Yükleniyor...
Tuğba Tekeli

Tuğba Tekeli

tugbatekeli@gmail.com

Kış’ı sevmek

19 Aralık 2011 Pazartesi Saat 21:29

Kış’ın kasvetinin insanda bir bıkmışlık hissi yaratması çok normaldir ki bu çoğu insanda olur. Karanlık bulutlar, yağışlı havalar, soğuk gibi faktörler birleştiğinde insanın içinden pek de bir şey yapmak gelmez. Yatak çağırır insanı adeta, sanki hiç kalmak istemezsiniz sabahları. Benim de ruh halim hep uçlarda kalır böyle havalarda. Yazın güneşe uyandığınızda nasıl enerjik ve mutlu olursanız, kışın da karanlık bir sabahta uyanmak o kadar isteksiz yapar insanı hayata karşı. Oysa bundan kurtulmak ufak bir çabayla mümkün olabilir. Sabahları yüzüme çarpan soğuktan nefret ederdim önceleri. Evden çıkmak büyük bir zulüm gibi gelirdi. Ama havanın tazeliği ve o soğuğun yüzünüze vurması sizi daha da dinç yapacaktır kış sabahlarında. Sonra işlerinizi yaparken sıcak bir şeyler yudumlamak iyi gelecektir emin olun. Sıcak bitki çayları kışın vazgeçilmezidir. Hele ıhlamur, sahlep ve sıcak çikolata benim en sevdiklerimdendir.

***

Aslında havalar kapalı olduğunda evde kapalı kalmak pek çok fırsatı da doğurur. Kitabınızı alıp uzanabilir, güzel bir film eşliğinde hayallere dalabilir, uğraşmak istediğiniz bir hobiye vakit ayırabilirsiniz. Böyle zamanlarda daha çok yazmak isterim ben. Çünkü yaz insanı sokağa çağırır, kış ise tam tersi etki yapar. Kışın en sevdiğim etkinliklerden biri sinemaya gitmektir. Bu uzak diyarlarda pek mümkün olmasa da, evde sinema keyfi yaşamaya bayılıyorum. Şimdilerde keyfini çıkarttığım için kış aylarını daha çok sever oldum. Yünlü eşyaların yumuşaklığı, battaniyeye sarmalanıp uyumak, kedimin beni ısıtması vazgeçemediklerimden… Kışın kullanabileceğim atkılar, ufak diz battaniyeleri örmek ise harika. Her mevsimin kendine has güzellikleri var. Önemli olan bunları keşfedebilmek ve isteksizliğin sıkı kollarından kurtulmayı başarmak, gerisi kendiliğinden geliyor.

Kış aylarının sessizliğini de seviyorum. Ona yakışıyor. Yaz nasıl cıvıl cıvıl geliyorsa, kışın da kendine has bir durgunluğu ve dinginliği oluyor bana göre. Kış aylarının sebzeleri, meyveleri de bir başka. Aslında onu sevmemiz için öyle çok neden var ki sıralayabileceğimiz. Örneğin kışın pazarları dolaşmak daha bir zevk verir bana. O sebzelerin ıslak görüntüsü içinde renklerin parlaması, ellerinizle tuttuğunuzdaki soğukluğu ve size teslim olmayışı bir kitap konusu bile olabilir. Yağmurun bazen hiç dinmeyecekmiş gibi güçlü yağışının çıkarttığı sesi dinlemek de ayrı bir keyiftir. Kışın gerçekleştirdiğim her şey bana daha çok gurur verir. Çünkü kış zordur, ona dayanmak zordur, engelleri aşınca aldığınız hazzı yaşarsınız gerçekleştirebildiklerinizde. Isınmak daha kolaydır üstelik yazın sıcağının boğuculuğunu üstümüzden atmaya çabalamaktansa. Gazete ve dergi okumak ayrı bir keyif verir bana, kokusu daha çok belirginleşir çünkü sayfaların.

Sis’i de çok severim ben. Sisin ardından hep güzel ve gerçek manzaralar çıkar, insanı yanıltmayan saf güzellik gibi. Işık bulutların ardından zar zor da olsa kurtulduğunda daha başka görünür insanın gözüne. Hem mevsimlerden biri bile olmasa ne tadı kalır ki hayatımızın düşünsenize? Herkes doğduğu mevsimin özelliklerinde değil midir biraz? Kar da yaşanılası bir başka güzelliktir kış aylarında. Uzun zaman ondan mahrum kalanlar daha iyi anlar bunu. Kışın ekmeğin kızarmışı daha güzeldir, sobada kestane eve harika bir koku verir ve kışın pişen yemekler daha bir güzeldir sanki. Evin her köşesine dağılır. Kışı sevmek için onlarca sebebimiz var aslında. Yeter ki isteyelim. O zaman daha az yıpratır bizi ve daha çok keyiflendirir.

Bu yazı toplam (798) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?