Yükleniyor...
Tuğba Tekeli

Tuğba Tekeli

tugbatekeli@gmail.com

Doğdum ben ve yaşıyorum

10 Ekim 2011 Pazartesi Saat 20:41

11 Ekim 1982; hayatımdaki en önemli gün. Çünkü ben o gün doğdum, prematüre olarak. Doktorumun deyişiyle hayata minicik parmaklarımla sımsıkı tutundum ve yaşadım, yaşamaz diyenlere inatla. İyi ki de yaşadım, ne çok şey varmış meğer görmem gereken, tecrübe etmem gereken, ne güzel bir şeymiş yaşamak meğer!

***

Doğum günleri her zaman çok önemli olmuştur benim için, hayata ilk adımımız çünkü o gün.

Ya doğmasaydık, ya biz olmasaydık? Evet, belki dünyada hiçbir şey değişmezdi ama sevdiklerimiz için çok şey değişirdi. Bu yüzden en değer verdiğim günlerdir doğum günleri. Sevdiğim bütün o güzel insanlar doğmasalardı ben ne yapardım değil mi? Şimdilerde doğum günleri eskiye nazaran daha da önem kazandı gözümde çünkü artık yaşım ilerliyor, deli çağlarım geride kaldı. Artık sadece arkadaşlarımı etrafıma toplayıp ne hediye aldıklarıyla mutlu olan o mavi gözlü kız çocuğu değil, hayatına giren herkesi karşısında görmek isteyen, hediyelere değil sözcüklere daha çok önem veren mavi gözlü bir kadınım. Bu özel günler de olmasa sevdiğimiz insanlarla bir araya gelmek ne kadar zor öyle değil mi şu zamanda. Hani klişe ama bir o kadar doğru olan sadece düğünler ve cenazelerde tüm sevdiklerimizle bir araya geldiğimiz gerçeğini hatırlatmak isterim bir kere daha. Ne kadar acınası bir durum aslında bu yaşadığımız. Daha çok vakit ayırmalıyız ailemize ve dostlarımıza oysa.

***

Uzak bir kıtada olunca insan daha çok farkına varıyor hayatındaki önemli noktaların. Ne kadar çok oldukları karşısında da şaşırıyor, çünkü uzakta olunca her şeyin önem sırası değişiyor. Zaman farklı akıyor ve hayat başkalaşıyor adeta bilhassa böyle günlerde. İlk kez hüzünlü hissediyorum diyebilirim. Yaklaşmasını daima delice arzu ettiğim bu günden, olağanca gücümle uzaklaşmak istiyorum sanki bir taraftan da. Çünkü zamanı durduramadığımı biliyorum artık ve o aktıkça anılarımdan bir parça daha uzaklaşıyorum. Olsun diyebilen bir tarafım var ya aslında ben en çok onu seviyorum, hala çocuk hala deli dolu ve hala umarsız.

11 Ekim günü hala geriye kalan hayatımın ilk günü gerçekten de ve ben her doğum günümde böyle hissetmeye devam edeceğim nerede olursam olayım. Şanslı olduğuma her zaman inandım çünkü sevdiklerim her anımda hep yanımdaydılar, şanslı olduğumu biliyorum çünkü harika bir ailem var, şanslıyım çünkü sevdiğim adam yanı başımda ve beni her gün daha çok seviyor, şanslıyım çünkü sağlıklıyım ve nefes aldığım için şükrediyorum. Annem ve babamı kutlamak gerekiyor bu günde aslında benden ziyade çünkü ben onların parçasıyım, kıymetlisi ve bir tanesi, paha biçilmeziyim.

***

Eskisi kadar çok hediye alamıyorum uzakta olduğum için, telefonum hele öyle az çalıyor ki şaşırıyorum hala alışmış olmam gerekirken, ama olsun biliyorum ya ben yaşamanın ne kadar özel bir şey olduğunu, o bana yetiyor.  Bir de özellikle bu günde filmlerde olduğu gibi sadece ben ve benim hayatım, anılarım, yaşadıklarım, hikâyelerim konuşulsun istiyorum ne yazık ki olmuyor hep başkalarının sözleri giriyor araya bana sıra gelmiyor, böyle alışılagelmiş ne yazık ki değişmiyor. Ben yine de bir gün o büyülü anı yaşayacağımı hayal ederek bekliyorum, kocaman kalabalığın arasında, sevdiğim insanların gözlerinin içine bakarak hayatımı yeniden gözden geçirmek istiyorum. Bu da benim doğum günümdeki dileğim olsun o zaman bu sene de! İyi ki doğdum, iyi ki doğurdun beni anneciğim!

Bu yazı toplam (835) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?