Yükleniyor...
Tuğba Tekeli

Tuğba Tekeli

tugbatekeli@gmail.com

Vuslat

21 Haziran 2011 Salı Saat 10:50

Uzun süredir kavuşmayı bekleyen aşıkların, birbirlerini gördükleri anda içlerine dolan o kıvılcımla yazıyorum bu satırları. Çünkü Türkiye'deyim ve mutluyum. Büyük özlemlerin, onlara ulaşıldığı anda dahi, özlem olmaktan çıkmadıklarını bir kere daha anladım bu gelişimde. Hani sevdiğinizi yanınızdayken bile özlersiniz ya; öyle bir duyguya benziyor benim şu anda hissettiğim.

Bir hafta oldu memleketime varalı. Nasıl da çocuklar gibi şen, doludizgin, kaygısız ve cesurum. Daha çok tadına varmak, daha çok hasret gidermek, delice yollarında yürüyüp, dört bir yanını arşınlamak istiyorum her yerin. Sadece insanlara bakmayı ve durup dinlemeyi bile özlemişim. Burada her şey öyle başka ki... İçinde kalanların güzelliklerinin farkında olmadığı, sadece uzağa düşünce önemini anlayabildiğin bir çemberdesin sanki. Denize bu kadar yakında olmak bile ne kadar büyük bir lüks. Sokakların insan dolu olması, gece yarılarında özgürce dolaşabilmek kalabalıklarda ve aynı dili konuştuğun insanların çevrende dört dönüyor olması harika. Hele o marketlerdeki, manavlardaki, pazarlardaki, mağazalardaki çeşitlilik yok mu her seferinde yeniden şaşırtıyor beni. Daha ne istiyor ki insanlar diyorum. Tanrım diyorum tam bir cennet bizim ülkemiz, bir cennete olduğumuzu bilmiyoruz.

Uzakta olmak öyle zor ki. Aklının ucuna dahi gelmeyecek saçma sapan bir şeyi özleyebiliyor insan kilometrelerce uzağa düştüğünde sevdiklerinden. Gecenin bir vakti sıcacık ekmek kokusu alabiliyor veya sabahın köründe normalde pek de sevmediğiniz bir komşunuzun çocuğuna seslenişini duymak isteyebiliyorsunuz pencereyi açtığınızda. Herşey size karşı gibi olabiliyor bazen siz tüm gücünüzle özlerken. Ama kavuşma anında yüreğiniz sıcacık oluveriyor. Keşke bunu bilmeyen insanlara da anlatabilmenin bir yolu olsaydı. İlk defa çocuk sahibi olan bir çiftin, bebeklerinin her yeni hareketiyle mutlu olmasına çok benziyor bu içimdeki his…

 Tezgâhta gördüğüm minik domateslerden mutlu olabileceğimi kim bilebilirdi ki veya kalabalıktan rahatsız olmayıp, o insan yığınının arasında sevinçle dolaşabileceğime kim inanırdı önceleri? Şimdi hayatın kendisinin ve elimizdekilerin aslında ne kadar da kıymetli olduğunu biliyorum. Minicik bir şeyden mutlu olmanın verdiği hazzı gururla yaşıyorum.

***

Vuslat artık benim için çok değerli bir kelime. Çünkü sadece altı harften oluşan, günümüzde pek de kullanılmayan, unutulmaya yüz tutmuş bu kelime benim her şeyim oluverdi bir anda. Ben sadece o bir tek kelimeye yüzlerce hatta binlerce his, anı, gülümseme ve heyecan katabiliyorum. Artık sadece İzmit benim memleketim değil tüm Türkiye benim memleketim. Bunu havaalanında ayağımı yere bastığım anda anlıyorum ve ben memleketimi her haliyle her zaman ve her koşulda çok ama çok seviyorum.

 

Bu yazı toplam (576) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?