Yükleniyor...
Bedriye Yıldızeli

Bedriye Yıldızeli

bedriyeyildizeli@gmail.com

“Teğet bile geçmeyecek” diyenler neden çark etti?

08 Ağustos 2011 Pazartesi Saat 21:13

Merkez Bankası’nın dün “küresel risklerin içeride durgunluk yaratmaması için önlem” gerekçesiyle aldığı sürpriz faiz indirimi kararının ardından “piyasalar”da sarsıntı yaşanırken, cari açık, iç talep, sıcak para girişleri gibi birçok konuda soru işaretleri var.

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun (PPK) dün yaptığı olağanüstü toplantıda aldığı kararla politika faizi olan haftalık repo faizini yüzde 6,25’ten yüzde 5,75’e çekmesiyle birlikte ABD doları 1,69 liradan 1,74 liraya kadar yükselerek 28 ayın zirvesini görürken, ekonomi çevrelerinin kararı şaşkınlıkla karşıladığı görülüyor.

Bazı Avrupa ülkelerindeki kamu borcu sorununa ve küresel büyümeye ilişkin endişelerin arttığının belirtildiği PPK’nın karara ilişkin açıklamasında “Kurul, kısa vadeli faizlerde oluşabilecek aşağı yönlü oynaklığı azaltmak amacıyla, gecelik borçlanma faizini önemli ölçüde artırarak faiz koridorunu daraltmaya karar vermiştir. Ayrıca, Türk lirası piyasalarındaki likidite yönetiminin etkinliğini artırmak ve Merkez Bankası’nca sağlanan likiditenin sistem içinde daha dengeli dağılmasına katkıda bulunmak amacıyla teknik bir düzenleme yapılmasını uygun görmüştür” denildi. Açıklamada faiz indiriminin, küresel ekonomiye dair giderek artan sorunların yurt içindeki iktisadi faaliyet üzerinde durgunluğa hol açmaması için yapıldığı da belirtildi.

Karar doğrultusunda gecelik repo faizi de yüzde 1,50’ten yüzde 5’e yükseltildi.

PPK ayrıca, piyasaya döviz likiditesi sağlamak ve döviz kuru artışını kontrol etmek amacıyla gerek gördüğü günlerde döviz satım ihaleleri yapacağını duyurdu.

Kararların altında yatan tercih ne?
PPK’nın kararları, bugüne kadar yapılan “cari açık sorunu derinleşiyor, iç talep çok yüksek, piyasada çok para var, enflasyon riski artıyor, TL çok değerli, ekonomiyi soğutmak lazım” gibi değerlendirmelerin terk mi edildiği sorularına sebep oldu. Öte yandan, alınan önlemlerin olası bir küresel krizin Türkiye’de iç piyasaya olan etkilerinin beklenenden fazla olabileceği endişesinden kaynaklanmış olabileceği değerlendirmeleri de yapılıyor. Faiz koridorunun daraltılması da, küresel ekonominin yaşayacağı olası bir “ikinci dip”ten korunmak için alınmış bir önlem olarak yorumlanıyor.

Merkez Bankası’nın ani faiz değişikliklerinin ardından, ekonomi çevrelerince sıklıkla tartışılan cari açık, enflasyon, dolar kuru ve sıcak para girişleri gibi sorunların ikinci plana mı atıldığı sorusu gündeme geldi. Zira Merkez Bankası daha önce sıcak para girişlerini, kredi genişlemesini frenlemek ve cari açığı azaltmak amacıyla munzam karşılık oranlarını arttırmıştı. Oysa PPK tarafından beklenmedik bir şekilde alınan faiz indirim kararı, bir yandan iç talebi ve kredi hacmini arttırarak enflasyon riskinin artmasına yol açarken, diğer yandan döviz kurunun yükselmesiyle birlikte cari açığın frenlenmesi hedefiyle zıt bir duruma yol açıyor.

Bu nedenle, yapılan yorumlarda hükümetin ve Merkez Bankası’nın, olası bir küresel durgunluğun Türkiye’ye de ekonomik yavaşlama olarak yansımaması için enflasyon ve cari açık hedeflerinden taviz vermiş olabileceğinin üzerinde duruluyor. Kararın kısa vadeli sıcak para girişlerini caydırdığını öne süren yorumcular, enflasyon ile faiz oranı arasındaki farkın daha da açıldığını belirtiyor. Ayrıca kararın döviz kurunu etkileyecek olmasının da, Türkiye’nin risklerini arttıracağına ilişkin değerlendirmeler yapılıyor.

Başçı: “Cari açıkta hızlı iyileşme bekliyoruz”
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı ise, bugün yaptığı açıklamada yılın geri kalanında cari açıkta hızlı bir iyileşme beklendiğini öne sürdü. Alınan önlemlerin küresel risk unsurlarını en aza indirmek için yapıldığını savunan Başçı, bugün gelinen noktada enflasyonun yüzde 5’lik hedefe daha yakın olduğunu iddia etti.

Uras: “Üç günde ne değişti?”
Milliyet gazetesi yazarı Güngör Uras, bugünkü köşe yazısında Merkez Bankası’nın bugüne kadarki söyleminden ve tedbirlerden geri dönüş yaptığı değerlendirmesinde bulunurken, “ Üç gün önce ekonomi çok hızlı büyüyor, iç talep çok canlı deniliyordu. Üç günde ne değişti de ekonomide durgunluk tehlikesi başladı, iç talep daraldı? - Ekonomiyi fazla ısıttığı için banka kredilerindeki artış yüzde 25 ile sınırlandırılacak idi? Şimdi bu sınırlama kaldırılıyor mu? - Cari açık sorunu önemli idi. Artık önemli değil mi? Büyüdüğü kadar büyüyebilir mi? - Sıcak parayı istemiyorduk. Bundan sonra gelsin mi, gelmesin mi? -Döviz fiyatı nereye kadar yükselecek? Yükseldiği yere kadar yükselecek mi? Bir yerde “reel döviz kuru” oluşmasına Merkez Bankası destek verecek mi?” sorularını sordu.

Bu yazı toplam (750) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?