Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

Hem havan topuyla, hem futbol topuyla savaş kazanan tek ülke biziz!

30 Ocak 2012 Pazartesi Saat 21:14

Yılbaşı günü gündüz saatini değerlendirmek için bacanağım ile İstanbul Kadıköy’e gittik. Kadıköy Boğa heykeli bölgesini gezerken, her zaman gitmek istediğim ama bir türlü gidemediğim Moda’yı ve Fenerbahçe sosyal tesislerini bir Galata saraylı olarak görmek istedim. Bacanağım bu isteğimi olumlu karşılayarak hafif yağmur altında Moda’ya yöneldik. Moda sahiline varınca bir çay bahçesinde, hafif yağmur altında, taşları döven dalgaların sesi ve denizin berrak suyuna doğru eğilmiş, iri gövdeli yaşlı Fıstık çamları bakarak çaylarımızı yudumladık. Uzaktan Fenerbahçe spor tesisleri olduğunu tahmin ettiğim yeri gösterince, oraya doğru yöneldik.

Manzara muhteşemdi,  1935′te Türkiye’ye gelen İngiliz Veliaht 8. Edward, Moda’dan Fenerbahçe’ye baktığında adeta büyülenerek söylediği sözler aklıma geldi.“Aman Tanrım, bu ne güzellik! Tam on Londra’ya bedel” diye seslenmiştir. Sevgili okurlar,  Kadıköye ilk olarak gelin yerleşenler megeraller olmuştur. Kadıköy’e M.Ö 8000 yıllarında gelip yerleşen Megeraller İstanbul’un Avrupa kısmı olan özellikle Sarayburnu ve haliç bölgesinin güzelliğini zarafetini anlayamadıkları ve buraya yerleşmedikleri için bu bölgede yaşayanlara körler ülkesi denilen Kalkedon adı verilmiştir. Bu isim uzun zamanlar değişmemiş, sonradan Osmanlı döneminde Kadıköy ismi almıştır. Fenerbahçe semti bugünkü adını yarımadanın batı ucundaki fener kulesinden almıştır.

Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman 12 Mart 1562′de yayınladığı bir fermanla İstanbul’un Anadolu yakasının en güzel kıyısında bir fener inşa edilmesini işlemiştir. Bu fener yüzünden bölgenin ismine Fenerbahçe adı verilmiştir. Kanuni Sultan Süleyman, bu fenerin ismini bir futbol takımına verilmesi ile milyonları peşinden sürükleyeceğini bilse idi  kim bilir neler düşünürdü o  yıllarda?! Daha sonra Fenerbahçe tesislerine doğru yaklaştıkça, Kurtuluş savaşı dönemlerinde bu bölgedeki Fenerbahçe Futbol takımının ve yöneticilerinin (Diğer Futbol takımlarımızda olduğu gibi) Haydarpaşa tren garından gizlice kaçırdıkları silahları Anadolu’daki direniş güçleri olan Kuvayi milliyecilere balıkçı sandalları ile taşırken yaşadıkları heyecanı hissettim.

Balıkçılık yapıyoruz diye İngiliz askerlerini kandırıp Anadolu’daki Kurtuluş savaşına yardım etmek için silah kaçakçılığı yapan kalecilerin, savunma oyuncuların, hücum oyuncularının vatanseverliklerin seslerini hissettim biran. Kuvayi Milliyeci bir avuç sporcuların başarısı üzerine General Harrington, şikâyetler üzerine Fenerbahçe Futbol takımını 70 gün boyunca spor yapmalarını yasaklar. 70 gün sonra Fenerbahçe’nin yeniden açılması kararını imzalarken içinden şöyle düşünür:‘Bu ne tuhaf bir millet! Ülkelerini işgal ettik bu kadar tepki göstermediler. Feneri kapattık hepsi ayaklandı.. Neredeyse silaha sarılacaklar.’Sevgilim okurlar sizlere, Fenerbahçe Futbol takımının kuruluşundan da bahsetmek istiyorum. 1907 yılında Futbola düşkün 3 arkadaşın Moda’da bir evin alt katında bir araya gelmesi sonucu kurulmuştur. Fenerbahçe’de diğer güzide 3 takımımızda olduğu gibi Balkan Savaşlarında, Birinci Dünya Savaşında ve özellikle de Milli Mücadele Döneminde gösterdikleri büyük özveri takdire şayandır. Fenerbahçe sporcuları ve yönetici kadroları 1913–1923 yılları arasında şehit ve gazi olmuşlardır.

Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda, işgalcilere karşı hem cephede hem de saha da mücadele veren Fenerbahçe’nin en büyük başarısı 1923 yılında düzenlenen “General Harrington Kupası” maçında İngiliz karmasını yenmesidir. İngilizler yaptıkları bütün maçları kazanıyor, ama bir türlü Fenerbahçe’yi yenemiyordu. 1923 yılının Mart ayında İngilizler üç takım oluşturdular. Kendi aralarında yaptıkları müsabakalarda Fenerbahçe’yi yenebilecek on biri hazırlamak istiyorlardı. Hatta bununla da yetinmeyip kadrolarını Malta, Cebelitarık ve Mısır’dan da oyuncular getirerek güçlendiriyorlardı. Oluşturdukları kadro tam üç ay boyunca hazırlık yaptı. Nihayet 29 Haziran 1923 tarihinde, taksim stadında büyük bir seyircinin önünde Fenerbahçe’nin karşısına karma İngiliz takımı çıkar. İngiliz takımının amacı, hem bir türlü yenemedikleri Fenerbahçe’yi alt etmek, hem de Milli Mücadele veren halkın moralini bozmaktı. Fenerbahçe işgal güçlerinin verdiği moralsizlikle maça doğru-dürüst hazırlanamamıştı. Fenerbahçe bu maçı Zeki Rıza’nın attığı 2 gol sonucu 2–1 kazanmayı bildi. Halk Beyoğlu caddelerinde uzun süre bu başarıyı kutladılar. Sonuç olarak 2012 yılına saatler kala Kadıköy’de geçirdiğim birkaç saat benim için duygu dolu geçti diyebilirim…

Bu yazı toplam (858) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?