartesi Saat 20:04

Geçenlerde bir yazı okumuştum ve not etmiştim ajandama. Şöyle diyordu yazar;

“...Kemirir ruhumuzu hırslarımız, telaşlarımız, bir fare gibi sessiz, derinden ve sinsice; ufak ısırıklarla hem de. Önemli olan nefsin çukurlarına düşmemek değil; düşünce çıkabilmeyi becermektir.”

Uzun uzun düşündüm bu yazının üzerine. İnsanların gerçekten ne kadar hırs dolu olduğunu bir kere daha fark ettim. Hani aslında gün yüzüne çıkmak istediklerini biliriz ama görmezden gelip kapıyı biraz aralık bırakıp izin veririz ya içimizdeki o bitmek bilmeyen arzulara. Sonra da kendimizi suçlu hissetmemek için kapının aralık kaldığını fark etmemiş gibi yaparız. Tam da böyle bir anda vazgeçmiş oluruz kendimizden, aslımızdan. Birden bambaşka bir şeye dönüşüveririz. Her şeyi elde etmek, elde edemesek de en azından o şeyden bir parça kopartmak isteriz. O an yazarın bahsettiği çukurdayız demektir. İçimizdeki tutkunun yön değiştirip o çukura adım atmasıdır hırslarımız. Tutkularda kalbe giden yolda bir şelaledir bence; özgürce ve gürül gürül akan... Biz onu hırsa dönüştürdüğümüz zaman o şelale sanki bir anda durgun bir göle döner. Rahatlarız; delice akmaktan yorgun düştüğümüzden. Oysa tam tersi olur hayatla karşılaşınca. Şanslıysak bunun bir yanılsamadan ibaret olduğunu çok sonraları anlarız. Ya da ömrümüz hırslarımızın o durgun gölünde oyalanmakla geçer.

Ben hiçbir zaman hırslı bir insan olmadım ama hep tutkularım, delice kavuşmayı arzuladığım isteklerim oldu; takıntılarım hatta. O yüzden belki de içilen sigaranın ciğerlerimizi kaplayan katranı gibi yüreği hırsla kaplanmış insanları hiç anlayamadım. Ne için bunca didinme? Neden usulca hayatın derinlerine sızmak, keyifli bir tatil günü gibi yaşamak varken anları; delice koşturmak, yetişmek? Zamanı sömürmek neden?  Bunu bir türlü anlayamadım ben. Bazı zamanlarda ben de hayatın koşturmacasına kapılıp yanılıyorum ama sonra ayağımı bir çırpıda yukarı kaldırıp o çukurdan çıkıyor ve olabildiğince uzaklaşıyorum. Böyle insanlardan da bu şekilde uzaklaşmak gerekiyor. Onlar hayatımızdaki yanılsama çukurları içine düştüğümüzde bizi katran gibi saran.

Siz siz olun yarışmayın hayatla. Onun kollarına bırakın kendinizi ve yüreğinize giden yoldaki şelalenin güzel sesine kulak verin. Keyifle yaşayın günlerinizi; kimseyi kırmadan, parçalamadan, olabildiğince gülümseyerek ve hala nefes alabiliyor olmanın verdiği mutlulukla.

Bu yazı toplam (618) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?