Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev hayattır

25 Temmuz 2011 Pazartesi Saat 20:43

Sevgili Bizim Darıca okurları önceki yazılarımda Ertuğrul Firkateyninin başından geçen olayları anlatırken, gemi kaptanı Albay Osman bey ve yardımcısı olan geminin seyir defterini tutan aynı zamanda şair olan Ali Ruhi Beyin 1889 yılında Japonya’ya yapılan devlet görevi sırasında geminin geri dönerken battığından bahsetmiştim. Geminin 2. kaptanı Ali Ruhi Beyin şehit olması sonucu, İstanbul’da çocukları yetim kalır. İşte yetim kalan bu çocuklardan olan Teyyire Hanım büyür ve evlenir.1902 yılında bir çocuğu olur Teyyire hanımın. Bu çocuk ki Cumhuriyet döneminin ilk Milli Eğitim Bakanı aynı zamanda Köy Enstitülerinin kurucularından olan Hasan Ali Yücel’dir. Hasan Ali Yücel’in 1925 yılında bir çocuğu olur Can Yücel. İşte sevgili okurlar modern Cumhuriyet’in kurucularından olan Hasan Ali Yücel ile ilgili Onur, dostluk ve vefa üzerine bir hikâye anlatmak istiyorum. İkinci Dünya Savaşı yılları, Hasan Ali Yücel, Milli Eğitim Bakanıdır.  1940’lı yıllarda, Gazi Yaşargil ve Can Yücel Ankara’da okuldan arkadaşlar ve ikisi de çok başarılı öğrenciler. Aralarında kimin okulu birinci bitireceği konusunda da rekabet  var. İki arkadaş da yurtdışında öğrenim yapmak için sürekli para biriktiriyor. Sonra birlikte Milli Eğitim Bakanına gider ve yurt dışında okumak için burs isterler. Gençlerden biri bursu alır ve Alman elçisinin uçağıyla Almanya’ya 1943 yılında okumaya gider. Diğeri ise, hayallerine veda etmek zorunda kalır. Uçağa binen, bugün dünyaca ünlü bir beyin cerrahi olan Gazi Yaşargil’dir. Diğeri ise, Hasan Ali Yücel’in oğlu, ünlü şair Can Yücel. Bakan, kendi oğlunu odadan çıkardıktan sonra şöyle demiştir Gazi Yaşargil’e: “Ben milli Eğitim bakanıyım, eğer oğlumu yollarsam bu yakışık almaz, ama seni yollayacağım.” Can Yücel, biriktirdiği harçlıklarını da arkadaşına verir yurt dışına uğurlar. O dönemin ünlü beyin cerrahı Prof. Dr. Rudolf Nissen’in dikkatini çeker Gazi Yaşargil ve bu hocanın asistanı olur. Bu süre içinde Can Yücel ile ilişkisini hiç kesmez. Can Yücel sık sık arayıp, derslerini sorar. Gazi Yaşargil’in asistanlığı devam ederken, Türkiye’de TSK 27 Mayıs 1960′da yönetime el koyunca, Gazi Yaşargil’in doçentlik sınavına gireceği günlerde Türkiye’den asker celbi gelir: “Ülkene dön, askere gideceksin.” Asker celbinin geldiği günlerde liseden arkadaşı olan Ömer İnönü, Gazi Yaşargil’i ziyaret eder. İnönü’ye, “Git babana söyle, profesör olmaya yakınım, profesör olup askere gelirim” diyen Yaşargil, İsmet İnönü’nün oğlunun temaslarından da istediği sonucu alamaz!. Bakanlar Kurulu Karan ile Türk vatandaşlığından çıkarılır. Vatansızların taşıdığı “haymatlos” pasaportuyla yaşamaya başlar. Önce profesör, sonra da ordinaryüs profesör olur.40 yıl sonra buluşma Yıllar sonra Yaşargil, Turgut Özal’ın girişimiyle yemden vatandaşlığa alınır. Türkiye’ye gelmekten hâlâ çekinen Yaşargil’e pasaportunu dönemin Sanayi Bakanı Şükrü Yürür götürür. 18 yaşında ayrıldığı ülkesine girme şansını 35 yaşında yitiren Yaşargil, 63 yaşında Türkiye’ye gelir. 150 bin nüfusla bıraktığı Ankara’ya geldiğinde çok duygulanır. Otomobilden inmeden tam 3 saat otomobille Ankara’yı gözleri yaşlı bir şekilde gezer. İstanbul’a geçip can arkadaşı Can Yücel’le buluşur. Yaşargil, 40 yıldır göremediği Can Yücel’e, “Seninkiler gibi bir şiir yazsam, başka bir şey istemem” dedi. Yücel yanıtladı: “Ben de senin gibi bir operasyon yapsam başka bir şey istemem hayattan!”Hikâye burada bitmez tabii ki Can Yücel’le Gazi Yaşargil’in dostluğu da… Can Yücel’in bir oğlu olur. Adı Yeni Hasan’dır… Yeni Hasan Yücel, Galatasaray Lisesi’ni bitirdikten sonra, Fransa’ya tıp eğitimine gider ve 8 yıllık eğitiminin tüm masraflarını Gazi Yaşargil karşılar. Sadece maddi destek vermez Yaşargil, aynı zamanda hep yol gösterir, yönlendirir. Yeni Hasan Yücel, bugün Kanada’da, ünlü bir tıp profesörü olarak çalışmaktadır. Yıllar geçer, Yeni Hasan Yücel’in iki oğlu olur.
Birinin adını Can, diğerine ise Gazi ismi koyarlar. Sonuç olarak sevgili okurlar İnsanlar kendilerine ya çok pahalı veya çok ucuz kıymetler biçerler. Herkese kendine ne kıymet biçerse pahası odur. Binaenaleyh istersen kendine hür, istersen esir olarak kıymet biç. Bu sizin elinizdedir sevgili okurlar. Saygılarımla

Bu yazı toplam (1649) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?