Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

Anadolunun Avukatı Halikarnas Balıkçısı

09 Ocak 2012 Pazartesi Saat 20:41

Sevgili okurlarım yazdan sonbahara geçerken, kimimiz tatilimizi yapabildik kimimiz ise yapamadık. Tatillerini yapanların bir kısmı özellikle Ege ve Akdeniz bölgesindeki deniz kenarlarını tercih etmişlerdir. İşte bu deniz kenarlarında tatil yapanların bir kısmı da kısa süreli de olsa mavi yolculuk adı verilen gemi turlarına katılmışlardır. Hep merak edilir Türk Dil kurumuna Mavi Yolculuk ismini kim kazandırmıştır, Mavi Yolculuk nasıl başlamıştır, kimin kafasından çıkmıştır, ilk yolculukta kimler vardır? Mavi yolculuk denince hiç kuşkusuz akla gelen üç kişi, Halikarnas Balıkçısı olan Cevat Şakir, Sabahattin Eyüboğlu ve kardeşi Bedri Rahmi Eyüboğlu’dur. Kısaca siz değerli okurlarıma asıl ismi Cevat Şakir olan Halikarnas mahlası ile tanınan yazar ve şair olan Türk aydınının hayatını kısaca anlatmaya çalışacağım. Cevat Şakir 1890 yılında Girit’te doğar, babası Girit’te ve Atina’da büyükelçilik yapar. Dedesi 2. Abdülhamit’in sadrazamlarındandır. Babasının görevi gereği çocukluğu Atina’da geçer. Öğrenimin Robert kolejinde sonra da Oxford üniversitesi tarih bölümünde tamamlar. Babası daha sonra görevi gereği Afyon’a yerleşir. Afyon’da iken babası ile yaptığı bir tartışmada yanlışlıkla tabanca ile babasını öldürür.1914 yılında 14 yıl hapis cezası alır. Yedi yıl yattıktan sonra verem hastalığından ve iyi halinden dolayı serbest bırakılır. Serbest kaldıktan sonra birçok dergide karikatür ve yazı yazar. Bu dergi de yazdığı ‘’Hapisteki idama mahkûm olanlar bile bile asılmağa nasıl giderler’’ adlı öykü yüzünden Ankara’daki İstiklal mahkemesinde yargılanır. Askeri isyana teşvik edici yazı yazmaktan suçlu bulunur. İstanbul’dan Bodrum’a 1925 yılında 3 yıl boyunca sürgüne gönderilir. Bodrum'da onu bir Jandarma subayı esir alır, zira Komutan Bey o günlerde şehre gelen tiyatro kumpanyasındaki kadın oyuncuya abayı yakmıştır. Mademki mahkûm ünlü bir ediptir, oturup aşk mektupları yazmalıdır. Sonuçta bu durumdan rahatsız olan Cevat Şakir valiliğe mektup yazar, kendisinin kullanıldığından bahseder. Vali Jandarma subayına gönderdiği emirde Bodrumda Cevat Şakir’in kelepçesiz ve serbest bir şekilde yaşamasına müsaade eder. 1926 yılından itibaren deniz hikâyeleri ile tanınır. Hikâye konularını Ege ve Akdeniz kıyı ve açıklarında gelişen denize bağlı olaylardan çıkarır. Cevat Şakir yöre halkının içine karışır. Onlara miskinliği, tembelliği bırakmalarını, balıkçılık ve tarım ile uğraşmalarını öğütler. Bir süre sonra Cevat Şakir’in rahatlığını öğrenen, hükümet yetkilileri onun geri kalan hapis günlerini İstanbul’da tamamlaması için geri çağırırlar. Cevat Şakir İstanbul’a istemeyerek gitmek zorunda kalır. Yola çıkmadan önce Bodrumlu vefalı insanlar uğurlamaya gelirken, sepet sepet yemişler getirirler. Fakat Cevat Şakir bu yiyecekleri İstanbul’da dağıtamaz elinden alırlar. İki yıl da burada sürgün yaşamı sürdürür. İstiklal mahkemelerinde yargılanan bir adam vatan haini sayılığı için eski dostları da ziyarete gelmez. Bir süre sonra sucunun bittiğini öğrenince Bodrum’a gitmek ister. Oradaki halkın durumunu iyi bildiği için onlara orada olmayan fidan ve tohumlar götürmek ister. Tohum toplamak için Büyükada’ya gider. Büyükada‘da ki sakallı Palmiye tohumlarını toplarken, yanlışlıkla Rusya’dan kovulan Troçki’nin villasına girince etrafı polislerle çevrilir. Ne için tohum topladığı anlaşılınca serbest bırakılır. Sonuçta büyük hevesle balık malzemeleri ile beraber, buradan elde ettiği tohumları ve fidanları Bodrum’a taşır. Sürgün hayatı bittikten sonra bir daha İstanbul’a dönmez. Malzeme bitince çevreci derneklerle yazışır, Brezilya ve Sicilya'dan çağrısına karşılık alır. Tekrar dağa bayıra vurur, çukur eşer, tohumları funda toprağı ile örtüp beklemeye başlar. Ufacık çocuklara olta atmasını, halat tutmasını öğretir, deniz sevgisi aşılar. Bodrumlular eskiden beri sünger avlar ama pek para kazanamazlardı. Cevat Şakir bunun üzerine Kooperatifler kurar, yurt dışında pazar bulup önlerini açar. Yıl 1945 2. Dünya savaşı yeni bitmiştir. Cevat Şakir Ankara’da yaşayan arkadaşı Sabahattin Eyüboğlu’na bir mektup yazar. Sevdiğin dostlarını da al bu yazın Macera adını verdiği yelkenli ile mavi yolculuk yapalım der. Sabahattin Eyüboğlu’da kardeşi Ressam ve şair olan Bedri Rahmi Eyüboğlu’na ve arkadaşları olan Sabahattin Ali, Erol Güven, Necati Cumalı ve şair Fuat Ömer Keskinoğlu’na bu durumu iletir. Hepside Halikarnas balıkçısını tanımak ve böyle bir maceraya atılmak için can atarlar. Böylece hep beraber Bodrum’a giderler. Bu yapacakları yolculuk şimdiki gibi lüks değil idi. Ahtapot avcısı Paluko’nun yelkeniyle kuş adasından Mavi yolculuğa yol alırlar. Yanlarına sadece su, peynir, İstanköy peksimeti, tütün ve rakı alırlar. Mavi yolculuğun kuralları vardır,  Gazete okumaz, radyo dinlemez tabiri caizse dünyadan kopmaktır amaç. Haftalarca denizde kalır sadece acil ihtiyaçlar için karaya çıkarlar. Bu ilk yolculuk sırasında Balıkçı Paluko şarkılar söyler, gemiye aldıkları gıdalar 3 günlük ihtiyacını karşılar. Daha sonra balık tutarak yeme ihtiyaçlarını giderirler. Bedri Rahmi Eyüboğlu kâğıtlara 2 balık resmi yapar. Birini mutfaktaki kapıya üzerine gelir diye yazar, ikinci balık resmini ise helâ’nın duvarına asar üstüne de Gider yazar. Sonuçta sevgili okurlar bu yolculuktan sonra mavi yolculuk fikrini Anadolu insanlarına bu üç sanatçı tanıtır ve tattırır. Bugün Mavi yolculuk için yapılmış Bodrum’da, Marmaris’te, Fethiye ve diğer limanlara kayıtlı olan binlerce yat ile bu yatların içinde çalışan on binlerce mürettebat ile ülke ekonomisine önemli miktarda döviz ve gelir kazandıran bu üç sanatçıya Allah Rahmet etsin dileklerimizle….

Bu yazı toplam (1174) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?