Yükleniyor...
Canberk Gümüşay

Canberk Gümüşay

canberkgumusay@hotmail.com

Bu hafta ne yazsam

21 Haziran 2011 Salı Saat 10:57

Ne yazsam ki bu hafta?

Ankara’yı sel bastı onu mu yazsam? Yok, yok zaten bir sürü yazar yazmıştır o konuyu, güncel ya... Hem kime ne katacak ki alt yapı zayıf; o zayıf, bu zayıf demek.

Kedim tüy dökmeye başladı, onu mu anlatayım? Yok canım millete ne benim kedimden. Soyu tükenen bir değerden bahsedeyim size bu hafta. Delikanlı!
Hani erkek olur genelde, zamanın güzel aşk şarkılarını dinler arabasında evinde, örneğin 90 larda Yıldız Tilbe. Beyaz bir gömleği olur, parfüm kokmaz genelde, temizdir sadece. Arabası öyle pek pahalı bir şey değildir ama sevdiği kızın evinin önüne bir akşam karanlığını ve sessizliğini soluk sarı far rengiyle ve Yıldız Tilbe “Delikanlım” şarkısı ile bozarak gelince göze çok karizmatik hoş gelir niyeyse?

 Mendil satan çocukların bile tanıdığı selamlaştığı sokaktaki tüm insanları sahiplenen koruyan
küfür etmeyen güzel abilerdir hani, hatırladınız mı? 90 larda veya daha önce doğduysanız bu değeri biliyorsunuzdur…

Son zamanlarda doğan yeni çocuklar çok şanssız.
Böyle güzel bir insan gibi insan türünün olduğunu hiçbir zaman bilemeyecek ve göremeyecekler çünkü. Onlar spor beyaz ayakkabılı, malum "r" harfiyle başlayan markalı gözlük takan, yırtık kot pantolonlu, şu kızların çok beğendiği mini marka arabaya binen, kirli sakallı, tek hobileri kafede bira içmek olan ve sevdikleri kızlara- ki gerçek sevgiden haberleri var mı bilinmez-  "yavrum" diye hitap eden çakalları görecekler...

 Atatürk'ün umutla baktığı Türk gençliği, batı özentiliği yüzünden ne olduğunu bilmeyen boş insanlar olarak yetişerek gittikçe delikanlılığını kaybediyor. Türk gencini, çocuğunu, diğer ulusların gençlerinden ayıran çok önemli bir özelliktir delikanlılık.

 Duygusallık, yardımseverlik, üreticilik ve inançlı olmak demektir delikanlılık. Eğer 20-30 yaşlarındaysanız onlara özenirsiniz.

 40-50 yaşlarındaysanız, onların sıkıntılarını sorunlarını anlamaya çalışırsınız, yaşınız 50 den fazla ise şu an benim hissettiklerimi hissediyorsunuz. Hani nerede kaldı delikanlılık!
Onların sorunları yok, sıkıntıları yok. Boşuna dertleri ne diye aramayın. Onların sadece yönlendirilmeye ihtiyaçları var. Siz eski değerlerimizi onlara öğretemez göstermezseniz. Onlar dışarı da hazır buldukları modern sayılan boş beleş işlere kayacaklardır. Geç olmadan çocuğunuza bir bakın, nereye doğru gidiyor? "Doğruları anlatıyorum, okula gönderiyorum, parasını veriyorum, daha ne yapayım" diyorsanız lütfen gençlikten şikâyet etmeyin; onlar sizin gibilerin eseri…

 Bir genç olarak beni anlayan bilinçli ebeveynlere sesleniyorum!

Elbette çocuğunuz kendi yolunu seçecek ancak, en azından 18 yaşına gelene kadar bazı şeyleri ona yaşatıp öğretelim gösterelim ki çocuğumuz bira sever bir çakal değil Atatürk'ün beklediği gibi üreten çağdaş delikanlı bireyler olsun. Herkese hayırlı günler dilerim.

Bu yazı toplam (487) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?