Yükleniyor...
Prof.Dr.  Alaeddin Bobat

Prof.Dr. Alaeddin Bobat

bizimdarica@gmail.com

Öğrenilmiş Çaresizlik ya da Akıl Tutulması-3

11 Ağustos 2011 Perşembe Saat 18:46

İnsanoğlunun içinde uyuyan güçler vardır.

Kendisi bile şaşırır.

Çünkü bu güçlere sahip olduğu,

Aklından bile geçmez.

Bu güçleri uyandırıp eyleme geçebilirse,

O kişinin yaşamında büyük bir devrim olur.

                                               Swette Marden

Pek çok durumda çaresizlik hiçbir seçeneğin olmamasından değil, akıl tutulması nedeniyle seçeneklerin algılanamaması ya da görülememesinden kaynaklanmaktadır. Aslında çaresizlik ya da tıkanma akılda ve dolayısıyla beyindedir. Beyin, çaresizlik durumunda işlevini tam olarak yerine getirememekte ve sürekli kendi iç döngüsünde dolanıp durmaktadır. Aslında çare belki de oldukça yakın veya göz önündedir.

Bir Öykü

Yaşlı baba hapisteki oğluna hem özlemini hem de dertlerini anlatan bir mektup yazar. Mektubun orta yerinde “..patates ekmek için tarlanın kazılması gerekiyor. Yaşlı ve yorgunum, yapamıyorum. Keşke yanımda olsaydın, ne iyi olurdu..” diye serzenişte bulunur.

Oğlu mektubu okur okumasına da, ilk anda “gerçek çaresizlik” içinde(hapiste) olduğu için yapacak bir şey yok diye düşünür. Ancak bir süre sonra babasına cevap vermek için kağıdı kalemi eline alır. Babasına “…sakın tarlayı kazma, cesetleri oraya gömdüm!” diye cevap yazar. Hapishane yönetimi tarafından okunan mektup sonrasında savcılık harekete geçer ve cesetleri bulmak amacıyla tüm tarla kazdırılır. Ancak ceset falan bulunamaz. Birkaç gün sonra yaşlı baba oğlundan bir mektup daha alır : “Baba, bu koşullarda elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım!” Çaresizlik içindeki oğul, aklını kullanarak yaşlı adamın tarlasını kazdırmayı başarmıştır.

En önemli sermaye: Zeka ve Akıl

Engelleri aşmak için hiçbir olanak, hiçbir çare yoksa tek sermaye insan aklı ve zekasıdır. İnsanları bir şey yapmaktan alıkoyan, eylemsizliğe iten engellerden en önemlisi iç engellerdir. İç engeller yalnızca “yapamam-başaramam” duygusundan oluşmamaktadır. Düz mantıkla düşünme alışkanlığı da çeşitli düzlemlerde insanları çaresiz duruma düşürebilir. Aslında, öğrenilmiş çaresizliği unutmak ya da onunla baş etmek, doğru bilinen yanlışları düzeltmekten daha zordur. Bu nedenle, çaresizlik ve başarısızlık hakkında tüm bilinenleri unutmak ya da kazımakla işe başlamak gerekir. Diğer bir söyleyişle, beyni boşaltmak ve yeniden doğru bilgilerle onu doldurmak ve yönlendirmek ilk adımı oluşturur.

Bir şeyin olanaksız olduğuna inanırsanız, aklınız bunun neden olanaksız olduğunu size kanıtlamak üzere çalışmaya başlar. Ancak, bir şeyi yapabileceğinize inanırsanız, gerçekten inanırsanız, aklınız onu yapmak üzere çözümler ve seçenekler bulma konusunda size yardım etmek için çalışmaya başlar.

Çaresizlik Virüsü!

İnsanların önce kendi beyninde yer etmiş olan “çaresizlik virüsü”nü temizlemesi ve geçmişte öğrenilmiş olan “çaresizlik-başarısızlık” örneklerini silmesi gereklidir.

İçinde bulunduğunuz toplumu değiştirmeye gücünüz yetmeyebilir, ancak birlikte yaşadığınız küçük topluluğu değiştirebilir, yönlendirebilirsiniz. Sistemi değiştirmeye gücünüz yetmeyebilir ama aynı sistem içinde görev alan ekibinizi değiştirebilirsiniz. Hiçbirini yapamıyorsanız kendinizi değiştirebilirsiniz.

Edward de Bono’nun dediği gibi : “ Zeka bir arabanın beygir gücü gibidir. Sadece potansiyeldir. Motoru güçlü bir araba kötü kullanılabilir. Düşünme becerisi araba kullanma yeteneğine benzer. Öğrenmek gerekir.

Bu yazı toplam (746) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?