Yükleniyor...
Turgut Güngör

Turgut Güngör

gungor-turgut@hotmail.com

İnsan olmak

05 Temmuz 2011 Salı Saat 07:16

Hepimizin bir kimliği bir ailesi, annesi babası var. Çağrıldığımız bir adımız, Çoğunluğumuzun eşi, çoluğu çocuğu var. Hepimizin dostu, akrabası, seveni selam vereni var. Hele de bir takım elbisemiz varsa bir de üstüne kravat, eh işte insanız neticede demekten kendimizi alamayız aynanın karşısında. Kasım kasım kasılarak kendimizden, insanlığımızdan gurur duyarız. 
Elbette insanlığımızdan gurur duymalıyız da. Ama hiç kendimizi sorgulamayız neden zaman zaman kendimizi bazı insanların önünde ceketimizi iliklemek zorundaymış gibi hissederiz. Onu büyük bir saygıyla selamlamak gelir içimizden. Hem de biliriz ki bu saygı duyma hissi o kişinin işgal ettiği makamdan, tahsil derecesinin yüksekliğinden. Ulemalığından, ucubeliğinden, cüssesinden korktuğumuzdan değil. Hanlarının hamamlarının varlığından, parasının pulunun çokluğundan değil. mesleğinin öneminden değil, sadece hissederiz, içimizden gelir ona saygı göstermek. 

Ara sıra da olsa kendimize sorduğumuz olur mu “hiç tanımadığımız biri” bize bu denli samimiyetle saygı göstermiş midir şimdiye kadar? Öyle ise saygıda kusur etmemeye çalıştığımız bu kişinin özelliği nedir?

Yoksa insan olmanın bütün özelliklerine sahip olduğu için mi acaba?

Genellikle sabahın çok erken saatlerinde yürüyüş yaparım, doğanın sükunetini, sessizliğin sesini içime sindire sindire… Ancak nedense kendimi bir türlü mutlu hissedemem. Sigarasını içen atmış pisliğini kaldırımın üstüne. Çöp taşımalığının kapağını açmak kendisine zor gelmiş çöpünü hemen yanına bırakmış. Koskoca tır kamyonunun yarısını kaldırıma park etmiş şoför efendi yanaşırken kırdığı ağaç dalları cabası. Yetmezmiş gibi o çöp konteynırları serseri mayın gibi kaldırımın üzerinde çarpacak adam arar.

İnşaata başlamış bir diğerinin umurunda değil, elinin değdiği her atık kaldırım üstünde. Yürü yürüyebilirsen kaldırımdan. Kendini beyefendi zanneden bir diğeri çocuğuna öğretmemiş yediği şeyin ambalajını yola atmamasını. Akşamdan içmiş birasını, üstüne üstlük şişesini kırıp yola atmış. Bunları yapanların hepsi insan... 

Dahası var. Bir ömür boyu çalışıp biriktirdiğini bir anda cebe indiren…

 Karısını öldüresiye dövüp de hırsını alamayan sonra da boynundan kesen, sorulduğunda o suçunu bilir diyen de, İntihar eden insanların intihar sebeplerini araştırmayanlar da insan. Direksiyon başında soytarılık yaparken onlarca kişinin ölümüne sebep olanda insan…

Bir şekilde dünyaya getirdiği çocuğunu başkaları tesadüfen bulur da alır diye oraya buraya bırakanda, oyunu bir öğle yemeğine satanda insan. Kendince çok büyük başkaları için beş para etmeyecek menfaati karşılığında dünya görüşünden vazgeçip saf değiştirmekte hiçbir beis görmeyende insan. Hepsi insan da hangimiz önünde ceket ilikleriz ki. Başka bir deyişle önünde ceket iliklemekten haz duyduklarımız nasıl bir insan.

Galiba onlar; düşüncesi, vicdanı özgür, kendi onuru kadar başka insanların da onuruna saygı göstermeyi kendine ilke edinmiş. Bilimi, sanatı hayatın en gerçek yol göstericisi olarak benimsemiş, güzeli ve doğruyu nerede olursa olsun görebilmiş, yenilikten yararlanmayı bilmiş. 

İşgal ettiği mevki ya da makamı kendi çıkarları doğrultusunda kullanmayı şerefsizlik kabul etmiş. İnsana ve doğaya karşı sorumluluğunu idrak etmiş. Onları korumayı kendinin sorumluluğu olduğuna inanmış. Yaşamdan keyif almasını bilen, yaşama sevincini asla kaybetmemiş, sevinci de acıyı paylaşmasını bilen kişiler oldukları için, velhasıl gördüklerimizin çoğundan çok farklı oldukları için, hiçbir mecburiyetimiz olmadığı halde sırf onları ödüllendirmek için karşılarında ceket ilikleriz. 

İnsan olmak gerçekten zor galiba, ne dersiniz?
Kendi yargılarımızla olaylara anlamlandırma yetisini kazanmak. Kimin haklı, kimin haksız olduğunu mutlaka sorgulamak. Körü körüne bir düşünceye saplanmadan, haklının safında yer alabilmek. Zor iş insan olmanın onuruna erişmek. Bu nedenle insan olmanın onuruna erişmiş kişileri saygı göstererek ödüllendirmeyi aman ihmal etmeyin. .

 

Bu yazı toplam (752) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?