Yükleniyor...
25 Mart 2019 Pazartesi

ARŞİV

 

Spor Haberleri

Yazarlar

VEFAT HABERLERİ

Yaşar Tekin Sümer

Yaşar Tekin Sümer

10 Mayıs 2018 Perşembe
Hacı Osman Bayramoğlu

Hacı Osman Bayramoğlu

20 Nisan 2013 Cumartesi
Kazım Tayfun Emre

Kazım Tayfun Emre

30 Ağustos 2012 Perşembe
Hacı Hüseyin Tüter

Hacı Hüseyin Tüter

30 Temmuz 2012 Pazartesi
Hüseyin erestin

Hüseyin erestin

11 Haziran 2012 Pazartesi
Kemal Uyar

Kemal Uyar

kemaluyar1907@hotmail.com

Paris’te Gece Yarısı

20 Şubat 2012 Pazartesi Saat 19:03

Hayal bu ya! Bir duyuru yapılsa: “TUBİTAK tarafından geliştirilen zaman makinemiz Ankara Kızılay’da halkın kullanımına açılmıştır.

Zamanda yüz yıl geriye ya da yüz yıl geleceğe gitmek mümkündür. Hayırlı olsun, durmak yok yola devam!”.

Bir aylık süre sonunda, zamanda yolculuğa çıkan insanların profillerine ilişkin istatistiki veriler TÜİK tarafından açıklansa, sizce sonuç nasıl çıkardı?

Bu insanların çoğunluğunun geçmiş bir tarihe gittiğini ve yaş durumlarının belirleyicilik göstermediğini fark edeceğimizi tahmin ediyorum. Çocukluğunu, eski bayramları özlemeyen, eski şarkıları sevmeyen var mıdır? Maceracılar hariç, kimse geleceğe gitmek istemez. Gelecek belirsizdir ve belirsizlik insanın doğası gereği rahatsız edici bir unsurdur. Nostalji, mevcut zamanı reddetmektir.

***

Nostalji demişken, bu hafta sonu açıklanacak 2012 Yılı Akademi Ödüllerinde En İyi Film dalında yarışacak bir Woody Allen filmi var. Paris’te Gece Yarısı (Midnight In Paris).

Yönetmenin egosunu tatmin ettiğini düşündüğüm bu filmin kahramanı Gil (Owen Wilson) eski zaman hayranı bir yazardır.

Film bu ya,Gil 2010 yılından zamanda yolculukla 1920 Yılı Paris’ine gidiyor. Haliyle bütün ünlüler orada. Ernest Hemingway’den Scott ve Zelda Fitzgerald’a, Gertrude Stein’den Salvador Dali ve Pablo Picasso’ya kadar.Kahramanımız Gil o kadar mutlu ki, sanki cennete düşmüştür. Ancak, Gil film sonunda bizi düşünmeye sevk edecek bir ikilem içinde bırakmaya çalışıyor izlenimi veriyor.

O’nu çeken 1920 yılı Paris’inin güzelliği mi, sevdiği sanatçıların o dönem Paris’inde yaşaması mı?

Bu arada, 1920 yılı ünlülerimiz arasındaki sohbet sırasında bir tartışma başlıyor. O da ne? Onlar da Rönesans Dönemini özlemektedirler. Hem de yanlarında 2010 yılından geldiğini iddia eden bir yazar olmasına rağmen.

***

Günümüz Türkiye’si. Akşam haberlerinde son dakika: “Sayın seyirciler, TUBİTAK tarafından geliştirilen zaman makinesi ile 20 Ekim 1927 tarihine giden 1.923 kişiden hiçbiri dönüş yapmadı. Neden dönüş yapmadıkları anlaşılamazken, söz konusu vatandaşların yakınlarına tazminat ödeneceği açıklandı.”

Bu yazı toplam (1180) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 2 )

beğendim.
Güzel bir değerlendirme olmuş.
Fatih ÖZÇALIK22 Şubat 2012 Çarşamba Saat 10:26
Eline Sağlık
geçmiş ve gelecek ikileminin güzel yakalandığı ve analiz edildiği bir yazı olmuşç Eline sağlık
Mehmet T20 Şubat 2012 Pazartesi Saat 19:57

| 1 |