Yükleniyor...
Canberk Gümüşay

Canberk Gümüşay

canberkgumusay@hotmail.com

Cesaretin var mı aşka?

05 Aralık 2011 Pazartesi Saat 21:52

O her akşam yanından geçtiğin sokak lambasının, yürüdüğün yolu ne kadar sevgi dolu aydınlattığını fark etmeye; geceleri ondan uzakta onu özleyerek uykusuzluk çekmeye;
tam telefona sarıldığın anda telefonun ekranında onun aradığını görmeye ve dünyanın en mutlu insanı hissetmeye; söyle, cesaretin var mı aşka?

 Karşılıklı güven, saygı, mantıklı davranma, yeri geldiğinde hoşgörü, hepsi palavra...

Aşk kaldırmaz böyle şeyleri. Senin takıntıların beklentilerin aşkı ilgilendirmez, gerçek aşk sevgiden başka hiçbir şey gerektirmez. Beklentilerin vardır elbet. Benimde var. Ama sevgi hastalıklı olmalıdır. Fazla sevmen gerekir. Gereğinden çok fazla…

Rahatsız edici olmalı ki bazen adı gerçekten aşk olabilsin, içinde hissettiğin adı koyulmamış duygunun. Ne kedimi, ne arkadaşlarımı ne de tanıştığım herhangi bir Allahın kulunu normal sevemedim, veya
normali bumu acaba? Herkes gibi olamadım hiç ne bileyim. Hep çok sevdim herkesi, benim için çok fazla şey ifade ederdi benim hayatıma giren insanlar.

Düşünsene... Bir gün bir yerde bir sebepten karşına bir insan çıkıyor. Senin kaderin. Sana iyi veya kötü şeyler yaşatacak. Senin bir parçan aslında onlarda. Bence bir insanın tanıştığı
herkes onun için önemli olmalı. Çağımızın teknolojik zımbırtıları facebook gibi saçma sapan sanal ortamlardan edindiğiniz bin adet çakma arkadaşlarınızdan bahsetmiyorum.
Gençler, siz üstünüze alınmayın. Bir insanın yaptığı herhangi bir hareket diğer insanların kaderinin oluşmasını sağlıyor. Sizin sevgilinizi öpmeniz dünyanın diğer ucundaki bir karıncanın evine üstüne kimse basmadan gitmesini sağlayabiliyor mesela. Adına kelebek etkisi demek veya dememek size kalmış, ancak bu bir gerçek.

***

Kabul edelim dünya çok fazla aşk dolu. Dininiz ne olursa olsun Tanrının her kuluna aşık olduğunu anlayabilirsiniz. Ve o size ona aşık olmanız için gereken her şeyi vermiştir.

 Yazın oluşabilecek hastalıklara iyi gelen meyve ve sebzeler yazın; kışın yakalanabileceğiniz hastalıklara iyi gelen besinlerse kışın yetişiyor. Kabul edelim, bu çok büyük bir aşk.
Eee. Her şey düşünülmüş, ortam hazır, insanlar yerlerine yerleştirilmiş. Hala aşık değil misin? Yalanlamak çok basit insanların işidir. Duyuyorum her yerde. "Aşk yalan abi yaa"
"Aşk diye bi şey yok yaa, gerçekten bak…" gibi muhabbetler çeviren, hem kendini kandıran hem de karşısındakini de pesimistliğe sürüklemeye çalışan enteresan bir genç nesil yetişiyor.
“E normaldir şekerim. Küpesi yakışmış, arabası da güzelmiş, ay içimde de bir ısınma oldu” diye iki gün

kafe de beraber bira içtiğin, telefonundan yaptığın bilmem kaç bin sms paketiyle attığın yapmacık mesajların aşk olmadığı kesin.

 Bunu anlayamaman, gerçek aşkı yaşamamış olman, onun olmadığı anlamına gelmez ki...

Hayır, yani herkesten duysam yine inanman… Ben kendimden biliyorum. Aşk var. Fakirliği, korkuları, endişeleri, senin için kötü olan her şeyi bir kenara atıp sırf sevdiğin için gözü kapalı bir işe dalmaktan korkuyorsun. Nedenini dilin tanımlamasa da içinde sende benim kadar iyi biliyorsun. "Ya aşk bir gün biterse"  nedeni bu… "O kötü günler geri gelir birde bunların yanı sıra ayrılığın acısı da eklenirse hayatıma" nedeni bu... Korkuya yer yoktur aşkta. Devlet korkutuyor, büyük balıklar küçük balıkları korkutuyor, güçlü insanlar güçsüz insanları korkutuyor.

E kötünün kötüsü, büyüğün büyüğü, güçlünün güçlüsü var. Yani herkes korkuyor. Millet çok alıştı korkmaya. Gözümüzü karartıp ülkemizi savunduk. Ne oldu? Kurtuluş Savaşı gibi muazzam bir savaşın kahramanı olduk. E şimdi ülkenizi toprağınızı geleceğinizi savunmaktan korkuyorsunuz. E aşka da cesaret edemezsiniz tabi.
"Aşk eskidendi" denmesi de bu sebeptendir sevgili kardeşlerim arkadaşlarım. Eskiden cesaret vardı. Aşka, savaşmaya, sevmeye. Şimdi ise terör olayları sonrası, hükümete sosyal paylaşım zımbırtılarından "acaba bizi de dava ederler mi?" diye korkarak klavyenin tuşlarıyla hakaret etme, sevgiliye sonradan "acaba fazlamı ağar kaçtı" diye tedirgin olarak "seni sonsuza kadar sevmek istiyorum" yazma gibi korkak ürkek davranışlar var. Çevremde çok az kişi var benim gibi gerçek aşkı isteyen, ondan korkmayan.

***

“Kıyamet kopacak” diyoruz ya. Sanırım bizim gibi dünyayı, insanları, sevgiliyi ve Tanrıyı sonsuz seven insanların nesli tükenince kopacak kıyamet. İnsan yoktan değil sevgiden var olmuştur.
İnsanlara "şunu yap" "bunu yap" dersen seni dinlemezler derdi sevdiğim bir amcam. "onların karşısında sen mutlu ve huzurlu olduğunu göstererek yaptığın şeyleri anlat ki  onlarda senin yaptığın şeyleri yapmak istesin" derdi. 

Çok mutluyum. Birçok insanın alabileceği, pahalı olmayan, ancak almak için cesaret gerektiren 75 model Amerikan bir arabam var. Başımı sokacak bir evim, çok sevimli bir kedim, tanıştığım, yeni beklentilerimin olduğu insanlar ve şimdiye kadar bana dersler veren, şimdiden sonrası
içinde karşıma yeni kötülükler ve iyilikler çıkaran kadere küfür eden yeni nesil şairler gibi nefretim değil, benim olduğu için sonsuz bir aşkım var!

Bu yazı toplam (7861) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?