Yükleniyor...
Belgin Maviş

Belgin Maviş

belginmavis@gmail.com

Merkezden bir taşla iki kuş

28 Ekim 2011 Cuma Saat 14:10

Merkez Bankası, 4 Ağustos 2011 tarihinde yapılan Para Politikası Kurulu toplantısında belirlenen strateji çerçevesinde
 Türk lirası zorunlu karşılık oranlarını yeniden belirledi.
 
 Yeni oranlar ve Banka'nın konuya ilişkin açıklaması şöyle:
"Türk Lirası Yükümlülükler                                              Mevcut Oranlar (%)           
Yeni Vadesiz, ihbarlı mevduatlar ve özel cari hesaplar                        16                          11
1 aya kadar vadeli mevduatlar/katılma hesapları (1 ay dâhil)                16                          11
3 aya kadar vadeli mevduatlar/katılma hesapları (3 ay dâhil)                12,5                       11
6 aya kadar vadeli mevduatlar/katılma hesapları (6 ay dâhil)                9                            8
1 yıla kadar vadeli mevduatlar/katılma hesapları                                 6                            6
1 yıl ve 1 yıldan uzun vadeli mevduatlar/katılma hesapları ile 
birikimli mevduatlar/katılma hesapları                                                5                            5
1 yıla kadar (1 yıl dâhil) vadeli Türk lirası diğer yükümlülükler              11                          11
3 yıla kadar (3 yıl dâhil) vadeli Türk lirası diğer yükümlülükler              8                            8
3 yıldan uzun vadeli Türk lirası diğer yükümlülükler                            5                            5
 
26.10.2011 tarihinde açıklanan enflasyon raporu sunuş konuşmasında Erdem Başçı’nın sinyallerini verdiği Türk lirası zorunlu
karşılık oranlarında indirime gidilmesi bugün gerçekleşti..Bu kararın ardından piyasaya sağlanacak olan likidite nedeniyle 
bankaların likidite ihtiyacını daha düşük maliyetle karşılayabilecek olması bankaları sevindirdi.
26.10.2011 tarihinde gerçekleşen AB Liderler Zirvesi'nde Yunanistan'ın borcunda %50 indirime gitme, 
EFSF'nin büyüklüğünün 1 trilyon euroya çıkarılması konusunda anlaşmaya varılmış olmasını nedeniyle
 Avrupa’ya paralel olarak güne alıcı seyir ile başlayan İMKB; karar sonrasında bankacılık sektörü hisselerine 
gelen alımlarla yükselişi destekledi..
 
 
26.10.2011 tarihinde açıklanan enflasyon raporunda değinilen TL munzam karşılıkların döviz olarak tutulabilecek 
kısmının %20’den %40’a çıkarılması kararını da göz önünde bulundurursak bu karar sayesinde sağlanan ilave imkânın 
bankalarca tamamen kullanılması halinde döviz rezervlerimizin 4,7 milyar ABD doları artması beklenmekte.
 
Bu kararlardan anlaşılacağı üzere Merkez Bankası emin adımlarla yol alıyor ve ipleri sıkı tutuyor..
Geçtiğimiz hafta PPK toplantısından çıkan kararla faiz koridorunun genişletilmesi sonrasında bankalara faizlere alışın.
Merkez Bankası’nın bir yüksek, bir de düşük faizi var. Gerekli gördüğümüzde bu 12.5, gerekli gördüğümüzde 5.75'tir.
 Bunun kontrolü bizdedir ve bunu günlük olarak yaparız mesajı ile verdiği gözdağının ardından;
Bugün daha düşük maliyetle likidite ihtiyacını karşılayabilmelerinin yolunu açarak bankalara ben buradayım 
mesajını vermeyi ihmal etmeyerek bankaları rahatlattı.
 
Para politikası silahlarını çeken Merkez Bankası, dövizi de unutmadı… Son günlerdeki dövizdeki önlenemeyen 
artışlara gerek döviz satım ihaleleri açarak, gerekse doğrudan satım silahı ile müdahale etti.
Art arda gerçekleştirdiği döviz satım ihaleleri nedeniyle azalan döviz rezervleri konusunda da önlem almayı 
ihmal etmeyen Merkez Bankası TL munzam karşılıkların döviz olarak tutulabilecek kısmının %20’den %40’a 
çıkarılması kararı sayesinde de döviz rezervlerimizi 4,7 milyar ABD doları tutarında artırmayı hedefliyor..
Birbirini tamamlayıcı nitelikte olan bu kararlar sayesinde; zorunlu karşılıkların bir kısmının dövizle yatırılması
 yoluyla bankalara TL likidite bırakılması sağlanacak.

Bir diğer etkisi ise; bankaları yurtdışından dövizle borçlanmaya teşvik etmek olacak. Böylece Merkez Bankası

 bankalara "TL'ye kıyasla daha ucuz olan dövizle borçlan, TL zorunlu karşılık yükümlülüklerini bununla yerine getir,

hem benim rezervlerim artsın, hem de sen zarardan kurtul" demiş olacak..

 
Bu kararın ardından piyasaya yaklaşık 11 milyar Türk lirası likidite kalıcı olarak sağlanmış olacak.Bu karar sadece 
bankaları rahatlatmakla kalmayarak dövizdeki artışın da hızını kesti.Karar sonrası %1’e varan kayıplarla dolar 1,75 
seviyesinde seyrediyor.
Geçtiğimiz günlerde yükselen dolar/TL kurunun enflasyon üzerinde yaratacağı baskıyı düşünecek olursak Merkez Bankası,
 kurlardaki yükselişin enflasyonda kalıcı bir etki bırakmasına izin vermeyeceklerini de göstermiş oldu.
 
Merkez Bankası’nın bu hamlesi bir taşla iki kuş vurdu deyimini dolduruyor aslında..Piyasalara likidite sağlayarak 
güven tazeleyip bir yandan da rezervlerini artırıyor.Tüm bunların yanında asıl amacı fiyat istikrarını da göz ardı etmeyip 
dövize karşı kullandığı silahlarla enflasyon üzerinde yaratılan baskıyı da azaltmış oluyor..
 
Bu hamlelerin zincirleme şekilde gerçekleşmesi Merkez Bankası’nın asıl amacı konusunda akıllarda soru işareti 
yaratsa da;özetleyecek olursak ..
Geçtiğimiz hafta PPK toplantısında faiz koridorunu genişleterek günlük para politikası uygulamasını benimsendi. 
Günlük politikada bizden iyisi yok şeklinde oldukça iddialı açıklamalarda bulunan TCMB Başkanı Erdem Başçı´nın 
benimsediği faiz koridorunu genişletmek ne ifade ediyor?

Geniş faiz koridoru demek, Merkez Bankası’nın duruma göre likidite ayarlamasına gitmesi, her an her şeyi yapabilmesi,

belli bir politikaya bağlı kalmaması...

Geniş faiz koridorunun en son etkilerini; gecelik vade faizlerinin yarattığı belirsizlik biçiminde gördük.
 
Merkez Bankası 26.10.2011 tarihinde açıklanan enflasyon raporunda 2011 enflasyon rakamını 2012 için %5,2,2013 
için ise %5 olarak revize etti..

 Yıl sonu enflasyon oranının hedefin oldukça üzerinde kalacağını ifade eden Merkez Bankası kısa vadeli politika faizinde

henüz bir değişikliğe gitmeyi düşünmüyor...

 Bu sebeple gecelik borç verme oranını yükselterek faiz koridorunu genişletmeyi tercih ediyor. Piyasaya yapacağı günlük

müdahalelerle bankaların borçlanma maliyetini yukarı çekerek genel faiz oranlarının yukarı çıkmasını arzuluyor.

Enflasyonu kısmen dizginlemese de Türk lirasındaki değer kaybını engelleyecek bir adım olarak görüyor.

 
Bu sabah Türk lirasındaki kan kaybını gidermek için adım atan Merkez Bankası;Türk lirasını güçlendirip 
enflasyonu düşük tutmayı amaçlıyor.Döviz satım ihaleleri ile musluklarını açarak ta sıkı para politikasının 
yanında piyasaları rahatlatmayı ihmal etmiyor…
 
Merkez Bankası’nın yapmış olduğu hamlelere yorumlar gecikmedi. Morgan Stanley tarafından yapılan açıklamada; 
TCMB Başkanı Erdem Başçı´nın fiyat istikrarının başarmak ve finansal istikrarı sürdürmek için yapılması gereken 
tüm doğru şeyleri ortaya koyduğunu, TCMB´nin kredibiliteyi artırmak, kur istikrarını ve finansal istikrarı sürdürmek ve 
ekonomide sert bir inişten kaçınmak gibi tüm zorlu görevleri başarma potansiyeli olduğunu belirtildi.
 
JP Morgan tarafından yayınlanan raporda, TCMB'nin belirsiz politikaları nedeniyle Türk hisse senetleri için tavsiyesinde 
değişiklik yaptığı ifade edildi. TCMB'nin dün yaptığı açıklamalar ile bugüne kadarki uygulamalarından çok farklı bir para
politikası ortaya koyduğunu belirten JP Morgan, TCMB'nin bu yaptığı ani politika değişlikleri sonrasında yatırımcıların Türk
 hisse senetlerinde uzun pozisyon almak konusunda kendilerini rahat hissetmeyeceklerini öngördü.
 
Kurumların birbiriyle çelişen ifadelerine bakacak olursak Merkez Bankası’nın hamleleri oldukça ses getirmiş durumda..
Geniş faiz koridorunda günlük politika uygulamasını benimseyen Merkez’in tüketici kredilerindeki istenilen yavaşlama 
gerçekleşip cari açığımızda istenilen azalma gerçekleşene kadar yapacağı hamleler yakın takibimizde…
Revize edilen enflasyon rakamlarına baktığımızda 2012 yılı çok ta kolay geçmeyecek gibi görünüyor…

Bu yazı toplam (1196) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?