Yükleniyor...
Aktan Uslu

Aktan Uslu

aktanuslu@gmail.com

Bülent Bey’e “Hocam” dersem,Asım Köle’ye ne diyeceğim?

05 Temmuz 2010 Pazartesi Saat 07:33

Olan bitenlerin gizliliği üzerine türeyen bir söz, iki kişinin bildiği bir şeyin asla gizli kalamayacağını ifade eder. Ondan ötürüdür ki Mehmet Destebaşı’nın cuma günü düzenlediği basın toplantısında, GTO’nun bugünkü yönetimini belirleyen ekipte Çırağan Eğitim Kurumları’nda “çalışan”, ismi GESİAD ile de özdeşleşen Bülent “Hoca”nın da yer almasına hiç şaşırmadım. Başta bizim Gebze Gazeteciler Derneği olmak üzere GTO’yu da aynı kendi “hoca”lığına benzeten Bülent Bey, acaba ola ki kurulursa Gebze Köy Muhtarlar Derneği’nin kurucu yönetimi için kimleri uygun görüp, o dernek ola ki federasyona da girerse üst delegelik için kimlere işaret buyuracak.

Oldum olası yorum yazarken, “Şunu kast ettim. O anladı” türü ifadeleri sevmem. Onun için bu meselenin adını net koymak gerekirse 2002 yılından bu yana en vahşi, bilinçsiz kadrolaşma ile hareket eden AKP üzerinden hemen her yerde kadrolaşma hedefindeki Fettullah Gülen Cemaati’nin ilçemizdeki bir pratiğidir bu.

Her ne kadar tepki çekerse çeksin o cemaatin ahlak anlayışını, kişilerin pratiği üzerinden hep sorgulamışımdır ve sorgulanmalıdır da. Bu tartışma cemaatin samimi, temiz üyelerini rahatsız ediyorsa da yazana çizene tepki yersiz. Çözüm, arınmadan geçmektedir bence.

GGD’nin birlik olarak kuruluşunda ve dernekleşmesinde Murat Dağdeviren’in başkanlığında uzlaşan meslektaşlar arasında şahsım adına konuşuyorum ki hayatımın seçmen hatalarından birini yapmışım. Üzerinde uzlaşılan ismin derneği üyelerine haber vermeden kongreye götürmesi, ismini değiştirmesi en hafif tabirle ne kadar yanlış bir isim üzerinde uzlaşıldığının göstergesidir bence. Ve o tezgahın arkasındaki isim de Bülent “Hoca”dır. Arada Dağdeviren ile birlikte İltifat Necefli ve ikna ettikleri kişiler de kullanılmış, Necefli biçime gösterilen tepkiyi bilinçli veya bilinçsiz şekilde, “Vay. Benim başkanlığıma karşılar. Vay, aslında başkan olmak istiyorlardı da çekemiyorlar” türü bir yaklaşım ile sözüm ona eleştirilere savunma getirmiştir. Demek ki ve aslında tartışılması gereken Gülen cemaatinin sadece ahlak anlayışı değil “demokrasi” anlayışıdır da.

Cemaat yapılanması, ülkemizin bir gerçeğidir ve ilçemizde de yer almaktadır. Örneğin şu sıralar Menzil Cemaati de açtığı veya açmak üzere olduğu Semerkand Şube yapılanması üzerinden ilçemizde ağırlığını daha da hissettirecek. Bu cemaate ilişkin fazla fikir ve bilgi sahibi değildim. İstanbul’un fethinin yıldönümünde Gebze Şehir Stadı’nda düzenlenen etkinliklerine gittim ve o süreçteki yorumumda da ifade ettim. İstanbul’un Fethi gibi özellikle muhafazakar yurdum insanının üzerine titrediği bir manevi değeri, maddi bir yaklaşım ile vahşi kapitalist sistem içine soktular. Bugünkü sisteme benzettiler. Arada unutmuş falan değilim. Malum gündemlerin yoğunluğundan ötürü ilgilenemedim. Ancak Gebze Sosyal Faaliyetler Derneği öncülüğünde düzenlenen etkinlik için derneğin İl Dernekler’e sadece etkinlik düzenleneceği için başvuru yaptığına, oradaki yetkilinin dernek yöneticilerini akçeli işlere bulaşılmaması konusunda uyardığına, akabinde aynı birimin Gebze Kaymakamlığı Yazı İşleri Müdürlüğü’ne “takip edin” türü bir yazı gönderdiğine bilgi olarak vakıfım. Boş bir vaktimde o yorumun devamı da gelecektir.

İlçemiz ve bölgemizde etkili olan cemaat yapılanmalarından bir diğeri Süleymancılardır. Çayırova Atatürk ve Emek Mahalleleri’nde yurt yapılanmaları mevcuttur. Gebze Adem Yavuz Mahallesi’ndeki yeni inşaatları da bitmek üzere. Cemaatin önde gelen isimlerinden Asım (Köle) Hoca ile Çayırova Haber Gazetesi’nde çalıştığım 1.5 yıllık süre içinde daha yakından tanışma fırsatı buldum. Cemaat ile ilk haşır neşirliğim ise Emek Mahallesi, Bosna Caddesi üzerindeki yerin inşaatı esnasında, hemen yan tarafındaki arsayı da bağlayacak şekilde bir uyuşmazlık konusu üzerinden olmuştu. O gün henüz o iddiasının, sıkıntının aslı astarıdır nedir diye incelemeye başladığımda ismi bende saklı iki kişinin, “Yapma o haberi…” türü yaklaşımına tepkiyi, şahsıma has şekilde göstermiştim. Ve o süreçte o inşaatın ustalarına kendimi tanıtıp muhatap aradığımda Asım Hoca ile değil ama cemaat içinden farklı isimler ile görüşmüştüm.

Özetle şahsım adına ben Asım Köle’ye gönül rahatlığı ile hocam diyorum çünkü idealleri doğrultusunda, farklı yöntemlere, “abudik gubudik” konulara sapmadan insanlara ve özellikle gençlere güzel şeyler aşılamaya çalışıyor. Şimdi gelmiş birileri Bülent Bey’e de “Hoca” dayatması yapıyor. Çok tezat bir durum söz konusu. Bülent Bey’e de “hocam”, Asım Köle’ye de hocam.

Yorumun final cümlesi de başlıkta zaten. Bülent Bey ve benzer örneklerine “hocam” dersem, bir güzel insan Asım Köle ve benzer örneklerine ne diyeceğim diyorum, başka da bir şey demiyorum.

Bu yazı toplam (1617) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?