Yükleniyor...
Belgin Maviş

Belgin Maviş

belginmavis@gmail.com

Nostradamus kehanetleri mi yoksa bizim Ayşe Teyze mi?

25 Kasım 2011 Cuma Saat 21:35

2011 yılının başından beri Avrupa’yı konuşur olduk. Yunanistan’daki çöküş süreci uzun süre gündemimizin en üst sırasına oturmuşken, İtalya ve İspanya’daki borçlanma faizlerinin rekor seviyelere ulaşması Avrupa’da yaşayan insanların liderlerine olan güvenlerini yitirmelerine neden oldu.

Ortalığı yangın yerine çeviren bu güvensizlik bu ülke hükümetlerinde değişim şartını beraberinde getirdi.

Borç krizinin etkileri coğrafi boyutlarda da sınır tanımadı.. Uluslararası derecelendirme kuruluşu Fitch’in Euro Bölgesi borç krizinin yayılmasının Avrupa Birliği bankacılık sisteminde sıkıntıların baş gösterebileceği ve bunun ABD bankaları için de tehdit oluşturacağı uyarısı ile ABD borsalarına gelen satışlarla ABD’de de Avrupa borç krizinden payına düşeni aldı.

 

***

 

Yukarı gitmeye devam eden borçlanma faizlerine Fransa’nın ülke kredi notunun düşürülebileceğine ilişkin açıklamaların eklenmesiyle Avrupa ülkeleri yoğun bakım ünitesine dönüştü.

 

 Avrupalı ülkelerin tahvil piyasalarında yüksek maliyetlerle borçlanma paniği karşısında Avrupa Merkez Bankası çözümü tahvil alımı yolunda aradı. Avrupa Merkez Bankası’nın piyasalara ben buradayım mesajı piyasalardaki tedirginliği biraz azaltsa da, tahvil alımı gibi kısa dönemli tedbirlerle Avrupa rahat bir nefes alamıyor.

Bu sebeple Avrupa Merkez Bankası’nın tahvil alımlarına alternatif olarak ortak Euro-tahvil ihracı gündemdeydi.Almanya’nın ortak Euro-tahvil ihracını değerlendirdiğini, ancak kısa vadede gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını açıklaması piyasalardaki endişeyi körükledi..

 

Almanya ise endişeleri körüklemeye devam ediyor. Euro Bölgesi’ndeki krizin aşılması için Avrupa Merkez Bankası’nın para basma matbaalarını çalıştırmak isteyen Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Merkel’den veto yedi. Merkel, Berlin’de yaptığı açıklamada(17.11.2011), para basarak krizden çıkmanın mümkün olmadığını vurgulayarak, “Eğer politikacılar Avrupa Merkez Bankası’nın zayıflığı sorununa çözüm getireceğini düşünüyorlarsa, olmayacak duaya âmin diyorlar” ifadesiyle piyasalara bir süre daha rahat nefes almak yok demiş oldu. 

 

***

 

Yoğun bakımdaki Avrupa’nın nabzı İtalya ve Fransa gibi ülkelerin etkisiyle iyice zayıflıyor. Yeni kan değişimi olarak ta ABD dolarına talep artıyor.

 

ABD’de bütçe planlaması konusunda bir çerçeve oluşturması gerek süper komitenin süresinin dolmasına çok kısa bir süre kalmasına rağmen uzlaşma sağlanamaması ve Yunanistan’ın kurtarma paketini alabilmesi için yerine getirmesi gereken şartları sağlayamaması nedeniyle küresel piyasalarda moraller oldukça bozuk…

 

Giderek bozulan küresel risk iştahı nedeniyle İMKB de yorgun..Geçtiğimiz yıllara baktığımızda her aralık ayında yaşanan ve gelenekselleşen aralık yükselişini bu yıl görebilecek miyiz?

51000 seviyelerini gören endeksin 44000 seviyelerine kadar inebileceği Nostradamus kehaneti misali mi?Bu kadarı Nostradamus’un bile aklına gelmiş midir?

ABD Dolarına artan talep karşısında Merkez’in tutumu ne?

 

Bu soruların cevaplarını zaman gösterecek olsa da bazı göstergelerden yola çıkabiliriz.Piyasaları telaş sarmış olsa da Merkez Bankası piyasaya güveniyor.23.11.2011 tarihli PPK toplantısında beklentiler dahilinde faizleri değiştirmedi.

Son dönemde açıklanan verilerden yola çıkarak, iç ve dış talep arasındaki dengelenmenin öngörüldüğü şekilde sürdüğünü; Tüketici kredilerindeki büyümenin daha makul seviyelere inmesi sonucunda özel kesim tasarruflarında arzulanan artış gerçekleşmeye başladığını ve bu doğrultuda, yılın son aylarında cari işlemler dengesindeki iyileşmenin daha belirgin hale gelmesini bekleyen Merkez’in piyasaya güveni tam.

 

Merkez cari işlemler dengesindeki iyileşme konusunda ılımlı olsa da Fitch aynı görüşte değil.. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye'nin ''BB+'' olan yerel ve yabancı para cinsinden uzun vadeli kredi notunu teyit ederken, not görünümün ''Pozitif''ten ''Durağan''a çevirdi.(23.11.2011)

 

Kuruluştan yapılan açıklamada, not görünümünün revize edilmesinde, yüksek düzeydeki cari açığını azaltmaktaki güçlüklerle karşı karşıya bulunan Türkiye'nin makroekonomik istikrarında kısa vadeli risklerde artış olmasını yansıttığı ifade edildi.

 

Bu açıklamayla birlikte Avrupa'ya yönelik olumsuz gelişmelere paralel kayıpların yaşandığı İMKB’ye bir darbe de Fitch’ten gelmiş oldu. Dolar ise 1,87 seviyelerini gördü…

Fitch tarafından yapılan açıklama eskilerin deyimiyle malumun ilanına hacet yok niteliğinde.

Yersiz bir paniğin hakim olduğu piyasalarda; aslında bu açıklamaların  sadece dikkati çekmek için tekrarlandığı anlaşıldığında panik havası terk edilecektir.

Ancak bu açıklamalar ile Türkiye’nin notu ne zaman artar soruları gündeme geldi? Dillere destan olan bu sorunun yanıtı için ne Nostradamus’un kehanetlerine ne de falcı Ayşe Teyze’nin üç vakte kadar klişesine gerek yok..

Cari açık problemimizde; kabul edilebilir seviyeleri göremediğimiz sürece Türkiye’nin notu artmayacak…

 

Avrupa borç krizine ilişkin çözümlere gelince ise; Merkel’e rağmen ortak tahvil ihracı konusunda uzlaşmaya gidilmeli…

Kemal Derviş’inde geçtiğimiz günlerde açıkladığı gibi Euro Bölgesi’nin tümü tek bir ülke gibi ele alındığında çözüme ulaşılabilir…

Bir başka çözüm yolu ise Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin istediği ve ABD’nin daha öncesinde yapmış olduğu gibi para basma yoluna gitmek. Bununla birlikte bu borcu bankacılık sistemi üzerinden halledilmesi gereken bir sorun olmaktan çıkarıp ülke borcuymuş gibi benimsemek…

 

Gelişmiş ülkelerin büyümeye olan takıntıların vazgeçip canlandırıcı kademeli enflasyona razı olmadıkları ve az önce bahsettiğimiz çözüm yollarından en az birine başvurmadıkları sürece Avrupa’nın dalgalı seyri kasırgaya dönüşecek gibi görünüyor.

 

İMKB cephesinde ise endeksin gelebileceği seviyelerden çok; krediden uzak durmak ve hisse fiyatları çok düştü diyerek yeni alımlar için aceleci olmamak ,yatırımcı portföyleri açısından öngörülerimiz arasında yer almaktadır.

 

Her şeye rağmen, riskinizin az kazancınızın bol olmasını dilerim…

 

Eda Önder

Belgin Maviş

 

 

Bu yazı toplam (1061) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?