Yükleniyor...
Tuğba Tekeli

Tuğba Tekeli

tugbatekeli@gmail.com

Ağız ishali olan insanlar

01 Ağustos 2011 Pazartesi Saat 21:01

Geçtiğimiz günlerde bir köşe yazısında okumuştum yanlış hatırlamıyorsam bu tabiri, fakat muhteşem(!) hafızamda kimin kullandığı maalesef kayıtlı kalmamış.

Okuduğumda gerçekten hoşuma gitmişti ve ben de üzerine düşündüklerimi yazmaya karar verdim. Bazı insanlar da bu bahsedilen durum sıkça karşımıza çıkıyor. Sürekli bir şeyler hakkında konuşuyor ve onlara söylediğiniz en ufak bir şeyi, üzerinden bir gün bile geçmeden çevredeki tüm insanlara yayabiliyorlar. Ben de böyle kişilere; tabiri benden evvel bulmuş olsalar bile, ağız ishali olmuş insanlar diyorum bugünden itibaren. İçlerinde hiçbir şey tutamıyorlar. Bu tip insan örneğine çok uyduğunu düşünüyorum yeni icat edilen bu iki kelimenin. Zira böyle insanlar sanıyorum ki, bir müddet sonra otomatik olarak kelime ticaretine döküyorlar işi. Kelime ticareti de uygun bir tabir oldu aslında, çünkü birilerine satıyorlar kelimelerini özenle, dikkatle ve büyük bir istekle. Bağımlı gibi oluyorlar bir müddet sonra, ya bir şey söyleyemezlerse de içlerinde kalırsa, ya yeni bir haberle karşılaştıklarında birilerine ilk önce yetiştiren onlar olmazlarsa...

 Daha beter olduğunu düşündüğüm insan profili de var aslında; onlar da kafalarında gerçek dışı haberler yaratanlar ve onları inatla birilerine kakalamaya çalışanlar. ‘Beterin beteri var’ atasözünü boşuna söylememişler zamanında. İçinden çıkılamayan durumları yaratanlar insanlar olduğu için, bu cümleyi de insanlar için kullanmayı uygun buluyorum ben. İşte içinde yaşadığımız dünyada türlü türlü insan var. Kimisi can sıkıcı, iç yaralayıcı, üzerimizde hayalet baskılar yaratan ve hızlıca etrafımızdan uzaklaştırmamız icap eden tuhaf yaratıklar.

Öyle ki, varlıkları birilerine zarar verdikleri ölçüde hayat buluyor, mutluluklarımızı emdikçe büyüyor ve güçleniyorlar. Onlar gerçek hayatımızın ruh emicileri; bizi içten çökertiyor ve tutkuyla yarattıkları son halimizi uzaktan izleyerek sinsice gülümsüyorlar.  O sırada biz de kendi kendimizi yiyoruz tabi farkında olup da onlara pirim verdiğimizin bilincindeysek ama yine de hayatımızdan atamıyorsak; hastalıklı bir yaşam biçimi, ne kesip atabildiğin ne de gözünü kapatıp teslim olabildiğin.

Biraz bencil olabilmek gerektiğine inanıyorum ben bu tip insanlara karşı. Hayatımızdan uzaklaştırmalıyız onları ama eğer yapamıyorsak en azından daha az dâhil etmeliyiz yaşam alanlarımıza. Kimi zaman bunun mümkün olmadığını biliyorum, yaşayarak tecrübe ettim. İnsanoğlunun içinde ve özellikle biz kadınlarda duygusal bir taraf var, en azından benim gibi olanlarda. İşin içine hatıralar, ortak paylaşımlar ve kişisel zaaflar giriyorsa bir kambur gibi taşıyoruz sırtımızda onları her daim. Zaman geçtikçe daha da ağırlaşıyorlar ve vicdan azabı çekmenize neden oluyorlar. Onlardan kurtulduğunuz ölçüde rahatlıyor, huzura kavuşuyorsunuz. Bir anda hayatın sırrına vakıf oluyorsunuz da sanki bir aydınlık kaplayıveriyor içinizi. Keşke herkes bunu yapabilse...

Aslında keşke bu insanlar yaptıklarının farkına varabilseler de geri adım atmayı kaypaklık değil de büyüklük olarak görebilseler. O zaman sanırım dünya daha çekilir bir yer haline gelirdi. O zaman kelimelerin değerini daha iyi anlardık ve ağzımızdan çıkan kelimelerin karşıdakinin kalbine varabilmesinin o mucizevî güzelliğini doyasıya yaşayabilirdik.

Bu yazı toplam (1104) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 4 )

Teşekkürler
Mehmet Bey; Yorumunuz için teşekkür ediyorum. Demek siz de sıkça telafuz ediyorsunuz. Bu tip insanlar için de oldukça uygun bir tabir. Ben de kullanacağım bundan sonra sıkça sanıyorum. Yeni yazılarımda yeniden haberleşmek dileğiyle.
Tuğba Tekeli04 Ağustos 2011 Perşembe Saat 10:33
Teşekkürler
Osman bey çok teşekkür ederim yorumunuz için. Beğenmenize sevindim.
Tuğba Tekeli04 Ağustos 2011 Perşembe Saat 10:30
Elinize Sağlık
Elinize Sağlık Efendim.
Osman Göktürkoğlu02 Ağustos 2011 Salı Saat 23:51
Tebrikler...
Benimde çok hoşuma giden ve sık sık Cümle içersinde kullandığı bir terimdir...Tebrikler yazı çok güzel devamını sabırsızlıkla bekliyorum...
Mehmet Kılıç02 Ağustos 2011 Salı Saat 12:58

| 1 |