Yükleniyor...
Kemal Uyar

Kemal Uyar

kemaluyar1907@hotmail.com

Öteki Almanya

08 Kasım 2011 Salı Saat 19:28

Yıl 1961. Soğuk savaş günleri. Almanya bölünmüş. Berlin Duvarı yeni yapılmış. Türkiye ile Almanya arasında imzalanan <<işgücü anlaşması>> çerçevesinde İstanbul Sirkeci Garı’ndan bir tren, umudun dibine vurmuş yüzlerce insanı, yeni bir umuda doğru götürmek üzere kalkar. İlk durağı Münih’tir. O güne kadar Avrupa’ya toplu olarak sadece mehter marşıyla girmiş bir millet, ilk defa <<kara tren>> türküsü eşliğinde yolculuk etmektedir.  Tam bir hüzün treni… Türk tarihinde gurbete yapılan ilk zoraki yolculuk.

***

Geçen hafta Almanya Münih’teydim. İlk göç treninin Almanya’ya gidişinin 50.yılı kutlamaları için Münih’te düzenlenen törende konuşan Almanya Başbakanı Angela Merkell o günleri şöyle açıkladı: “Ne kadar önemliymiş o tren yolculuğunu yapmak. Bize anlattılar. O zaman gelen Türk İşçiler garlara giderler, boş raylara bakarlarmış. Hep evlerine dönecekleri günü beklerlermiş.” Gelmişken o tren garını görmek istedim. Gelen o ilk işçilerin hissettiklerini düşündüm. Dilini bile bilmedikleri bir diyarda, sevdikleri ile kendi aralarında görebildikleri tek bağ o raylar olmalıydı.

***

Elli yıl önce oraya giden işçilere ilk geldiklerinde “Alman Vatandaşlığı” teklif edilse muhtemelen hiçbiri kabul etmezdi. Tek düşünceleri biraz para kazanıp ülkelerine dönmekti ne de olsa. Bugün öyle mi ya? Vatandaşlık hakkı kazanmak için ülkesindeki karısı ile anlaşmalı boşanma yapıp, bir Almanla evlenenden tutun da, Alanya’ya tatile gelmiş 60 yaşındaki Alman kadına âşık olan 18 yaşındaki gence kadar çoğu insan kısa yoldan Avrupa Birliği’ne adım atma sevdası içinde.

***

Bizimkilerin niyeti ortada… Ya Almanlar? Onlar Türkler hakkında ne düşünüyor? Hümanist söylemler etkisinde kurulan olumlu cümleleri bir kenara bırakırsak durum vahim. Dünyanın hangi ülkesine giderseniz gidin, yerel halkın dilini konuşmaya çalışan bir yabancıdan daha sempatik bir kimse yoktur. Ancak Almanya’da yarım Almancası ile konuşmaya çalışan bir Türk ile dalga geçilir. Gerisini siz düşünün.  

***

Almanya ile siyasi ilişkilerimiz konunun uzmanlarının işi. Ancak şu kadar bir yorum yapabilirim: Almanya ve Fransa hala birbirlerine duydukları antipatiyi korusa da dost görünmeyi çoktan öğrendi. Oysa diğer taraftan, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği sürecinde “Almanlar bizi gerçekten isteseydi” bugün Birliğin bir üyesi idik.

Birbiriyle bu kadar çok tarihi ilişki içinde olup birbirini bu kadar az tanıyan ve önyargılarını kırmaya yanaşmayan iki ülke daha tanımıyorum. Türkiye’de her yıl milyonlarca Alman tatil yapıyor, hatta Türkler ile evleniyorlar. Türkiye’de hemen herkesin Almanya’ya göçmüş bir yakını vardır.

Gel gör ki fazla samimiyet bizi -ötekileştiriyor- olsa gerek.

 

 

Bu yazı toplam (779) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?