Yükleniyor...
Tuğba Tekeli

Tuğba Tekeli

tugbatekeli@gmail.com

Çocuk Olmak…

13 Şubat 2012 Pazartesi Saat 23:08

Çocukluk deyince nasıl da gözlerim parlıyor ve bir anda hınzır bir gülümseme yerleşiyor yüzüme. Aynı zamanda da hüzün kaplıyor içimi, kara kara. Çünkü şimdiki çocuklar benim gibi yaşamıyorlar çocukluklarını.

Biz balkon altlarında avazımız çıktığı kadar arkadaşlarımız sokağa oynamaya gelsin diye bağıran, annelerimiz seslenene kadar eve gelmeyen, eve gitmek istemeyip bakkaldan su içmek için izin alan bir nesildik. Dilediğimiz gibi oyunlar oynardık. İple çekerdik sokak zamanlarını. Şimdi bile hala yolda oyun oynayan bir çocuk görsem onlara katılırım ama ne yazık ki öyle azlar ki. Sokakta oynayan çocuk neredeyse hiç kalmadı. Oyun oynamanın nasıl olduğunu bile bilmiyorlar hatta. Onlar bilgisayarın başında zaman öldürüyor, sosyalleşmeyi msn’den birbirlerine kısaltılmış kelimelerle ulaşmak olduğunu sanıyorlar. Tadını bilmiyorlar ki bir daha istesinler.

Öğlen uykularından sonra gelip birilerinin beni çağırmasını nasıl da heyecanla beklediğimi dün gibi hatırlıyorum. Biraz daha büyüdüğümde akşamları yarım saat daha fazla izin almak için döktüğüm kelimeleri, oyunların yerini gitar eşliğinde ateş başında şarkı söylenen zamanların aldığını da unutamam. Sonra o sessiz filmleri, taşları üst üste koyup da topla vurmaya çalıştığımız, herkesin başka bir adla bildiği bizimse tombik dediğimiz oyunu hala oynamak ister çocuk yanım. Sokağa çıkmak için ayakkabımın neredeyse tekini oturduğumuz apartmanın merdivenlerinde giyer, annemin o öğünde yiyeceğim neyse ekmeğin arasına koysun da yanıma versin diye gözünün içine bakardım. Şimdiki çocukların ne böyle ileride anlatacakları hikâyeleri var ne de kıymet bilme huyları. O zamanlar nasıl da değerli ve biricikti tüm oyuncaklarım, bebeklerim. Ben nerdeysem onlar da benimle gelirlerdi. Hatta şimdi bile duruyorlar evimde, beni bekliyorlar. Gittiğimde çocukluğumla hasret gideriyorum ve o zamanları delicesine özlüyorum. Ben kendi çocuğumun da benim gibi büyümesini istiyorum, onun da kıymetli bir mücevheri saklar gibi anılarını saklamasını istiyorum. Oysa bu ne kadar da zor büyük şehirlerde biliyorum. Ne oyun oynayacak alanlar, ne de ailelerde çocukları dışarıya bırakabilecek cesaret var, çünkü herkes çıldırmış gibi adeta. Eskiden bu kadar çok felaket haberi yoktu ve bu kadar kendini kaybetmiş insan da. Gittikçe daha da içinden çıkılmaz bir hal alıyor yaşadığımız dünya. Biz bile içinde tedirgin bir şekilde ilerlerken bu uzaydan bakıldığından minnacık görünen mavi topun, nasıl bırakalım ki en kıymet verdiklerimizi. Her gün dua ediyorum dünyanın daha iyi bir yer haline gelebilmesi için, çocuğum için masal gibi bir dünya hayal ediyorum ama inanır mısınız öyle az umudum var ki. Sanırım Alf’in yanıma, dünyaya uğradığı gün, işte o zaman; hayat da kocaman ve iyi bir adım atmış olacak masal dünyasına.

Bu yazı toplam (703) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?