Yükleniyor...
Belgin Maviş

Belgin Maviş

belginmavis@gmail.com

Ufukta faiz indirimi görünmüyor!

26 Eylül 2011 Pazartesi Saat 20:11

Eylül ayı için oldukça kritik bir haftayı geride bıraktık. Geçtiğimiz haftanın öne çıkan konuları bizde TCMB, Amerika’da ise FED’den çıkacak olan kararların ne doğrultuda olacağıydı. Her iki Merkez Bankası da faiz kararlarını ve piyasalara yönelik kararlarını açıkladılar.

Kararların açıklanması öncesinde bir çok senaryo kulislerde konuşuldu. Bizim senaryolarımız ise;

UFUKTA FAİZ İNDİRİMİ GÖRÜNMÜYOR !!!

Yurt içine baktığımızda, PPK toplantısında politika faizi ile TL ve döviz cinsi zorunlu karşılık oranlarında herhangi bir değişiklik yapılması beklenmiyor.

Geçtiğimiz PPK toplantısında TCMB; politika faizini 50 baz puan indirerek %5.75 seviyesine çekmesinin ardından yaptığı açıklamalarda yapılan faiz indiriminin küresel ekonomi çift dip yaşayana ya da döviz değerlenmesi baskısı tekrar artana dek son faiz indirimi olacağı sinyallerini vermesi faizler konusunda bir değişiklik yapılmaması yönünde beklentilere neden oluyor.

 

Ancak başka bir yönden konuya baktığımızda; son günlerde sert bir şekilde gerileyen paritenin de etkisi ile dolar/TL kurunun 1,81 seviyesini test etmesinin ardından toplantı öncesi bugün yapılan açıklamada;MB 350 mln tutarında döviz satım ihalesi açtı.Bunun ardından dolar 1,80 seviyesinin altında işlem görmeye başladı.Yükselen dolar/TL kurunun enflasyon üzerinde yaratacağı baskının etkilerini de düşünürsek;TCMB toplantı öncesi piyasaları rahatlatsa da biraz da olsa kafaları karıştırdı. Faiz indirimine gitmesinin en önemli etkisi döviz kuru cephesinde oluşacağından, faiz indirimi öncesi dövizi kontrol altına mı aldı sorusu akıllara geliyor?

 

Aslında tüm bu müdahalelerin altında yatan temel neden TL’nin değer kaybı ve bunun etkileri…

Son günlerde TL’de yaşanan değer kaybının ekonomiye yansıması dış ticaret kanadında gerçekleşecek. Dövizdeki artış olumlu anlamda en fazla ihracatçının işine yarayacak. İhracatçı sattığı malın karşılığında aldığı dövizi yüksek fiyattan bozduracağı için eline daha fazla TL geçecek. Dolayısıyla TL bazında kârı katlanacak. Ancak, dövizdeki tırmanış nedeniyle ihracatçının üretim maliyetleri ciddi ölçüde artacak. Bu durum, ihracatçıyı uluslararası rekabette geriye düşürecek. Üstelik başta AB olmak üzere dış pazarlarda yaşanacak durgunluğun da etkisiyle ihracatçı pahalıya ürettiği malı satmakta zorlanacak. Böyle durumlarda ise MB bugün olduğu gibi para politikası araçlarını devreye sokarak dövizdeki aşırı değerlenmeye müdahalede bulunuyor.

Dövizdeki tırmanışın bir olumlu yansıması da ithalatın frenlenmesiyle yaşanacak. Kur arttığı için ithalat pahalı hale gelecek, dolayısıyla ithalat artışı hız kesecek. İthalatın azalması da Türkiye'nin dış ticaret açığını ve cari açığını düşürecek. İthal malların azalması, yerli üretimi canlandıracak. Dolayısıyla sınırlı da olsa bunun istihdama katkısı olumlu olacak.

 

Ekonomi gündemimizin en popüler sorunu olan cari açığın giderilmesine bir katkı da geçtiğimiz günlerde gayrimenkul sektöründen gelmişti. Yabancılara mülk satılından engel olan mütekabiliyet koşunun kaldırılması ile yabancıya 1 milyon konut satışının önünün açılması ve buradan elde edilecek gelirler ile cari açığa katkı sağlanması hedeflendiği belirtilmişti.

 

Buradan da anlaşılacağı üzere;MB’nin sadece para politikası araçlarını devreye sokarak müdahalede bulunduğu bir konu gibi görünse de buz dağının altında kalan kısım oldukça farklı.

 

Yeniden faiz indirimi konusuna döndüğümüzde; Merkez Bankası’nın büyümeyi desteklemek için faiz indirimlerine açık kapı bırakan para politikası yürüttüğünü göz önüne aldığımızda; daha düşük faiz rakamları hedefleniyor olsa da, geçtiğimiz hafta gelen büyüme verileri ve enflasyonun seyri şimdilik bir faiz indiriminin olmayacağı beklentisine neden olmakta.

 

Özellikle son enflasyon rakamlarının ardından bir faiz indirimi gelmesi piyasalarda tedirginliğe ve satıcılı bir seyrin hakim olmasına neden olacak ön görüsündeyiz.

 

Kriz söylemleri nedeniyle TL mevduat zorunlu karşılıklara bir indirim gelmesi ise ancak parasal genişlemeye ihtiyaç duyulan bir ortamda gerçekleşir ki; TL’nin şu an ki görünümüne baktığımızda bunu gerektirecek bir durum söz konusu değil.

 

Ancak belirtmekte fayda görüyoruz ki;TL’nin görünümü uygun olduğunda MB’nin Euro Bölgesi ve ABD’de beklenen resesyon nedeniyle politika faizinde yıl sonuna kadar 50 baz puan indirime gitmesi ihtimaller dahilinde..

 

Bu veriler dikkate alınarak faiz indiriminin kısa vadedeki bir zaman diliminde gündemimizde olmayacağını; Merkez Bankası’nı büyümeyi destekleyici para politikası nedeniyle önümüzdeki günlerde gündemimizde yer edebilme ihtimalini de göz önünde bulunduruyoruz.

 

20.09.2011 tarihli Para Piyasası Kurulu toplantısından çıkan karar beklentiler dahilinde çıktı. Politika faizi ile TL ve döviz cinsi zorunlu karşılık oranlarında herhangi bir değişikliğe gitmeyen TCMB kararı toplantı öncesinde büyük oranda fiyatlanmış olduğundan etkisi sınırlı oldu.

Ancak aynı gün içerisinde Uluslar arası kredi derecelendirme kuruluşu S&P’nin Türkiye’nin yerel para cinsinden kredi notunu artırması ile TCMB’nin 350 mln dolarlık döviz satış ihalesi gerçekleştirmesi TL’nin 1 dolar ve 1 eurodan oluşan döviz sepeti karşısında %1’e yakın bir oranda sınırlı derecede değer kazanmasını sağladı.

 

 

Fed’in piyasalarla twist dansı

 

Kısa bir süre için gözlerimizi Amerika’ya çevirdiğimizde;

Eylül ayında piyasanın gündemindeki konular başlıca; ABD Başkanı Obama’nın açıklayacağı istihdam paketi ile ABD Merkez Bankası FED’in 2 gün süren toplantısından çıkacak kararları.

 

Ağustos ayında yapılan FED toplantısı sonucu;Eylül’de bir şeyler yaparız mesajı veren Bernanke bunun yanı sıra uzun vadeli ekonomik büyümenin hükümetlerin elinde olduğunu mesajını da vererek bir nevi topu Beyaz Saray’a atmıştı.

 

Eylül ayının ortalarına doğru % 9’u aşan işsizliğe çare bulmak için Yeni İstihdam Eylem Planı adı verdiği 447 milyar dolarlık paketi Kongre’ye sunan Amerikan Başkanı Obama, Demokratlar ve Cumhuriyetçilerden tasarıyı geciktirmeden onaylamasını istedi.Bunun ardından gözler FED toplantısında!!

 

FED uzun bir süredir piyasalara arkanızda ben varım mesajı vererek tahvil alım programına gidiyor. Fed'in yaptığı; satın aldığı tahvillere karşılık bankacılık sektörüne rezerv eklemek. Fed, bankaların elindeki tahvili satın alıyor, bunun sonucunda bankanın rezervi artıyor. Yeni bir para, bankacılık sektörüne aktarılmıyor.Tahvil alım programları yeni bir para yaratmadığı gibi ekonomiye bir teşvik te söz konusu değil.

Psikolojik faktörler aracılığıyla ve spekülatif nedenlerle, varlık fiyatlarında artışa yol açıyor. Aslında burada yapılan tek şey; piyasaya 'Alım yapın' mesajı göndermek.

Bunun öncesinde iki tahvil alım programı uygulanmasına rağmen bugün resesyon olasılığı gündemde.Ancak tahvil alım programlarından para kazananlar durumdan memnun olduklarından düzenin devam etmesi bekleniyor.

 

İşte 2 gün süren toplantı sonucu bu düzenin devam edip etmeyeceği sorusu yanıtını bulacak diye düşünüyoruz.

FED’in ağustos toplantısının tutanaklarına baktığımızda genişlemeci para politikasının sürdürülmesinden yana olduğu izlenimini görüyoruz.Parasal genişlemeye dair atılacak adımların bu toplantıda karara bağlanmaya çalışacağı görüşündeyiz.

Ancak FED’in kendi içinde de büyük görüş ayrılıkları olduğundan toplantı öncesi tüm ihtimalleri göz önünde bulunduruyoruz.

 

İlk olarak kulislerde de en çok konuşulan üçüncü tahvil alım programının geleceği fakat üçüncü tahvil programı değişik bir formasyonda karşımıza gelebilir. Operation twist adıyla bilinen; Fed’in elinde vadesi dolan kısa vadeli bonoları, 10 yıl ve daha uzun bonolarla değiştirmesi yani vadeyi uzatarak piyasalara uzun vadeli destek sağlaması. Böylelikle Fed bono getiri eğrisinin uzun vadesini de aşağı düşürerek piyasalardaki uzun vadeli algılamayı değiştirmeyi, bankacılık sistemini yeniden kredi vermeye ikna etmeyi amaçlıyor.

 

Bir diğer ihtimal ise; ABD’li bankaların, Fed nezdinde tuttukları zorunlu karşılıklara ödenen yüzde 0.25 oranındaki faizi ödemekten vazgeçmesi.Bono getirilerinin oldukça düştüğü bir ortamda Fed’in faizi bankalar için önemli bir gelir.Ancak Fed sırf bankacılık sektörü krediye yönelsin diye bu faizi ödemekten de vazgeçebilir.

 

Son olarak ta; iki ay önceki toplantısında faizlerin 2013 yılı ortasına kadar düşük kalacağını söylemişti. Fed bildirisinde buna benzer bir ifade değişikliği gelebilir. Böylece karar alma sürecini uzatabilir.

 

Tüm bu ihtimaller doğrultusunda piyasanın nasıl tepki vereceğine bakacak olursak; sürenin uzatılması gibi bir durumla daha önce de karşılaşıldığından etkisi sınırlı olur.

Diğer ihtimallere baktığımızda ise;her iki seçenekte de kısa vadede piyasalar pozitif olarak nitelendirebileceğimiz bir heyecan görebiliriz.Ancak özellikle de operation twist büyük oranda fiyatlanmış olduğundan piyasalarda görebileceğimiz artışın etkisinin sınırlı olacağını düşünüyoruz.

Toplantı sonrasında hangi yönde karar çıkarsa çıksın, kararların etkisinin en fazla euro/dolar paritesinde kendini göstermesini bekliyoruz.

Beklentiler dahilinde bir karar çıkması doğrultusunda;son günlerde euro/dolar paritesi üzerinde baskının azalıp,doların dalgalı seyrinin durulmasını ve bunun tüm dünya borsaları tarafından pozitif şekilde fiyatlanacağı iyi senaryolarımız arasında.

Beklentilerin aksine bir karar çıkması ise;doların dalgalı seyrini sürdürmesine ve bunun tüm dünya borsalarının olumsuz bir havanın etkisi altına girmesine neden olacağı da kötü senaryomuza dahil.

 

Amerikan Merkez Bankası Fed, iki günlük Açık Piyasa Komitesi toplantısının ardından Washington'da yaptığı açıklamada 6'dan 30 yıla kadar vadede 400 milyar dolarlık tahvil alırken 3 ya da daha az vadede eşit miktarda satış yapacağı belirtti. Fed'in 400 milyar dolarlık uzun dönem borçlanmayı planladığını ve ekonominin önem teşkil eden aşağı yönlü risk içinde olduğunu açıklamasının ardından hisse senetleri kayıplarını genişletirken dolar ve hazine tahvilleri ise hızlı yükseliş gösterdi.

Özetle;Operation Twist dolara yaradı…

Bu yazı toplam (468) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?