Yükleniyor...
Kemal Uyar

Kemal Uyar

kemaluyar1907@hotmail.com

Aşkın gözyaşları

27 Şubat 2012 Pazartesi Saat 21:36

Bütün keyfim, akşam haberlerini izlerken “Osmaniye'nin Kadirli İlçesi'nde, karşılıksız âşık olduğu lise öğrencisi 16 yaşındaki Fatma Nur Gedik'in bulunduğu okul servisine, dün pusu kurup pompalı tüfekle ateş açıp iki kızı öldüren zanlı intihar etti” anonsu ile birlikte kaçtı.

***

Yaşanan bu dramın nimetlerinden sonuna kadar faydalanmak isteyen TV Kanalı, haberin detaylarını verdikçe konu daha da iğrenç bir hal almaya başlıyor. İki liseli kızın ölümüyle sonuçlanan olaylar 2 yıl öncesine dayanıyor. <<Adam öldürmeye tam teşebbüs, uyuşturucu ve ruhsatsız silah bulundurma>> suçlarından sabıkalı 29 yaşındaki psikopat ruhlu Sinan Dursun, öğrencilerin okul çıkışında sık gittikleri bir parkta arkadaşlarıyla sohbet eden Fatma Nur Gedik ile karşılaşır. Kıza, sözde ilk görüşte âşık olan Sinan Dursun, Fatma Nur'a arkadaşlık teklifinde bulunur. Genç kız teklifi kabul etmez.

***

Tanıyanlar tarafından <<saplantılı kişiliğe sahip>> olduğu ileri sürülen Dursun, ısrarla kızın peşinden koşmaya devam eder. Sürekli reddedilen psikopat katil, umudunu kaybedince 2010 yılından beri genç kızı hem taciz, hem tehdit etmeye başlar. Fatma Nur, tacizlerin artması üzerine durumu babasına anlatır. Baba da, Sinan Dursun hakkında Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunur. İfade veren katil serbest bırakılır. Bütün rezalet bundan sonra başlar. Tacizlerin sonu bir türlü gelmez.

Bu iğrençlikler karşısında, aile tam 8 kez şikâyet dilekçesi verir.

***

İki canı kurtarmak için daha ne yapmak gerekirdi? Adam öldürmeye tam teşebbüs, uyuşturucu ve ruhsatsız silah bulundurma suçlarından sabıkalı biri için daha nasıl bir kanıt aranmış olabilir?

Nereden baksan yazık, nereden baksan içler acısı.

***

Benim kafama takılan bir konu da 29 yaşındaki bir adam 16 yaşındaki bir çocuğa nasıl âşık olabilir? Gazetelerden okudum. Olayı bir Psikiyatrist, “Aşkın kişiyi önemli ve sevilmeye layık olduğunu hissettirdiğini, ancak <<onsuz yaşayamıyorum>> düşüncesinin bağımlılık hastalığı sayıldığını belirtip, karşılıksız aşk, aşkı azaltmaz güçlendirir.  İçindeki öfke <<ya benimsin ya toprağın>> mantığı içinde, bağımlı olduğu kişiyi elde edememenin verdiği psikolojik yıkıntı ile öldürmeye kadar varabilir. Bu tarz duygular yaşayan kişilerin kesinlikle tedavi olması gerekmektedir." şeklinde değerlendirmiş.

***

Tüm bu yaşananların adı rezalet, kendisi hastalık, sonu dram…

Kusura bakmayın da, hepimizin yaşanan bu dramda bir payı var. Bu katilleri sürekli affetmekten vazgeçmeliyiz!

Bu yazı toplam (1062) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 2 )

Tek taraflı bir bakış açısı olmuş Sn.Uyar...
Ayrıca 71 yaşındaki Halis Toprakın 17 yaşındaki Nazlıcan Tağızadeye aşık olabildiği bir toplumda yaşıyoruz.(Örnekler çoğaltılabilir.)29 yaşında bir genç aşık olunca neyini yadırgadınız acaba ? Kaldı ki karşılığını görseydi, belkide hayatına güzellikler getirirdi bu durum.Kimse affetmeyi bilmediği için bu haldeyiz toplum olarak.Katıldığım tek nokta,evet sonucu bu olmamalıydı.
İlkay28 Şubat 2012 Salı Saat 12:25
Hangi kız babası
Böyle bir sürü hikaye var..Ruh ve sinir hastalıkları hastanesinden cezai ehliyetsiz raporu alıp, sonra da gezen kaç psikopat var, gencecik kızlara kıydıktan sonra.. Hangi kız babası, kızına böyle biri musallat olsa, bu devlete, adalete güvenir ki? 400 küsur vekilden, 3-5 tane kız babası yok mu böylesi tipleri gözetim altında tutacak kanun teklifi verecek. ? Yoksa herşeyi devletten beklemesinler mi vatandaşlar? Biliyorsun ki sonu fena, temizle gizlice psikopatı gitsin
Adnan Susoy28 Şubat 2012 Salı Saat 11:03

| 1 |