Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

Ertuğrul Fırkateyni ile japonyadaki ilk cami ve Fransadaki ilk cami arasındaki ilişki

19 Eylül 2011 Pazartesi Saat 23:53

Sevgili Bizim  Darıca gazetesi okuyucuları, bugünde sizlere Osmanlının büyük deniz kazasından bahsetmeye çalışacağım.1887 yılında Japon İmparatorunun amcası, bir savaş gemisi ile Avrupa’ya uğradıktan sonra, İstanbul’a gelir.Osmanlı ile Japon halkları arasındaki sevgi ve dostluklardan bahseder.Ardan 2 yıl geçtik ten sonra 1889 yılında, Osmanlı padişahı 2. Abdülhamit Japon İmparatorunun yapmış olduğu ziyarete karşılık vermek ve oraya çeşitli hediyeler ve Osmanlının sevgi ve dostluğunu iletmek için, bir gemi hazırlanmasını emreder.

Hatta bu geminin kendimizin yaptığı bir gemi olan Ertuğrul Firkateyni olmasını özellikle ister.(Bu gemi 1854 yılında yapılmış, 11 yıldır haliçte bekletilen bir gemi) O yıllarda bu gemi hakkında pek olumlu haberler yayınlanmıyordu.Bu geminin bu uzun yola dayanamayıp batacağından bahsediliyordu.Bu durumdan rahatsız olan 2. Abdülhamit biran önce gemiye kaptan bulunmasını, Bahriye Nazırı (Osmanlı Donanmasından sorumlu) Hasan Hüsnü Paşaya baskı yapar.Sonuçta kaptan bulamayan Hasan Hüsnü Paşa,  geminin kaptanlığına damadı Albay Osman beyi getirir.(Osman bey’de ailevi problemlerinden dolayı kaçıp kurtulmak ister eşinden, bu yüzden görevi kabul eder.!)Geminin 2. kaptanlığına da Yarbay ve şair olan Ali Ruhi getirilir.O yıllarda Osmanlı donanmasında, Mesudiye, Orhaniye, Mahmudiye, Aziziye vs. gibi zırhlı firkateynler mevcut iken Ertuğrul Firkateyni gibi yaşlı ve zırhlı olmayan bir gemiyi seçmesi neyi ifade ediyordu sevgili okurlar?!O yıllarda Osmanlı hasta adam olarak anılıyordu.Bu olumsuz yakıştırmayı ortadan kaldırmak için sanırım.

Gemi Kadıköy açıklarına çekilerek boyanır, temizliği yapılır.Gemi mürettebatı yeni harbiye mezunlarından iri yapılı yakışıklı olanlarından seçilir.Gemi bakımı yapıldıktan sonra Piri Reis döneminden kalma gelenekte uygulanarak yola çıkar.(Geminin en üst tepesi olan Grandi direğinin tepesine kuranı kerim muşamba içerisinde balmumuna batırılarak en üst tepeye yerleştirilir.)O gün Kadıköy mahşer günü gibi ağlamalar, sarılmalar ve dualar bir aradadır.Gemi yola çıkarken 3 top atışı atar karşılığı da Selimiye Kışlasından gelir!14 Temmuz 1889 da yola çıkar.Gemide 44 Subay, 14 Mühendis ve 591 er (3 asker Gebzelidir!.) bulunur.Gemi Süveyş kanalından geçerken dümeni kilitlenir karaya oturur.uzun uğraştan sonra gemi yüzdürülür.Bir süre sonra Japonya’ya ulaşır Ertuğrul Firkateyni.Japon İmparatoruna çeşitli hediyeler sunulur.Bir süre sonra gemi geri dönmek için Japon İmparatorundan müsaade ister fakat Japon İmparatoru biz denizcilikten iyi anlarız bu gemi ile yola çıkmayın size başka bir gemi tahsis edelim der.

Fakat Albay Osman bey teklifi ret ederek yola çıkar.Oşima burnu açıklarında şiddetli bir fırtınaya tutulur gemi sonuçta gemi batarken gemiyi en son Kaptan Osman bey ve yardımcısı Yarbay Ali Ruhi terk eder. 69 denizci kurtulur gemiden Kaptan ve yardımcısı şehit olur kurtulanları da Japon köylüleri kurtarır. Belki konumuzdan uzaklaşmış olacam ama şu bilgiyi de anlatmadan geçemeyeceğim. Bir süre sonra bu gemiden kurtulan 69 denizci Japon elçisi olan Yamada ile birlikte İstanbul’a gelir ve yamada İstanbul’da 4 yıl boyunca Harp okullarında Japonca öğretmenliği yapar. Aradan yıllar geçer Japonya’da yıl 1931 yıllarını gösterir. Ertuğrul gemisi battıktan sonra bu gemiden kurtulan 69 denizci ile İstanbul’a gelen Japon elçi olan Yamada 1931 yılında Tokyo’da bir cami yaptırmak için İstanbul’a gelir.

Atatürk yaşlı olan Yamada’ yı Sensei (Hocam)diyerek ayakta karşılar. Yamada, Atatürk’ün Harp Akademisi’nden Japonca hocasıdır. Atatürk’e Tokyo’da bir cami yaptıralım der. Bunun üzerine Atatürk, bu güzel bir teklif ama harç borç içinde bir milletiz. Bunca borcumuz varken Tokyo’ya bir cami!! Ama beyefendi, bu çok güzel bir teklif yapalım. Torijori Yamada, Atatürk’ü ziyaretinden bir yıl sonra 1932 yılında vefat etmiş, ama Atatürk verdiği sözü tutmuş ve 1938’de tamamlanan Tokyo Camisi ibadete açılmıştır. Sözün kısası bu gezegenin en doğusundaki ve batısındaki Paris Camisinden, (1926) sabah ezanının ilk okunduğu camileri Gazi Mustafa Kemal Atatürk yaptırmıştır. Atatürk, hiçbir zaman bu milletin değerleriyle kavgalı olmamıştır; o gericilikle, bağnazlıkla, Arapçılıkla savaşmıştır. Her şeyden önce o kendini hep emperyalist Batıya meydan okuyan bir Doğulu olarak görmüştür. Doğu’nun sanatını, kültürünü, mimarisini, yaşam biçimini en mükemmel biçimde yaşatmaya ve tanıtmaya çalışmıştır. Mensup olduğu dinle her zaman gurur duymuştur. Dinle ve dindarla değil, hurafeyle ve dinciyle (yobazla) mücadele etmiştir. Gelelim asıl konumuza , Kaptan yardımcısı Ali Ruhi beyin yetim kızlarından Neyyire Hanım yıllar sonra evlenir.Neyyire hanımın 1897 yılında bir erkek çocuğu olur İstanbul’da.Bu çocuk büyür Cumhuriyet döneminde, Milli Eğitim Bakanlığı yapar.Köy Enstitülerinin kurulmasında  çok etkili olmuştur.Kimdir değerli devlet adamı sevgili Bizim Darıca gazetesi okuyucuları?. Hasan Ali Yücel

Bu yazı toplam (1134) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 1 )

gerçekler gerçekler
İslam dünyasında atatürkün yaptıkları çok önemlidir fakat gerçek tarih açıklanmadığı için atatürk gerçekten bilinmemektedir.Hadislerde atatürk bahsedilmektedir araştırın atatürkün kuran tercumesi yaptırma amacı açıktır.şekpirin tercümesi yapılamazken kuranın tercumesi yapılması nederece islamı alçaltmak istemesi açıktır.Siz tarihinizi yabancılardan öğrenin.Kadir mısırlıoğlu tarihi nasıl açıklıyor bir bakın.
ferhat12 Temmuz 2012 Perşembe Saat 11:13

| 1 |